Türk tiyatrosunun öncü kadınlarından Afife Jale’nin hayatını konu alan ‘Afife’ balesi geçen hafta Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM), İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) tarafından 28 yıl sonra yeniden sahneye kondu. Eserin koreografisi Türkiye’nin yine öncü kadın sanatçılarından birine ait: Beyhan Murphy… Uzun yıllar Londra’da çalıştıktan sonra Devlet Opera ve Balesi bünyesinde Ankara Modern Dans Topluluğu ve İstanbul Modern Dans Topluluğu’nu kurarak Türkiye’de modern dansın kurumsallaşmasına katkı sunan Murphy ile eski albümleri karıştırdık.
Afife Balesinin Koreografı Beyhan Murphy: Yapay Zekâ Dans Edemez, Ter Dökemez

1-TÜRK tiyatrosunun öncü isimlerinden Afife Jale’nin hikâyesini anlatan ‘Afife’ balesi, 28 yıl sonra İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından yeniden sahneye kondu. Bestesi Turgay Erdener’e, librettosu ve koreografisi Beyhan Murphy’ye ait eserin prömiyeri geçen hafta yapıldı. Beyhan Murphy de Türkiye’nin öncü kadın sanatçılarından; Ankara ve İstanbul’da Modern Dans Topluluğu’nun (MDT) kurucularından…. Buluşmaya başında Banksy şapkası, üzerinde ‘Dünya Bir Sahnedir’ yazan tişörtüyle geliyor; 1970’lerin Londra’sından ışınlandığını düşünebilirsiniz ama onunki bizim topraklarımızdan çıkma bir hikâye…
Zeynep Bilgehan - Beyhan Murphy
Murphy, Bursalı ziraat yüksek mühendisi bir baba ile İstanbullu Nişantaşı Kız Enstitüsü mezunu sanatçı bir annenin üç kızından en küçüğü olarak Şişli’de dünyaya geliyor. Babasının tayini sebebiyle o henüz üç yaşındayken Ankara’ya taşınıyorlar. Murphy, “Ankara’da çok mutlu bir çocukluk geçirdim” diye başlıyor: “TED Ankara Koleji’nde ablalarımın dersinin bitmesini beklerken bale sınıflarını izlerdim. Dansa orada vuruldum. Tabii o zaman modern dans yoktu. Camın arkasından izleyip hareketleri öğrenmeye çalışırdım. Sonunda dersi veren Ülkü (Sözen) Hoca beni sınıfına aldı. Sekiz yaşındaydım.”
SENE 2021 - Afife Tiyatro Ödülü alırken
2-MODERN DANS DÜNYAYI KASIP KAVURURKEN
Sene 1960’lar olduğunda…. Klasik balenin sıkı kurallarına isyan olarak 1800’lerin sonunda doğan modern dans akımı bütün dünyayı kasıp kavurmaya başlamış. Ankara’da da Kuğu Bale Stüdyosu’nda Türkiye’nin ilk bale koreograflarından Sait Sökmen bu dansı öğretiyor. 14-15 yaşındaki Murphy, haftada iki gün derslere geldiği stüdyoda modern dansla tanışıyor: “Sait Hoca’nın çok farklı hareketler yaptırdığını görünce ‘Bu ne!’ dedim ve profesyonel olarak dans etmeyi kafama koydum. Sait Hoca, beni Londra’da bunun eğitimini alacağım okullara yönlendirdi. 17 yaşımda dans okuyacağım diye direttim. Üniversite sınavına girip İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kazanmıştım ama dans okuyacağım diye direttim. Ailem, ‘Nasıl olsa kazanamaz’ diye beni Londra’daki okulun sınavına soktu. Birkaç ay sonra eve okula kabul edildiğime dair mektup gelince ‘Eyvah!’ demişler (gülüyor).”
SENE 1980’ler - Londra’daki bir koreografisi
3-LONDRA YILLARI
Murphy, 17 yaşında Londra yolunu tutuyor: “1970’lerin Londrası çok heyecan vericiydi. Müzik her yerdeydi. Büyük bir özgürlük hissi, dinamizm ve hayal kurma imkânı vardı. Ben bir müzik insanıyım. Modern dansta da hoşuma giden herhangi bir müziği kullanabiliyor olmaktı. Modern dansta rüzgâr sesine bile dans edilebilir, bedeni ifade etme biçimi daha serbest. Bu serbestlik bana hitap etti. Modern dansın yaygınlaşmasında 1960’lardan sonra biraz da hippi jenerasyonunun açtığı daha yaratıcı bir dünyanın etkisi var. Modern dansın çok geniş bir alfabesi vardır. Klasik bale de çok güzeldir ama daha genç yaştan itibaren ‘devamlı prensler, prensesler’in dışında bir şey arıyordum.”
SENE 1980’ler - Londra’da bir provada
4-PINK FLOYD’LAR LED ZEPPELIN’LER
Murphy, “Pink Floyd’lar, Led Zeppelin’ler, Patti Smith, David Bowie çağıydı” diye devam ediyor: “20’li yaşlarımdan sonra biraz daha dinginleştim. Çalışmalarımla ilgili hep çok planlıydım. Okulda bir yandan dans ederken bir yandan koreografi yapmaya başladım. İlk koreografi işim mezun olduktan hemen sonra geldi. Galler’de bir kumpanyaya davet ettiler. İyi bir dansçıydım. Bir süre İskoçya’da bir ekiple, ardından müzikallerde, projelerde yer aldım ama belimdeki bir rahatsızlık sebebiyle hiçbir zaman teknik olarak istediğim düzeyde bir dansçı olamayacaktım. ‘Madem bunu iyi yapamayacağım, o zaman başka bir şeyi çok iyi yapayım’ dedim ve koreografiye yöneldim.”
SENE 2010 - ‘Barbaros’ eseri sonrası
5-KOREOGRAF BESTECİ KADAR ÖNEMLİDİR
Koreografi tam olarak nedir? Murphy, “Can alıcı bir konuya parmak bastın” diye yanıtlıyor: “Koreograflar en az besteciler kadar önemlidir. Biz de tıpkı besteciler gibi özgün bir eseri sıfırdan yaratıyoruz. Bir besteci nasıl duyduğu müziği notalara yazarak bir sisteme oturtursa koreografi de görüp hissettiklerini, dans konseptindeki adımları, geometriyi sahneye döker. Her koreograf farklıdır. Ben bir hikâye anlatıcısı olmayı istedim. Birincil pozisyona bedeni değil, konuyu koyuyorum. Örneğin Afife’de; karakterimiz Afife nasıl hareket eder, hayatının hangi noktasında, neden, niçin, nasıl… Dansçı çok önemlidir; yazarın kalemi gibidir.” Dansçının iyi olması için ne gerekir? Murphy: “Tutku, istek, kararlılık ve disiplin…”
SENE 1960’lar - Çocukluk
6-TÜRKİYE’YE GELMEMİN SUÇLUSU RENGİM GÖKMEN
Murphy Londra’dayken, 1992 yılında bir gün telefonu çaldı. Arayan Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengim Gökmen’di. Ankara’da Modern Dans Topluluğu kuruluyordu. Acaba onun başına gelmek ister miydi? Murphy, “Türkiye’ye gelişimin suçlusu Rengim Gökmendir!” diyor gülerek: “Bir bakalım diye geldik ve kaldık. Daha önce Duygu Aykal’ın ve Aysun Aslan’ın bu yönde çalışmaları vardı ama Devlet Opera ve Balesi çatısı altında modern dansın kurumsallaşması bir ilkti. Bu çok ileri ve yenilikçi bir hareketti. Dünyada başka bir örneği olduğunu düşünmüyorum.” Peki bünye bu transplantı (nakil) kabul etti mi? “Biraz zor kabul etti! Geriye dönüp bakınca hem keyifli hem sancılı bir süreçti.”
BEDENDEN DIŞARI FIRLAMAK İSTEYEN DANSLAR
Beyhan Murphy kimleri beğenir? Yanıtı: “Sokak danslarının arasında öfke ve duyguları bedensel bir güce dönüştüren ‘krump’ hayranıyım. Hakiki, bir kültür veya ihtiyaçtan doğmuş, bedenden dışarı fırlamak isteyen dans türlerine büyük saygım var.” Yapay zekâ hakkında ne düşünüyor? Murphy, “Benim mesleğime giremez!” diyor: “Yapay zekâ dans edemez, ter dökemez. Ter, kan ve gözyaşı içeren dans ve tiyatro insana özgü.”
MODERN DANS NASIL SEVİLİR
Modern dans nasıl sevilir, nasıl izlenmelidir? Yanıtı: “Aklınızı, gönlünüzü açık tutarak; nasıl bir konsere girdiğinizde tempo tutunca ritmin içine giriyorsanız onun gibi bedeninizin işlemesine izin vererek keyif alabilirsiniz. Dansı bir duygu veya fikirle birleştireceksiniz. Vücudun hareket etme arzusunu sahnede izleyip bu titreşimle bütünleşerek o titreşimi yaşayabilirsiniz. Ritim, çok ilkel bir şeye hitap ediyor; hareket etme arzusu. İnsanlar çok eski zamanlardan beri dans ediyorlar.”
SENE 2026 - ‘Afife’ balesi yeniden sahnede
İZLEYİCİ MODERN DANSI BENİMSEDİ
Modern dans kurumsal olarak 30 yıldır sahneleniyor. Murphy: “Korkutmadan, ürkütmeden hem bizim kültürümüzden hem Batı’dan koreografilerle başladık. İzleyici de yeni şeyler görmek istiyordu. Modern dansa karşı bazı insanlarda olan nefret ve korkudan kaynaklı suçlamalar çok geçersizdi. Yıllar sonra İstanbul’a geldiğimde benim için ‘Aman baleyi bitirecek!’ dediler. Hiç de öyle bir şey olmadı (gülüyor). Yeni salonlarla bugün özellikle İstanbul izleyicisi pek çok yapımı izleyebiliyor.”
Kore’de bir koreografi yarışmasında jüri üyesi



