Okul değiştirme cezasına çarptırılan iki öğrencinin Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı hak ihlali başvurusu, Resmi Gazete'de yayımlanan kararla neticelendi. Yüksek Mahkeme, öğrencilerin lehine karar vererek disiplin cezasının hukuki zeminini tartışmaya açtı.
Anayasa Mahkemesi'nden Milyonlarca Öğrenciyi İlgilendiren Disiplin Kararı: Hukuka Aykırı Buldu

Disiplin süreçleri ve idari yargı yolları
Söz konusu iki öğrenciden ilki, 2024 yılında “yönetici ve öğretmenlere sözlü saldırı” suçlamasıyla okul yönetimi tarafından okul değiştirme cezasına çarptırılmıştı. Bu karara karşı idari yargıya başvuran öğrenci, buradan olumlu bir sonuç alamadı. İkinci öğrenci ise yine 2024 senesinde “sosyal medya yoluyla öğretimi engelleme, başka öğrenciyi sosyal medya yoluyla tehdit etme” iddialarıyla disiplin soruşturması geçirmiş ve farklı bir okula gönderilmişti. İdari yargı süreçleri tıkanan her iki öğrenci de çözüm yolu olarak Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
Cezanın kanuni dayanağı bulunmuyor
Dosyaları inceleyen Anayasa Mahkemesi, öğrencilere uygulanan disiplin yaptırımlarının Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği hükümlerine dayandığına, ancak bu yönetmeliğin herhangi bir yasaya dayanmadığına işaret etti. Verilen cezaların yasal bir dayanağının bulunmadığının altı bilhassa çizildi. Mahkeme, olayda eğitim hakkının ihlal edildiği sonucuna varırken, uygulanan cezanın ayrımcılıkla ilgisi olmadığına da hükmetti.
Yüksek Mahkeme kararındaki çarpıcı tespit
Kararın en çok dikkat çeken bölümü ise, ortaöğretim kurumlarındaki suçlar ve bu suçlara uygulanacak yaptırımların yasal temelindeki eksikliğe yapılan vurgu oldu. Yüksek Mahkeme kararında, gerekçesini doğrudan şu sözlerle ifade etti: “Bu suçların çerçevesini çizen ve disiplin cezalarını gerektiren eylemleri genel hatlarıyla da olsa belirleyen kanuni düzenleme olmadığı”





