10 yıl boyunca dünyanın dört bir yanında aranan Usame Bin Ladin’in, tüm operasyonlara rağmen sadece 1 kilometre ötede saklandığı belirlendi. Bin Ladin’in son sığınağı o kadar korunaklıydı ki, eve çocukların bile girmesine izin verilmiyordu.
El Kaide’nin lideri ve 11 Eylül saldırılarının planlayıcısı olan Bin Ladin, ABD’nin başlattığı geniş kapsamlı arama operasyonlarının ardından yıllarca saklı bir yaşam sürdü. Yaklaşık bir on yıl süren istihbarat takibi sonunda yerinin belirlenmesiyle, 1 Mayıs’ı 2 Mayıs’a bağlayan gece gerçekleştirilen operasyonla 2011 yılında öldürüldü. Peki, dünyada en çok aranan terörist, 11 Eylül’den sonra Pakistan’da tam 10 yıl boyunca nasıl hiç dikkat çekmeden kalabildi?
Amerikan istihbaratı, 11 Eylül 2001’de New York ve Washington DC’yi hedef alan saldırıların ardından Bin Ladin’i bulmak için uzun soluklu bir çalışma yürüttü. Bu süreç yaklaşık 10 yıl sürdü. ABD Deniz Kuvvetleri’nin özel birlikleri, “Neptün’ün Mızrağı Operasyonu”nu tamamladıklarında, ertesi gün tüm dünyanın şaşkına döndüğü bir gerçek ortaya çıktı: Bin Ladin, sanıldığı gibi ıssız bir bölgede değil; Pakistan’ın yaklaşık 300 bin nüfuslu Abbottabad kentinde, eşleri, çocukları ve birkaç destekçisiyle birlikte yaşamıştı. Üstelik kaldığı ev, Pakistan ordusuna ait bir akademiye sadece 1 kilometre uzaklıktaydı.
Bin Ladin’in öldürüldüğü evin üzerinde bulunduğu arsa 2004 yılında kendisinin de çok güvendiği ve ‘sırdaş’ olarak gördüğü İbrahim Said Ahmed tarafından satın alındı. Abbottabad şehir merkezinin kuzeydoğusundaki bataklık bir alanda bulunan arsa için yaklaşık 48 bin dolar ödendi. Said Ahmed, arsa sahiplerine kendisini Muhammed Arşad olarak tanıttı ve araziyi kan davasından kaçan bir amcası için satın aldığını söyledi.
İnşaatın tamamlanmasının ardından Bin Ladin’in kuryesi olan İbrahim Said Ahmed ve ailesi Abbottabad’da yapılan eve yerleşti. Bin Ladin, El Kaide’nin önde gelen isimleri ve ailesiyle birlikte bu evde yaşamaya başladı. 2005 yılının sonlarında, Bin Ladin ve en az üç eşi ile birkaç küçük çocuğu eve yerleşmişti. Büyük çocukları ise zaman zaman eve gelip gidiyordu.
Abbottabad'da inşa edilen ev, dış dünyayla teması en aza indirgemek için olabildiğince kendi kendine yeten ve bağımsız olacak şekilde tasarlanmıştı. Yerleşkede telefon veya internet hizmeti yoktu çünkü izlenmesi çok kolaydı. İletişim, Bin Ladin’in kuryeleri üzerinden sağlanıyordu. Evdeki çöpler dışarı atılmak yerine yakılıyordu. Bin Ladin'in oğlu Halid, evdeki bakım gerektiren işlerin çoğunu yapıyordu. Geniş bir bahçeye sahip olan evde tavuk, koyun, inek beslemek ve sebze yetiştirecek alanlar da bulunuyordu.
Ev içinde de ayrı olarak güvenlik önlemleri vardı. Bin Ladin, kendisiyle aynı evde yaşayan kuryelerinden de ayrı yaşıyor, ailesinin bulunduğu alan diğer ailelerin alanlarıyla demir kapılarla ayrılıyordu. Sadece iki kurye düzenli olarak yerleşkeden ayrılıyordu. Yerleşkeye çocukların girmesi bile yasaktı. Bir çocuk yanlışlıkla topunu duvarların üzerinden bahçenin içine attığında, topu çocuğa geri vermek yerine yeni bir top alması için para veriliyordu.
2011 yılında 1 Mayıs’ı 2 Mayıs’a bağlayan gece, ABD donanmasına bağlı özel birlikler Bin Ladin’in kaldığı eve baskın düzenledi. Yapılan operasyonun ardından dönemin ABD Başkanı Obama, Usama Bin Ladin’in öldürüldüğünü açıkladı.




