Geçtiğimiz cumartesi günü Real Madrid-Leganés maçının ardından iki büyük ulusal spor gazetesi As ve Marca, Arda Güler'in performansıyla ilgili birbirine zıt haberler yayınladı. Real Madrid'deki ikinci sezonunda da forma giyen Türk hücum orta saha oyuncusu henüz çok fazla forma giyemiyor, bu nedenle ilk 11'de yer alması onu mercek altına almak için iyi bir fırsattı.
Marca'da Juan Ignacio García-Ochoa, Arda'nın performansını "harika bir performans", "çok eksiksiz ve olgun bir oyun" olarak nitelendirdi. As'tan Agustín Martín ise şu manşeti attı: "Arda, kötüden daha kötüye." As'a göre Arda, kendi taraftarlarından gelen "ürkek ıslık sesleri" duydu ve bu durum onda "takım arkadaşlarından kopukluk hissi" yarattı. Marca'ya göre ise ıslıklayan yok ve Arda kadroda önemli bir oyuncu olarak kendini kanıtlamaya devam etmek için süre almaya devam etmeyi umuyor.
Ancak farklı analistler ve gazeteler arasında sadece tutarsızlıklar yok. García-Ochoa, yazısında "Bernabeu'nun beklediği parlak futbolcuyu göremedik" itirafında bulundu. Ancak gazetenin haberi yaymak için kullandığı Twitter başlığında, "Arda Güler, ligdeki altıncı maçında parladı" ifadesi yer aldı. Arda'nın paradoksu kendi üzerine katlanırken, Schrödinger'in kedisi varlıkla yokluk arasında miyavlıyor. Neyse ki taraftarlar uzun yıllardır takımlarının tüm maçlarını izleyebiliyor. Ve Arda Güler'in iyi, kötü ya da vasat oynadığına kendileri karar verebilirler.




