İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki (İBB) "yolsuzluk" iddialarına ilişkin hazırladığı iddianamenin merkezinde, görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Ekrem İmamoğlu bulunuyor. Savcılık, İmamoğlu'nun bir "suç örgütü" kurduğunu ve yönettiğini öne sürüyor. Metinde, "İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" ifadesi kullanılıyor ve iddia edilen bu "yapının" kuruluşu, İmamoğlu'nun Beylikdüzü belediye başkanı olduğu döneme dayandırılıyor. Savcılık, "örgüt lideri" olduğunu savunduğu İmamoğlu'nun, mali nitelikli suçlarla zenginleştiğini ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni (CHP) ele geçirdiğini savunuyor. Mart ayından beri tutuklu olan İmamoğlu ise tüm iddiaları kesin bir şekilde reddediyor. CHP de bu yargılamanın siyasi olduğunu savunuyor.
Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede, İmamoğlu ve yönettiği iddia edilen "örgütle" ilgili temel suçlamaları inceledik. İddianamede "örgütün" temellerinin İmamoğlu'nun 2014 yılında Beylikdüzü belediye başkanı seçilmesinden sonraki dönemde atıldığı öne sürülüyor. Buna göre, İmamoğlu, 2015 yılında ruhsat, imar, iskan gibi işlemlerde "usulsüzlükler yaparak firma sahiplerinden maddi menfaat temin eden bir yapılanma kurdu".
Savcılık, 2015-2019 arasında süreçte "örgütün, rüşvet ve suç gelirlerini aklama suçları başta olmak üzere çeşitli suçlara vücut veren 14 eyleminin tespit edildiğini" belirtiyor. İddianamede, bu eylemlerin tümüne İmamoğlu'nun bizzat iştirak ettiği ve "örgüt yönetici ve üyelerini" yönlendirdiği öne sürülüyor.
Savcılığın iddiasına göre İmamoğlu, "örgütün" eylemleri neticesinde elde ettiği maddi menfaati, 2019 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilebilmek amacıyla kullandı. İddianamede İmamoğlu'nun seçilmesinin ardından "örgütün" faaliyet alanını genişlettiği, suçtan kaynaklanan kazancını artırdığı öne sürülüyor.
Savcılık, "örgütün" elde ettiği maddi kazancı "sistem" kavramıyla açıklıyor. Buna göre "örgütün" aldığı ya da aldırdığı ihalelerden, usule aykırı verilen ruhsat ya da imar izinlerinden gelen paranın yüzde 10 ila 15'lik kısmı "sisteme" aktarılıyordu.
Bu çerçevede, belediyelerden, İBB ve iştiraklerinden, "örgüt lideri" ya da yöneticilerle bağlantılı iş insanlarına ihaleler aldırıldığı iddiası, paravan şirketler üzerinden ihaleler alındığı iddiası, iş insanlarının iskan, imar veya ruhsat başvurularında rüşvet vermek zorunda bırakıldığı iddiası gibi çeşitli suçlamalar yer alıyor. İddianamede, İmamoğlu'nun CHP yönetimine talip olduğu iddiası da bulunuyor.
Savcılığa göre İmamoğlu, 2023'te cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmeyince dönemin CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın bazı isimleri yanına çekip "gizli" toplantılar yaptı. İddianamede İmamoğlu'nun, 2023 yılında, CHP İstanbul İl Kongresi'nde "delegeleri satın alarak" Çelik lehine oy kullanılmasını sağladığı öne sürülüyor.
İmamoğlu'na yöneltilen suçlamalar arasında rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık gibi 142 eylem bulunuyor. İmamoğlu için 2430 yıla kadar hapis cezası isteniyor.





