Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, küresel motorin piyasasındaki arz sıkışıklığının 2027'nin ilerleyen dönemlerine kadar devam etmesini ve fiyatların yüksek seviyelerde kalmasını beklediklerini açıkladı. Avrupa'da artan akaryakıt maliyetleri şirketleri ve hane halklarını zorlarken AB, rafinerilerde üretimi artırmak ve yakıt tedarikini güvence altına almak için harekete geçti.
AB'de Enerji Krizi Endişesi: Motorinde Yüksek Fiyat Dönemi 2027'ye Uzayabilir

Jorgensen, AB rafineri temsilcileriyle Brüksel'de gerçekleştirdiği toplantının ardından yaptığı açıklamada, jeopolitik gelişmelerin Avrupa'yı yeniden enerji krizi riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlangıcındaki döneme benzer şekilde ham petrol ve petrol ürünlerinin fiyatlarının dünya genelinde yükseldiğini belirten Jorgensen, artan akaryakıt faturalarının ekonomik baskıyı artırdığına dikkat çekti.
Motorin fiyatlarında yüksek seyir devam edebilir
Küresel dizel piyasasındaki arz sıkışıklığının uzun süre devam edebileceğini belirten Jorgensen, şu değerlendirmede bulundu:"Küresel dizel piyasasındaki arz sıkışıklığının 2027'nin ilerleyen dönemlerine kadar sürmesini bekliyoruz. Bu da fiyatların yüksek kalmasına yol açacak."
Jorgensen, motorin ve jet yakıtının ulaşım, ekonomi ve savunma açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak Avrupa'nın vatandaşları, işletmeleri ve savunma ihtiyaçları için güvenilir ve uygun fiyatlı yakıt tedarikini sağlaması gerektiğini ifade etti.
Avrupa'daki rafinerilerin dörtte biri kapandı
AB Komisyonunun Avrupa'daki rafinerilerle üretim kapasitesini artırmak amacıyla diyalog başlattığını belirten Jorgensen, son 20 yılda Birlik genelindeki rafinerilerin yaklaşık dörtte birinin kapandığını söyledi. Bu süreçte AB'nin rafinaj kapasitesinin de yaklaşık yüzde 10 azaldığını aktardı.
Avrupa'da enerji sektöründen yatırımların çekilmesinin hızlandığına işaret eden Jorgensen, mevcut durumun önemli bir uyarı niteliği taşıdığını belirtti.
Jorgensen, Avrupa'nın bugün ve gelecekte yeterli, esnek ve güvenilir rafinaj kapasitesine sahip olması gerektiğini vurgulayarak enerji bağımlılığının yalnızca ekonomik rekabet gücüyle değil, güvenlikle de ilgili olduğunu kaydetti.
Rafinerilerde üretimin artırılması hedefleniyor
AB'nin rafineri temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde üretim kapasitesinin artırılması ve yakıt tedarikinin güçlendirilmesi konuları ele alındı. Jorgensen, görüşmelerin teknik düzeyde devam edeceğini ve ilerlemeyi değerlendirmek üzere gelecek yılın başında yeniden bir araya geleceklerini bildirdi.
Akaryakıt fiyatlarının düşürülmesinin vatandaşlar ve şirketler üzerindeki baskıyı hafifletmek açısından önem taşıdığını belirten Jorgensen, Avrupa'nın enerji güvenliği için rafinaj sektörünün uzun vadeli geleceğinin de güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
Biyoyakıt ve e-yakıt üretimi öne çıkıyor
Jorgensen, rafinerilerin ve sektöre yeni giren şirketlerin biyoyakıt ve e-yakıt üretimine daha fazla yönelmesi gerektiğini söyledi. Yenilenebilir sıvı yakıt üretiminin, Avrupa'nın rafinaj kapasitesindeki düşüşün bir bölümünü şimdiden telafi ettiğini belirten Jorgensen, bu üretimin gelecek yıllarda yakıt ithalatından kaynaklanan riskleri azaltabileceğini kaydetti.
AB'nin iklim hedefleriyle uyumlu bir yol haritası hazırlamayı planladığını aktaran Jorgensen, Birliğin uzun vadeli hedefinin fosil yakıtlardan uzaklaşmak ve 2050 yılına kadar karbon nötr olmak olduğunu hatırlattı.
Bununla birlikte, içten yanmalı motorlu araçların kullanımının ve konutlarda doğal gaz ile petrol tüketiminin sürdüğüne dikkat çeken Jorgensen, enerji dönüşümü devam ederken kısa vadede rafinerilerin desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Yakıt arzında sorun beklenmiyor ancak fiyatlar endişe yaratıyor
Jorgensen, mevcut durumda Avrupa'da yakıt arz güvenliği açısından bir sorun beklemediklerini ancak yakıtın piyasada bulunmasının herkesin onu satın alabileceği anlamına gelmediğini vurguladı.
Yakıt ve ısınma maliyetlerini karşılamakta zorlanan vatandaşlarla işletmelerin durumuna dikkat çeken Jorgensen, "Satın almaya güçleri yetmiyorsa yakıtın piyasada mevcut olması onlar için bir fark yaratmıyor." dedi.
Bazı teknik gerekliliklerin geçici ve hedefli biçimde esnetilmesinin değerlendirilebileceğini belirten Jorgensen, bu tür adımların etkilerinin dikkatle incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Enerji verimliliğinin artırılması ve fosil yakıtlardan elektriğe geçişin hızlandırılmasının talebi azaltmada etkili olduğunu kaydeden Jorgensen, Avrupa'nın kısa vadeli maliyet baskısını hafifletirken uzun vadeli enerji dönüşümünü de sürdürmeye çalışacağını bildirdi.



