Yeniçağ
Haber akışına dön

Ajanlar Kod Yazarken Kimi Yetiştiriyoruz?

Ajanlar Kod Yazarken Kimi Yetiştiriyoruz?

Gelecek hafta San Francisco’da toplanacak GitHub Universe’ün bu yılki teması “ajan çağı” ve geliştiricilerin birer orkestratöre dönüşmesi. Geçen yılki Universe’te duyurulan Agent HQ ise ilk duyurudan üç ayı biraz aşkın bir süre sonra, Şubat 2026'da kullanıma açıldı; abonelere Copilot’un yanında Claude Code ve Codex gibi ajanlar arasında seçim yapma imkânı veriyor.

Bana göre haberin ilginç yanı ajanların kod yazması değil, etraflarına örülen denetim. Geliştirici ajanları iş arkadaşı gibi yönetiyor: hangi ajanın hangi işi yapacağını, hangi erişime sahip olacağını ve hangi politikalara tabi olduğunu platformdan belirliyor. Ajanın ürettiği kod için kontrollerin ne zaman çalışacağına karar veren dal denetimleri, yapay zekâ erişimini ve ajan davranışını yöneten bir kontrol katmanı ve etkiyi ölçen bir gösterge paneli de pakete dahil. Oturum geçmişi paylaşılıyor ve işlemler merkezi denetim kayıtlarında tutuluyor. Üstelik ajanın ürettiği kodu insan görmeden önce bir inceleme adımı tarıyor. Yani yazılım dünyası ajanı serbest bırakırken denetimi ürünün içine gömüyor.

GitHub’ın kendi ekibi bile bu yolda. 50'den fazla serviste düzeltmeleri elle yazmak yerine ajan hattı kurmuşlar: ajanlar sorunu sınıflandırıyor, kodu araştırıyor, plan yazıyor ve taslak çekme isteği açıyor. Geliştirici artık kodu yazan değil, işi yöneten kişi.

Bu geçişin sessiz bir bedeli var. Sınıflandırma, ilk araştırma ve taslak kod, yıllarca genç geliştiricilerin mesleği öğrendiği işlerdi. Onlar ajana devredilirse çıraklık nereden başlayacak? Bu soruyu henüz çözmüş kimse görünmüyor ve Türkiye’nin planı da bu soruya doğrudan cevap vermiyor.

Şimdi aynaya dönelim. Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı 18 Ağustos 2026'da Resmî Gazete’de yayımlanan genelgeyle yürürlüğe girdi. Hedefler arasında ilk iki yılda 81 ilde 5 milyon vatandaşa eğitim ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirmek var. Üniversitede ders veren biri olarak sorum şu: Ajanların işi sınıflandırıp plan yazdığı bir dünyada bu 100 bin kişi hangi işi yapacak? Bir yazara göre, OECD verilerine dayanarak, Türkiye üniversite mezunlarının işsizlik oranının genel işsizliğin üzerinde kaldığı tek Avrupa ülkesi. Eğitim sayısı artarken iş sayısı artmıyorsa hedef bir başarı değil, bir sorun olur.

Eğitimin ölçümü de soru işaretleri taşıyor. Planın ilk aşamasında e-Devlet ile entegre bir sistemle vatandaşların yapay zekâ okuryazarlık seviyelerini ölçmek ve onları uygun eğitime yönlendirmek öngörülüyor. Bu ölçüm sonuçları kimde duracak, kim görecek, ne için kullanılacak? Plan metninde bu sorulara verilmiş bir cevap bulamadım; yazıdan önce ilgili maddeyi kontrol etmek isterim.

İkinci fark yönetişimde. GitHub’da denetim ürünün içinde. Planda ise etik kurul kurulacak ama bağlayıcı denetim ve yaptırım yetkileri ilgili sektörel düzenleyici kurumlar tarafından kullanılacak, ve Türkiye’de yalnızca yapay zekâyı düzenleyen müstakil bir kanun henüz yürürlükte değil. Hesap soracak tek bir adres yoksa denetim, parçalı bir iyi niyete dönüşme riski taşır.

Üçüncüsü karne. 2021 stratejisinin hedeflerine ne kadar ulaşıldığına dair kapsamlı bir değerlendirme kamuoyuyla paylaşılmadı. Yeni planda 2026-2027 dönemi yönetişim yapıları, veri alanı pilotları ve kamudaki ilk uygulamalara ayrılmış; yaygınlaştırma 2028-2030'a kalıyor. Rakamlar da dikkatli okunmalı: yaklaşık 3 milyar dolarlık kamu kaynağıyla 10 milyar dolarlık özel yatırım harekete geçirilecek, kamu yatırımlarının en az yüzde 2'si yapay zekâya ayrılacak ve ülke ekonomisinde 1 trilyon liranın üzerinde değer yaratılacak. O 1 trilyon liralık değer nasıl ölçülecek, ölçümü kim yapacak? Bir analize göre ayrıca 1 GW veri merkezi gücü öncü düzeyde yapay zekâ kapasitesi anlamına gelmiyor ve beyin göçü planın merkezinde yeterince yer almıyor. Yerli model Bilge’ye gelince, genel kullanıma henüz açılmadı ve ilk etapta cumhurbaşkanının asistanı olarak kullanılacak.

Haksızlık etmeyeyim. Plan öncekilere göre daha operasyonel ve ölçülebilir, ve kaliteli veriye erişimin Türkiye’de temel darboğaz olduğu düşünülürse veri bölümü planın güçlü yanlarından biri. Kamudaki en az 2 bin veri setinin yerli geliştiricilere açılması hedefleniyor. Hazırlık sürecine yaklaşık 500 sektör profesyoneli katkı verdi ve kamudan 2.200'ü aşkın öneri toplandı. Ama veri açmak ile veriyi güvenle açmak aynı şey değil.

Önerilerim şunlar:

Açık hedef-gerçekleşme tablosu. Plan bir şeffaflık portalı vaat ediyor; 2021 stratejisinin karnesi de ilk yıl yayımlansın ki yeni hedeflerin neye göre okunacağı bilinsin.

Bağımsız benchmark ve açık ihale. Yerli modeller ve altyapı yatırımları için ölçüm kamuya açık olsun.

Müfredatın ajan dünyasına göre yazılması. “Uygulama profesyoneli” kod yazmaktan çok doğrulama, test, güvenlik ve sistem tasarımı öğrensin; müfredat her yıl güncellensin, genç geliştiriciler için ajanlarla birlikte çalışan bir çıraklık modeli tasarlansın.

Net yaptırım otoritesi. Etik kurulun ve sektörel düzenleyicilerin görev paylaşımı yazılsın, kanun için takvim verilsin.

Akademiye hesaplama kotası. Üniversitelere ve öğrencilere ayrılmış kamu hesaplama kapasitesi, beyin göçüne karşı da somut bir adım olur.

Veri açarken anonimleştirme güvencesi ve e-Devlet ölçüm verileri için açık bir kullanım sınırı.

Ajanlar kod yazmayı öğrendi. Bizim öğrenmemiz gereken, onları nasıl denetleyeceğimiz ve bu işi yapacak insanı nasıl yetiştireceğimiz.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
yenicaggazetesi.com