Hürriyet
Haber akışına dön

Açmadım Telefonu

Açmadım Telefonu

Dün saat 11.00 civarı.

Güneşin sofrasında, dostların arasındayım.

Telefonum acı acı çaldı.

Arayan: Mustafa Sarıgül.

Çaldı, çaldı, çaldı.

Açmadım.

Aslında iletişimi kesmem, yüzleşmekten kaçınmam, söz hakkı vermekten gocunmam.

Ama Sarıgül arayınca...

İletişim kurmak çok ağır bir yük gibi geldi bana.

Yüzleşmek, laf yarıştırmak falan bir anda feci derecede bunalttı beni.

“Söz hakkı”na gelince...

Sarıgül’ün böyle bir ihtiyacı olmadığının farkındaydım, çünkü maşallah sözünü her yere herkes aracılığıyla ulaştırabiliyor.

Sadece şu kadarını söyleyeyim:

Herhangi bir Sarıgül mağduru arasaydı...

Daha ilk çalışta küt diye açardım valla.

GİTGİDE DAHA AZ TAHAMMÜL EDİYORUM

  • Malumatfuruşluğa.
  • Amatör siyaset analizlerine.
  • Esprisiz birinin sürekli espri kasmasına.
  • Sürekli anı ya da fıkra anlatımına maruz kalmaya.
  • Duygulara aşırı yüklenen filmlere.
  • “ABD, İran’a ne zaman saldıracak” diye fal bakmaya.
  • Hüseyin Çelik’in Abdülhamid’e atıp tutmasına.

Gitgide daha az tahammül ediyorum.

VEFAT YILDÖNÜMLERİNDE KİŞİSEL ANILARIM

  • MESUT YILMAZ: Çok bir muhabbetim olmadı Mesut Bey’le. Üç ya da dört kez görüşmüşüzdür. En son görüşmemizde tavla oynadık. Ben kazandım. Belli etmedi ama bayağı bozuldu kazanmama. Rahmet istedi demek ki.
  • ERDAL İNÖNÜ: TÜYAP Kitap Fuarı’na gitmiştim. Baktım, Erdal İnönü kitaplarını imzalıyor. “Anılar ve Düşünceler” isimli kitabı yeni çıkmıştı. Hemen aldım kitabı ve imzalattım. Mesafeli bir sevecenlikle yaklaşmıştı bana. Hayırla yâd ediyorum.

POLONYA’DA DARBE GİRİŞİMİ

  • E hani AB’nin standartları vardı?
  • E hani oralarda olmazdı öyle şeyler?
  • E hani kurumlar güçlüydü oralarda?
  • E hani “onlarda kuvvetler ayrılığı var şekerim” falan?
  • E hani Avrupa bambaşkaydı?
  • E hani anayasal kriz yaşanmazdı Avrupa’da?
  • E hani oralarda demokrasi çok janjanlıydı?

İKİ ÇEŞİT İNSAN VAR TÜRKİYE’DE

  • BİR: Azerbaycan’la Türkiye arasında kriz büyüsün, hiç bitmesin, daha da derinleşsin, hatta ilişki tamamen kopsun diye dua edenler.
  • İKİ: Azerbaycan’la Türkiye arasındaki kardeşlik pekişsin, Erdoğan ile Aliyev bir araya gelsin, “Gardaşım” hitapları yükselsin diye dua edenler.

Ben ikinci gruptayım hamdolsun.

GÜNDEM TÜKETMEDE ÜSTÜMÜZE YOK

  • Hep beraber HALUK LEVENT tartışıyorduk. Kananlar, kanmaya baştan gönüllü olanlar falan. Sonra birden unutuldu bu konu.
  • Bu sefer SÜLEYMANCILAR konusunu tartışmaya başladık. Fethi kabirler, cinayet şüpheleri, Köln’deki bina falan.
  • Bir anda gündemimize KURTLAR VADİSİ girdi. Bu sefer başladık diziyi didiklemeye. Acayip, tuhaf iddialar. Tartıştık da tartıştık.
  • Bomba gibi düştü gündeme FON OLAYI. Gözaltılar, el koymalar, tutuklamalar, istifalar falan. Fon olayını henüz tüketmiş değiliz. Konu hâlâ sıcak.
  • FON tükenmedi ama koca İzmir’i AK Parti’ye hediye eden CEMİL TUGAY, üç gün tartışıldı. Sonra? Buna da alıştık.
  • Bugünlerde büyük bir iştahla SARIGÜL konuşuyoruz. İştahı kabartan unsurlar: Büyük paralar, acayip istismar iddiaları, çarpık ilişki meseleleri. Kolay tükenmez bu konu.

ÜNLÜLERİN MİRASI

Ferdi Tayfur vefat etti.

Hop! Mirası paylaşılamadı. Kavgalar, gürültüler.

Kadir İnanır vefat etti.

Saatlerinden kaplumbağa koleksiyonuna kadar her şey kavga konusu.

Ben ünlü olsam...

Ölmeden önce mutlaka şu miras olayını tartışmasız biçimde sonuçlandıracak bir çözüm yolu bulurum.

Gerçi Türk hukuk sisteminde “vasiyet” denilen olgunun geçerliliği yokken bu işe bir çözüm yolu bulmak çok zor ama yine de bir şeyler yapılabilir.

Hiçbir şey yapılamıyorsa...

Tamamen yiyip tüketip kimseye zırnık bırakmamak bile bir çözüm olabilir.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
hurriyet.com.tr