Posta
Haber akışına dön

19 Yaşındaki Can Akaş'ı Hayattan Koparan Katil Buhar! Akciğeri Dakikalar İçinde Kendine Düşman Ediyor

19 Yaşındaki Can Akaş'ı Hayattan Koparan Katil Buhar! Akciğeri Dakikalar İçinde Kendine Düşman Ediyor

1

Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş’ın 19 yaşındaki oğlu Can’ın ani vefatıyla sarsılan Türkiye, rengarenk ambalajların arkasındaki devasa tehlikeyi konuşuyor. Geleneksel sigaraya göre "masum" veya "zararsız" sanılan elektronik sigara ve puff cihazlarının, ilk nefesten itibaren hücreleri nasıl yok ettiğini, EVALI tablosunun dakikalar içinde nasıl ölümcül bir solunum yetmezliğine (ARDS) dönüştüğünü Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu anlattı. İşte gençleri hedef alan o kimyasal kabusun anatomisi.

2

Beyza ERDOĞ[email protected]

Türkiye yayıncılık dünyasının tanınan isimlerinden, Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş’ın 19 yaşındaki oğlu Can Akaş’ın ani vefatı, edebiyat ve kültür-sanat camiasında derin bir üzüntü yarattı. Can’ın, tam da geleceğe dair hayallerini kurduğu bir dönemde geçirdiği kalp yetmezliği sonucu yaşamını yitirmesi, elektronik sigara tehlikesini bir kez daha ve çok acı bir şekilde gündeme taşıdı.

Kendi sağlık mücadelesini sürdürürken evlat acısıyla sarsılan baba Cem Akaş, yaşadığı büyük yıkımın ardından sessiz kalmamayı seçti. Sosyal medya ve kamuoyu aracılığıyla yaptığı içten paylaşımda, bu masum görünümlü "sıvı sigara" ve "puff" adı verilen cihazların arkasındaki gizli tehlikeye dikkat çekti.

3

Akaş’ın “Can potansiyeli olan, yetenekli bir gençti. Ben elektronik sigara ya da sıvı sigara denen mereti daha ciddiye almış olsaydım şu anda hayattaydı... Bu masum görünümlü sigaranın akciğerde yarattığı tahribatı ebeveynler de gençler de yeterince bilmiyor. Ben 5 yıllık bir kanser tedavisinin sonundayım, bundan sonra ne kadar zamanım olur herhangi bir şey yapmaya bilmiyorum ama olan zamanımda bu konudaki farkındalığı artırmak için Esra’yla birlikte elimizden geleni yapacağız.” sözleri, yalnızca acılı bir babanın feryadı değil; aynı zamanda binlerce genci ve ebeveyni bekleyen görünmez tehdide karşı yakılmış bir ikaz meşalesi oldu.

4

Toplumda geleneksel tütüne kıyasla zararsız veya "hafif" bir alternatifmiş gibi algılatılmaya çalışılan elektronik sigaralar ile kullan-at "puff" cihazları, aslında içerdiği 100’den fazla zehirli kimyasal ve ağır metalle doğrudan akciğer dokusunu ve kalp sağlığını hedef alıyor. Yasal düzenlemelere ve satış kısıtlamalarına rağmen, internet siteleri ve merdiven altı kanallar üzerinden tek bir tıkla çocukların dahi kolayca erişebildiği bu ürünler, kullanım yaşını 12'ye kadar düşürmüş durumda.

Meyve kokuları ve dikkat çekici tasarımlarıyla ailelerden ve öğretmenlerden gizlenmesi son derece kolay olan bu "tatlandırılmış zehirler", kalpte ritim bozukluğundan akciğerde geri dönülmez tahribata kadar birçok hayati riski beraberinde getiriyor.

5

'UZUN DÖNEM ETKİLERİ HAKKINDA CİDDİ KORKULARIMIZ VAR'

Özellikle gençlerin ceplerinden ayırmadığı aromalı puff cihazları, kullanıcıya zarsız bir keyif gibi sunulsa da arka planda tam anlamıyla kontrolsüz bir kimyasal kokteyl barındırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, kamuoyundaki en büyük yanılgıya şöyle dikkat çekiyor:

"Bu likit elektronik sigaraların aslında zararsız olduğu söyleniyor, halk arasında maalesef çok yaygın bir kullanım var. Aynı zamanda güzel kokuların olması, yani güzel kokulu esansların kullanılması veya ortama sigara gibi herhangi bir duman bırakmıyor gibi bir algının bulunması nedeniyle maalesef kısıtlamalar olsa bile kapalı alanlarda da içimini yaygın bir şekilde görüyoruz."

Cihazların içindeki sıvılar sanılanın aksine sadece tütün türevi maddelerden ibaret değil. Sıradan koşullarda zararsız görünen maddeler dahi yüksek ısıya maruz kaldığında birer biyolojik silaha dönüşebiliyor.

Akkoyunlu, "Uzun dönem etkileri konusunda hala çok ciddi korkularımız var. Ve henüz bununla ilgili yeterli çalışma yoktur diyebiliriz" diyor.

6

İLK NEFESTE 'PİROLİZ' DEHŞETİ

Cihazın içindeki likitin rezistans telleriyle ısıtılması sürecine tıpta 'piroliz' adı veriliyor. Bu ısıtma işlemi, oda sıcaklığında zararsız sanılan kimyasalları son derece agresif toksinler haline getiriyor. Üstelik cihazın mekanik yapısından kopan ağır metaller doğrudan akciğer dokusunun derinliklerine nüfuz ediyor.

Prof. Dr. Akkoyunlu, ilk solukta başlayan ve hücre yapısını bozan süreci şu sözlerle aktarıyor:

"Bu tür sigaralar özellikle kamuoyunda, zararsız hatta bazıları sigara bıraktırma açısından faydalı önerilen şeyler gibi düşünülüyor. Fakat her firma, içinde farklı kimyasallar bulunan, farklı renkler bulunan, farklı aromalar bulunan, koku ve tat bırakan kimyasalları bir araya getirerek üretiyor. İçerisinde maalesef neyin olduğu ve bunların ısıl işlemle beraber neye dönüştüğünü çok fazla bilemiyoruz. Neler var? Bu ısı işlemi piroliz diyoruz ve likit içindeki kimyasalları çok daha aktif, çok daha reaktif ve toksik bir hale getirerek akciğere alınmasını sağlıyor.

7

İlk nefesten itibaren şunu biliyoruz ki hepsinin ortak özelliği oksidatif stres ve serbest radikalleri açığa çıkartmak. Bunlar sigarada da var ama burada biraz daha fazla, biraz daha konsantre bir şekilde görülüyor. Bunlar akut hasarı, akut EVALI tablosunu ortaya çıkartan ana etken diyebiliriz. Bununla beraber ilerleyen süreç içerisinde kansere kadar giden birçok hasarın, KOAH'a kadar giden birçok hasarın oluşmasına neden oluyor. Bunlar ilk etapta hücre zararını bozup hücreyi parçalayabiliyor veya mitokondriyi etkileyip yani o hücrenin ana enerji mekanizmasını etkileyip, hücrenin yavaş ve zaman içerisinde ölümüne neden oluyorlar."

8

'AKCİĞERDEKİ HASARIN BAŞ AKTÖRLERİNDEN'

Metallerin ısınması ve aromaların kimyasal form form değiştirmesi, geni oluşturan DNA sarmallarında kırılmalara yol açıyor. Yapılan araştırmalar, ürünün içerisine eklenen ve pazarlama sırasında "faydalı" diyerek öne sürülen E vitamininin bile akciğerde yakıcı bir role büründüğünü doğruluyor.

Muhammed Emin Akkoyunlu, bu kırılımların sonucunda ortaya çıkan kritik tabloya "İçerdikleri ağır metaller ısıtıcılarla beraber akciğere alınıyor. İçerisinde ağır metal bulunmasa bile bu ısıtıcı dirençlerinde bulunan nikel, krom, kurşun gibi maddeler, zaman içerisinde akciğere parça parça halinde gidiyor ve bunlar da ciddi şekilde DNA sarmalında kırılmalara neden oluyor. Hücresel mutasyon ve maalesef kanser zeminini oluşturuyor" açıklamasını getirip sözlerini sürdürüyor:

"Yine bu tatlandırıcılar, koku vericiler, normal oda sıcaklığında çalışmalar yapılarak hazırlanan, normal oda sıcaklığında bulunması uygun olan kimyasallarken bunlar ısıtıldığı zaman akciğerlere zarar verecek, hücre protein sentezini bozacak yani hücrelerin yapısını bozacak bir kanserojene ve akut hasar veren bir maddeye dönüşüyorlar.

9

Burada şunu da söylemek lazım. Mesela, bu tür şeylerde masumlaştırma adına E vitamini de bulunduğu söyleniyor. Ki Evalı vakalarında E vitaminin bile, yani o normalde düzgün bir şekilde kullanıldığı zaman fayda verecek olan bir vitaminin bile akciğerde hasarın baş aktörlerinden bir tanesi olduğunu söyleyebiliriz. Bu gerçekten bu tür kimyasalların hiç de masum olmadığını gösteren en önemli tablolardan bir tanesi."

10

AKCİĞERLERİ KENDİNE DÜŞMAN EDİYOR! EVALI TEHDİDİ

Tıp dünyasını alarma geçiren en büyük tehlike ise uzun vadeli kanser riskinden bile önce ortaya çıkabilen EVALI (Elektronik Sigara Kullanımına Bağlı Akut Akciğer Hasarı). Vücudun savunma mekanizması, solunan bu ağır kimyasal partikülleri temizlemek isterken aşırı reaksiyon gösteriyor ve akciğeri kendi eliyle tahrip ediyor.

Akkoyunlu, ölüm oranlarının yüksekliğine ve hastalığın mekanizmasına şu ifadelerle açıklık getiriyor:

"Kısa dönemde ise EVALI dediğimiz elektronik sigara kullanımına bağlı akut akciğer hasarını maalesef sık görmeye başladık. Bu, çekilen nefesle beraber, içinde bulunan zararlı partiküllerin akciğere gitmesi ve buna bağlı olarak da akciğerde otoimmün bir hastalığın, yani savunma sisteminin aşırı agresyona bağlı, aşırı çalışmasına bağlı akciğerde hasar oluşmasını gösteren bir tablo. Bu çok hafif düzeyde olabilir, semptom vermeyebilir ve çok ağır dediğimiz ARDS (Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu) tablosuna götürüp maalesef ölümlere kadar gidebilmekte. Ki bununla ilgili yakın zamanda zaten kamuoyunda çok fazla bir duyarlılık oluşmaya başladı."

Maalesef EVALI vakalarının, yüzde 3 ila 4'ünde ölüm oranı görülüyor. Her ne kadar basit de olsa bazen hızlı bir şekilde ilerleyerek ölüm tablosuna kadar neden olabiliyor."

11

DAKİKALARLA YARIŞ: 'BASİT BİR ÖKSÜRÜK' DEYİP GEÇMEYİN!

EVALI ve buna bağlı gelişen akut solunum yetmezliği (ARDS) haftalarca beklemiyor; yalnızca günler, hatta saatler içinde hastayı kritik eşiğe getirebiliyor. Bu nedenle ailelerin ve gençlerin vücuttaki ilk uyarı sinyallerini doğru okuması hayati önem taşıyor.

Basit bir gribal enfeksiyonla karıştırılabilecek ama hemen müdahale gerektiren sinsi semptomlar hakkında uzman isim şu uyarılarda bulunuyor:

"Bu sigaraların kullanımıyla beraber boğazda hafif bir tahriş, bazen hafif bir öksürük, alerjik reaksiyonlar gibi geniz akıntısı, burun akıntısı gibi durumlar söz konusu olabiliyor. Bunlar en hafif ve en erken bulgulardır. Eğer bu bulgular devam ediyorsa, öksürük ekleniyorsa, göğüste sıkışma, hırıltı, nefes darlığı gibi semptomlar ekleniyorsa, kesinlikle doktora başvurmak gerekir. Çünkü bu biraz evvel bahsettiğimiz ARDS tablosuna ilerleyen bir EVALI durumu söz konusu olduğunu söyleyen ilk bulgulardır bize.

Bu bulgular için en sıkıntılı şeylerden bir tanesi çok hızlı gelişirler. Bir hafta içerisinde hastanın ölümü ile sonuçlanacak olan ARDS tablosu ortaya çıkabilir. O nedenle eğer basit boğaz ağrısı, hapşırık gibi semptomların yanında nefes darlığı, öksürük gibi, balgam gibi semptomlar eklenmişse, göğüste sıkışma hissi eklenmişse kesinlikle zaman kaybetmemek lazım. Kaybedilen zaman, hastanın hayatında geri dönüşümü olmayan kayıplara neden olabilir. Burada saatlerin çok fazla önemi var. Bunu da ifade etmek gerekiyor."

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
posta.com.tr