400 yıllık kişisel gelişim kitabından beş tavsiye

Oxford Üniversitesi'nde akademisyen Robet Burton'ın 1621 tarihli Melankolinin Anatomisi adlı kitabı günümüze de ışık tutabilecek tavsiyeler içeriyor.

Kişisel gelişim kitapları konusunda en yeni olanların en iyisi olduğunu düşünebilirsiniz. Sonuçta hepimiz kendimizi geliştirmek için son araçlar ve teorilerden yararlanmak istemiyor muyuz? İngiliz yazar ve Oxford Üniversitesi'nde akademisyen Robet Burton'ın 1621 tarihli Melankolinin Anatomisi isimli kitabının okurları buna katılmayabilir. Son moda sözcükleri ya da sloganları kullanmıyor olsa da insanın evrensel durumunu anlamaya dönük bu öncü girişim günümüz için bile ileri görüşlü sayılıyor.

Peki, Burton'ın çığır açan çalışmalarının ne kadarı, günümüz depresyon ve duygudurum bozuklukları anlayışıyla örtüşüyor? Bu soruyu yanıtlamak için Burton'ın beş teorisine ve olaylarla başa çıkma mekanizmalarına göz atıyoruz.

1. Mutluluğun sırrı: Ruh sağlığı ve ilişkiler

Burton, melankolinin "kalıtsal bir hastalık" olduğu teorisini ortaya attı. Günümüzde depresyonun hem genetik hem de çevresel nedenlerle ortaya çıktığı düşünülüyor.

2. Soğuk su banyosu

Burton, açık havada "akarsulara ve soğuk suya" girmeyi öneriyordu. Portsmouth Üniversitesi'nden Dr. Mike Tipton, bu fikri destekleyerek soğuk suya alışmanın, depresyon gibi durumların altında yatan diğer streslere karşı oluşan zararlı tepkileri azaltabileceğini belirtiyor.

3. Doğada vakit geçirmek

Burton için doğa, melankoli semptomlarını hafifletmede kilit öneme sahipti. Bitkilerin melankoli, anksiyete ve depresyon tedavisinde tarih boyunca kullanıldığına inanılıyor.

4. Yükü paylaşmak

Burton, "Rahatlamanın en iyi yolu, sıkıntımızı kendi içimizde bastırmak değil bir arkadaşımıza aktarmaktır" demişti. Sosyalleşmek, depresyon yaşayanlar için faydalı olabilir.

5. İş - özel yaşam dengesi

Burton, "aşırı çalışma" yerine "öğrenme sevgisi" terimini kullanmayı tercih etmişti. Denge, zihinsel sağlık için büyük önem taşıyor.

Burton, 400 yıl önce yazmış olsa da melankolinin nedenleri, belirtileri ve tedavileri üzerine teorilerinin güncelliğini koruduğunu göstermektedir. Eğer öz farkındalık, yüzme, doğa, topluluk ve okuma onlar için işe yarıyorsa, neden bize de yaramasın?