Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, İspanya, Portekiz, Belçika, İsviçre, Arnavutluk, Sırbistan, Polonya, Bulgaristan, Bosna-Hersek, Letonya, Çekya. Ukrayna zaten. Bir hayalet dolaşıyor...
‘Topal Ördekler’ Çağı…

Şu veya bu nedenle yapılan protestolar/yağmalar, seçimler, siyasi veya ekonomik krizler ya da savaş. ‘Avrupa’nın tamamı’ diyebiliriz, gerçek istikrarsızlık içinde. Sürpriz değil, yeni bir durum da değil. Aylar, yıllar öncesinden yazıldı burada…
Devam da edecek. ‘Artarak’. Avrupa’da seçimlerle başladı, 12 ay devam edecek. Yerleşik düzen değişikliği değil sadece, yenisine direniş de var…
Bugün, dünyada ve Türkiye’de dış politika konularının ilk sırasında ABD ara seçimleri olacak. Bu satırlar kaleme alınırken sonuçların açıklanmasına daha uzun saatler vardı. Ama Trump, Kongre’nin bir kanadını yitirip topal da kalsa, ikisini yitirip kötürüm bile olsa, iki yıl sonra Demokratlar iktidara dönseler de Amerika da bu “hayalet” tarafından avlanacak. Kriz devam edecek. Kurtuluş yok…
ABD’nin Avrupa’yı terk edişi ölümcül bir darbe ama onunla başlamadı. ‘Çıkan kısmın özeti’ni vermiyoruz artık, önümüze bakalım; Ukrayna savaşının vardığı nokta Avrupa’nın sadece askerî yenilgisine değil, gerçek bir kıtasal çöküşe işaret ediyor…
Geçtiğimiz pazar günü “ayarlanmış” bir soru-cevap faslında Kremlin’in Dış Politika Danışmanı Yuri Ushakov’un, “Zelenski ararsa Putin telefonu açar” yanıtı, büyük sonuçlar üretebilecek potansiyel barındırıyor. Finlandiya Cumhurbaşkanı ve Norveç Başbakanı’nın Putin’le yaptığı görüşmenin (27 Ekim) ardından geldi bu cümle. O görüşmede Zelenski ile Putin arasında doğrudan görüşme gündeme getirilmişti…
Avrupa’nın geri kalanı saflarını bozan bu girişime reaksiyon göstermedi. Özellikle çekirdek başkentler Paris ve Berlin. Mütekebbir AB eliti ve bürokrasisi ise içine kapandı. Sessizliği manidar bulmak hak; yukarıdaki Avrupa tablosu onların kibrini nasır kazır gibi rendeliyor…
Bu aşamadan sonra konu artık Ukrayna değil; küresel bir hayalet olduğunu anlamamız gerekiyor; ‘Nükleer silah kullanılacak’ söylencesi neden? ABD ile 17 Avrupa ülkesinin vatandaşlarını, ‘üç gün yetecek yiyecek stoklayın, nakit, pil, el feneri, mum, ekmek vs bulundurun’ ikazı ne için? ‘Kıyamet uyarıları’nın Newsweek gibi dergilerin kapağına çekilmesi neden? ‘Bizim bilmediğimiz neyi biliyorlar’ diye afallamayın; ‘Global kriz’dir korku. Bunu tetikleyecek, mesela tedarik zincirini koparacak orta boy bir atak dahi yeterli olabilir. Çünkü dünya o kıvama geldi…
Örüntüleri döşeyerek yol yapalım; Avrupa bu kadar tuz-buz haldeyken şimdi yeni ayrışma daha var. Daha doğrusu şaşkınlık; ‘Kiev’in arkasındayız’ efeliklerini bırakmıyorlar ama Rusya ile ilişkilerini nasıl ele alacakları konusunda anlaşmazlıklar somutlaştı, süngüler düşmeye başladı…
Trump yönetiminin Putin’le işleri toparlama girişimleri, hatta Avrupa-Rusya arasında yeni ilişki kurma politikaları, kopmuş enerji hatlarını onarma, bozulmamış olanları aktif hale getirme girişimleri, Rusya’nın Amerikan enerji şirketlerine kapı açması, dizel anlaşması, İran dosyasına el vermeye başlaması, Beyaz Saray’ın Rusya’ya kimi yaptırımları kaldırması, Avrupa’yı iyice kapının önüne koyduklarını gösteriyor…
Ve Avrupa çürümüşlüğü ne halde biliyor musunuz; kıta üzerlerine göçerken, “önümüzde seçimler var, kaybedersek görev süresi o hükümetlerin döneminde sona erecek AB yüksek makamlarını onlar atar, şimdiden ayrılsınlar, yenilerini atayalım, bizim adamlar görevde kalsın” diyorlar. Malûm, “çürümüş toplumların yalnız midesi çalışır”…
Devam…
Avrupa’nın savaşa dair anlatısı çöküyor. Çıkış planları da yok. ‘Masada olsak yeter’e kadar düşmüş durumdalar. Oysa, Rusya-ABD-Ukrayna artık başka masada. ‘Sığışmak’ için Ruslar’a bakıyorlar. Hatta Türkiye o masaya ara-sıra gelip oturuyor. Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bir haftada ikinci kez araması o. Zelenski’nin Türkiye ziyareti ve Putin’in, “Türkiye’de oturur konuşuruz” mealindeki konuşması hep bu organize dış işlere dahildir. 23 Ekim’deki “R4 (Türkiye, Mısır, S.Arabistan, Pakistan)-E4 (Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya)” toplantısını unutmayalım hemen; Türkiye “acıdı” da yer açtı onlara. Körfez, Kızıldeniz, Karadeniz’i aynı motifle işleyip, irtibatlı hale getirip, önlerine koydu. “Hayalet avcılığı’ böyle yapılır, siz bilirsiniz ama Ankara’ya daha çok gelirsiniz” dedi. Artık anladıkları kadar…
Şubat’ta 5’inci yılı bitecek savaşın ve ilk yılında bile, “eğer kaybederlerse AB, NATO, ABD-Avrupa ilişkileri, İngiltere ne olacak, bu işin altından nasıl kalkacaklar” diyorduk. Galiba o an-1,5 yıl tahmin edebiliriz-yaklaşıyor…
Şu an ABD seçim sonuçlarına bakıyorlar. Burada çok dertleştik; 2 yıllık Trump iktidarında tavırlarını bu hesaba yatırım yaparak, ‘kaybedeceğine’ oynayarak belirlemişlerdi. Trump yaralanırsa elleri rahatlayacak, 2028’de yeni başkan kendilerini kurtaracak sanıyorlar…
Canlı anlatımı Ukrayna’dan hareketle yaptık. ABD ara seçimlerinden yürüsek de kimsenin şüphesi olmasın aynı noktaya varırdık. Ya da Hindistan’da gittikçe büyüyen gösterileri/olayları zemin alsaydık da, İran savaşının olası yeni turuna yaslanarak da okusak adres değişmezdi. Bu ‘kusursuz fırtına’dır. Kimsenin elinde tam takım, yeni düzene uygun, stratejik bir avadanlık yok. Bir ihtimal, sonucu değiştirmese de adresi değiştirebilecek, 2026’yı farklı gözle kapatıp, 27 panoramasını genişletebilecek APEC toplantısı sürpriz çıkarabilir. İki hafta sonra Çin’de Jinping-Putin-Trump süper zirvesi eğer gerçekleşirse “o hayalet” de masaya oturacak. İki ayağı sağlam tek liderle birlikte…



