Endüstriyel manzara fotoğrafçılığının ustası Edward Burtynsky ile yapay zekâ sanatının önde gelen isimlerinden Alkan Avcıoğlu’nun ortak sergisi “Hypertopographics”, New York’taki Heft Gallery’de açıldı. Serginin Kasım rotasında Paris var. Burtynsky’nin Türkiye’deki ilk büyük solo sergisi “Dönüşen Yeryüzü” ise Ağustos 2026’ya kadar İstanbul, Perili Köşk’te. Ayrıntıları, Burtynsky ve Avcıoğlu'ndan dinleyelim...

“Hypertopographics”, (1955-Kanada) Edward Burtynsky ile (1982-İzmir) Alkan Avcıoğlu’nun ortak çalışmasıyla geliştirilen yeni bir görsel kavram ve çalışma. 1970’lerin ikonik “New Topographics” hareketini genişleten ve yeniden yorumlayan bu yaklaşım, günümüzün ezici ölçekteki endüstriyel yapıları, teknolojik karmaşası ve küresel iç içeliğini mercek altına alıyor. Ortaya çıkan eserler, yeryüzüne dair yerleşik algıları sarsan yenilikçi bir görsel dilin ifadesi olarak, sonu gelmeyen bir üretim ve tüketim endüstrisinin biçimlendirdiği çevrelere dair eleştirel bir yaklaşım sunuyor. İnsanlığın gezegen üzerindeki etkisine dair derin bir sorgulama sunan “Hypertopographics”, fotoğraf ve yapay zekânın sınırlarını zorlayan 10 yeni ve büyük ölçekli çalışmadan oluşuyor. Heft Gallery’nin direktörü Adam Berninger’in “Gördüğüm en heyecan verici sergilerden biri” sözleriyle tanıttığı sergi, yapay zekâ sanatının kurumsal düzeyde kabulü için de önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. 5 Ekim’e dek görülebilecek “Hypertopographics”in yolculuğu üç yeni eserle, Kasım’da Paris’te devam edecek.

Meraklısına not: Borusan Contemporary kapsamında, 20 Eylül’de meraklılarıyla buluşan Edward Burtynsky’nin Türkiye’deki ilk büyük solo sergisi “Dönüşen Yeryüzü” ise Ağustos 2026’ya kadar İstanbul, Perili Köşk’te görülebilecek.

“Temkinli bir şekilde umutluyum”
İzninizle sondan başlamak isterim. Ulrich Beck, “Risk Toplumu” adlı kitabında, “Dünya risk toplumu proletaryası, üçüncü dünyanın sanayi merkezlerindeki bacaların altına, rafinerilerin ve kimya fabrikalarının yanına yerleşiyor…” diyor. Edward Burtynsky, kısa vadede endişeli olduğunu, fakat uzun vadede temkinli bir umut taşıdığını ifade ediyor. Görsel kültürün insanları yavaşlatma ve küresel politika ile sivil eylemi kışkırtma potansiyelini vurguluyor.

Alkan Avcıoğlu, serginin arka planında yaşananları ve iş birliğinin nasıl doğduğunu anlatıyor. İlk olarak 2024’te Paris Photo’da tanıştıklarını belirtiyor. Burtynsky ve Avcıoğlu, sanatın günümüzdeki karmaşıklığını ele alarak, izleyicinin konfor alanından çıkmasını ve derinlemesine düşünmesini amaçlıyorlar.

“Hypertopographics”, günümüzün endüstriyel ve ekolojik karmaşasını inceleyerek, hem somut hem de soyut ölçekte insanın doğaya bıraktığı izleri sorguluyor. Burtynsky, eserin çoklu bakış açılarını bir araya getirdiğini, Avcıoğlu ise bu işbirliğinin insanların doğaya etkisini görsel dille ifade etme çabasını yansıttığını söylüyor.

Sergideki eserler, izleyiciyi düşünmeye zorlayarak, alışılmışın dışında bir görsel deneyim sunmayı hedefliyor. Burtynsky, bu eserlerin aynı zamanda harita, metafor ve görsel düşünce deneyleri olduğunu vurguluyor.

Sonuç olarak, “Hypertopographics” sergisi, fotoğraf ile yapay zekâyı harmanlayarak görsel gerçekliği yeniden tanımlıyor ve izleyicilerin sorgulamalarına yol açıyor.