Üniversiteli iki genç kızımız Nehir ve Nevin, geleceklerinden kaygı duydukları, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i görevinden ayrılmaya çağırdıkları için tutuklandılar. Bakanın ziyaret edeceği Kadıköy Anadolu Lisesi parmaklıklarına astıkları pankartta, “Bize gelecek yoksa, sana huzur yok. Yusuf Tekin istifa” diye yazdılar.
‘Tutsaklık Bedava, Özgürlük Kelle Fiyatına’ - Mustafa Gazalcı

Vay sen misin düşüncesini açıklayan, görevden ayrılmaya çağıran! Önce gece yarısı gözaltı, sonra da tutuklama geldi. Şaka gibi ama gerçek. Tutuklama kararında, “Sana huzur yok” ifadesinin tehdit ve gözdağı niteliğinde olduğu savunulmuş.
Fransa’da, Avrupa’da öğrenciler, gelecek kaygıları için ayaktayken, hükümetlerle görüşüp, Sırbistan’daki gibi sandıkta iktidarı değiştirirlerken ülkemizde pankartla barışçıl bir biçimde düşüncelerini açıkladı diye iki üniversiteli, TİP üyesi gencin başlarına gelenler kabul edilemez.
Orhan Veli’nin “Bedava” şiirindeki söyledikleri günümüz Türkiye’sinde gerçek oldu: “Kelle fiyatına hürriyet/Esirlik bedava.”
Şiirde söylenenlerden daha fazlasını yaşıyoruz. Havanın, bulutun, yağmurun, çamurun, otomobillerin dışının bedava olduğuna işaret eden şair, “Peynir ekmek değil ama/ Acı su bedava” demişti. Ancak günümüzde su da paralı, göçükte, selde, madende her türlü ölüm ise bedava.
KIZIYLA GURUR DUYAN BİR ANNE
Tutuklanan Nehir Dizdar Galatasaray Üniversitesi’nde, Nevin Tekin İstanbul Üniversitesi’nde okuyor. Belli ki iki genç de iyi, özgür bir eğitimden geçmişler. Ancak birçok genç gibi haklı olarak geleceklerinden kaygı duyuyorlar.
Anayasal haklarına dayanarak düşüncelerini açıklayınca da birden kendilerini demir parmaklar arkasında buluyorlar. Düzeni eleştirmeyin, gerçeği konuşmayın, yazmayın, “kral çıplak demeyin” demeye getiriyorlar.
Nehir’in annesi Zübeyde Dizdar, yazının asıldığı Kadıköy Anadolu Lisesi’nden geçen yıl emekli olmuş bir öğretmen. Kızının ve arkadaşının gece yarısı gözaltına alınıp sonra tutuklanmasına isyan ediyor: “İkişer, üçer arabayla gece bir buçukta 6-7 polis geldi. Fon vurgunuyla parayı cebimizden alanların evi böyle basıldı mı bilmiyorum.
Kızıma hiç kızamıyorum. Doğrusunu yaptı. Üniversite mezunları marketlerde çalışıyor. Kendi geleceğinden şüphe duyan, geleceğine güvenmeyen gençler huzursuz. Kızım da bakanın huzursuz olması gerektiğini hatırlattı. Anayasal hakkını kullanarak protesto etti. Ben kızımla gurur duyuyorum. Sorumlu, bilinçli, vicdanlı ve yürekli bir insan yetiştirmişim.”
20 yaşlarındaki Nevin ve Nehir’in astıkları masum bir pankarttan dolayı tutuklandığını görünce benzer pankartlar başta Galatasaray, İstanbul ODTÜ, İTÜ olmak üzere birçok üniversitede de asıldı. Kamuoyundan, basın meslek örgütlerinden ve eğitim sendikalarından yükselen tepkilerin ardından iki öğrenci önceki gün tahliye edildi.
BAKAN İSTİFA ETMELİ
Atatürk karşıtlarıyla fotoğraf çektiren, “Kurtuluş Savaşı” için örtülü olarak “Neyden kurtulduk” diye kafa karıştıran Yusuf Tekin, iki üniversiteli gencin düşüncesini açıklamasına, görevden ayrıl çağrısına dayanamıyor.
Son günlerin en çok konuşulan konusu, büyük skandal, fon vurgununun maliyetinin 114 milyar dolar olduğu söyleniyor. Bu büyük bunalımın ülkemizi, geleceğimizi olumsuz etkilediği ortada. İktidar bunun konuşulmasını önlemek için gazetecileri, seçilmiş belediye başkanlarını, özgürce düşüncesini söyleyen öğrencileri hapse atıyor. Ondan sonra da büyük bir pişkinlikle ülkede demokrasi, özgürlük olduğunu söylüyor!
Bugüne kadar pek çok öğrencinin sağlığını ve yaşamını yitirmesine neden olan MESEM, laik eğitime aykırı ÇEDES gibi uygulamaları savunan ve Türkiye Yüzyılı Maarif Programı’yla Cumhuriyetin laik, bilimsel eğitim düzenini bozan Yusuf Tekin görevden ayrılmalı ya da alınmalıdır.
MUSTAFA GAZALCI
16 VE 22. DÖNEM DENİZLİ MV., EĞİTİMCİ



