Kültür Sanat Servisi
Altın Portakal’da Özgür Basın Ve Adalet Vurgusu

- Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, geleneksel kortejin ardından Antalya Spor Salonu’nda düzenlenen törenle başladı.
31 Ekim’e kadar sürecek festivalin açılışında Tilbe Saran ve Menderes Samancılar’a Onur Ödülü, Suzan Kardeş ve Abdurrahman Keskiner’e Sinema Emek Ödülü verildi. Gecede sinema emekçilerinin yanı sıra ifade özgürlüğü, toplumsal adalet ve savaşların yarattığı yıkım da gündeme geldi.
‘ÖZGÜR BASIN OLMADIKÇA ÖZGÜR ÜLKE OLMAZ’
Onur Ödülü’nü oyuncu Berkay Ateş’in elinden alan Menderes Samancılar, konuşmasında maden işçilerinden emeklilere, depremzedelerden yoksullara kadar toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Samancılar, ödülünü basın emekçilerine adadığını belirterek, “Şu anda ciddi mücadele veren pek çok kesim var ancak bu ödül; başta Murat Ağırel olmak üzere basın emekçilerine! Özgür basın olmadıkça özgür ülke olmaz; yaşasın özgür basın!” dedi.
Samancılar’a ödülünü sunan Berkay Ateş ise usta oyuncunun sanat yaşamı boyunca emekçilerin, ezilenlerin ve hak arayanların sesi olduğunu vurguladı.
SARAN’DAN TUTUKLULAR İÇİN ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI
Gecenin diğer Onur Ödülü sahibi Tilbe Saran, ödülünü yönetmenler Mehmet Binay ve Caner Alper’in elinden aldı. Konuşmasında sanatın toplumsal işlevine dikkat çeken Saran, “Sanat, betonu delip bize selam çakan çiçektir” dedi.
Saran, sinemanın unutulanları görünür kılma gücünü vurgulayarak, “Bugün haksız yere hapiste yatan milletvekilleri, gazeteciler, hukukçular, şehir planlamacıları, sinemacılar, bürokratlar, belediye başkanları, akademisyenler ve insan hakları aktivistlerinin bir an önce limon kabuğu kokusu ve çiçeklere kavuşması dileğiyle” ifadelerini kullandı.
SAVAŞIN GÖLGESİNDE SİNEMA
Açılışta konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, festivalin bu yılki “Daima” sloganına dikkat çekti. Özdemir, “Sinemaya duyduğumuz sevgi geçici değil, Antalya’nın sanatla kurduğu bağ geçici değil, Altın Portakal’a sahip çıkma irademiz geçici değil” dedi.
Festivalin “Kökler – Kamera ve Işık” başlıklı özel bölümünde Lübnan, İran, Filistin ve Ukrayna’dan 13 filmin gösterileceğini belirten Özdemir, savaş koşullarında üretimlerini sürdüren sinemacıların hikâyelerine odaklanacaklarını söyledi.
Özdemir, “Hiçbir savaş sıradan değildir, hiçbir çocuğun ölümü bir haber başlığından ibaret değildir” diyerek sinemanın savaşların yarattığı yıkımı görünür kılmadaki rolünü vurguladı.
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı Derviş Zaim de ilk filmi Tabutta Rövaşata ile 1996 yılında Altın Portakal’da ödül aldığını hatırlattı. Zaim, festivalin 63 yıllık birikimine layık olmaya çalışacaklarını belirtti.
‘KIZIM BENSİZ BÜYÜDÜ, BEN ONSUZ YAŞLANDIM’
Sinema Emek Ödülü’ne değer görülen Suzan Kardeş, ödülünü yönetmen Ömer Faruk Sorak’ın elinden aldı. Sinemaya verdiği emeğin kişisel yaşamındaki karşılığına değinen Kardeş, “Kızım bensiz büyüdü, ben onsuz yaşlandım ama sinema aşkı hiç bitmedi” dedi. Kardeş, ödülünü birlikte çalıştığı set emekçilerine adadı.
Sinema Emek Ödülü’nün diğer sahibi yapımcı Abdurrahman Keskiner ise ödülünü Suna Yıldızoğlu’ndan aldı. Sinemada 60 yılı geride bıraktığını belirten Keskiner, geçmişte filmlerin sansür ve yurt dışına çıkarılma süreçlerinde karşılaştığı engelleri anlattı.
Umut filmini yurt dışına gönderdiği için üç yıl mahkemelerde uğraştığını söyleyen Keskiner, yeni kuşak sinemacıların uluslararası başarılarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Demek ki yaptıklarımız boşa gitmemiş” dedi.
GENÇ OYUNCULARA BAŞARI ÖDÜLÜ
Festivalin Genç Başarı Ödülleri, Leyla Smyrna Cabas ve Cem Yiğit Üzümoğlu’na verildi. Ödülünü Derviş Zaim’den alan Cabas, kız çocuklarının ve kadınların karşılaştığı eşitsizliklere dikkat çekerek, “Umarım bütün genç kızlar hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulur ve umarım bir gün bunun için şanslı olmak gerekmez” dedi.
Ödülünü Şenay Gürler’in elinden alan Cem Yiğit Üzümoğlu ise başarısında emeği bulunan ailesine, hocalarına ve meslektaşlarına teşekkür etti. Üzümoğlu, kendilerine açılan yolu gelecek kuşaklara aktarmanın önemini vurguladı.
Festivalin Sinemaya Katkı Ödülü ise Beşiktaş Kültür Merkezi’ne (BKM) verildi. Ödülü kurum adına Ersin Korkut ve Ezgi Mola aldı. Mola, BKM’nin bir parçası olmaktan duyduğu gururu dile getirdi.



