Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Arda Turan, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin üçüncü haftasında oynayacakları Inter maçı öncesi İtalyan basınından La Gazzetta dello Sport'a birçok konuda açıklamalarda bulundu. Turan, Ukrayna'da yaşadığı saldırı durumlarını, oyun felsefesini, Inter'de forma giyen milli futbolcumuz Hakan Çalhanoğlu ve çalıştığı tecrübeli teknik adamlardan Frank Rijkaard ve Diego Simeone hakkında açıklamalarda bulundu. İşte Turan'ın sözleri...
Arda Turan'dan Inter Maçı Öncesi Yürek Burkan Sözler: Bazen Eve Bile Dönemiyoruz

Ukrayna ekibi Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Arda Turan, Şampiyonlar Ligi'nde oynayacakları Inter karşılaşması öncesi dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Shakhtar Donetsk ile ile bir 1,5 seneyi geride bırakan Arda Turan takımın durumu ve Ukrayna'daki savaş hali hakkında, "Buraya geldiğimde yetenekli ancak güçlü bir kolektif kimlik oluşturması gereken bir takım buldum. İlk sezonumuzda ligi kazandık ve Konferans Ligi'nde yarı finale ulaştık. Şimdi Şampiyonlar Ligi'nde de var olabileceğimizi göstermek istiyoruz. Burada çoğu zaman detayların belirleyici olduğu, yanlış bir vücut pozisyonunun bile size pahalıya mal olabileceği bir seviyeden bahsediyoruz.
İnandığımız bir oyun sistemimiz var. Sahada ne yapmamız gerektiğini her zaman biliyoruz. Maçı kontrol etmek, topa sahip olmak ve topu kaybettiğimizde hemen tepki vermek istiyoruz. Sportif açıdan yaptığımız iş son derece zor. Ancak bunun bir bahane olarak algılanmasını istemiyorum." dedi.
Ukrayna'daki savaşın takımı nasıl etkilediğini anlatan Turan, "Evet, savaştan bahsediyorum. Otobüs ve trenle saatlerce yolculuk yapıyoruz. Oyunculara toparlanmaları için yeterli zaman kalmıyor. Antrenman yapmak için zar zor zaman buluyoruz. Avrupa maçları için yaptığımız yolculuklar ortalama 14 ila 16 saat sürüyor. Bazen eve bile dönemiyoruz.
Yalnızca maçların yükünü değil, bu yolculukların yarattığı yorgunluğu da hesaba katmak zorundayız. Bu takvimi bilimsel açıdan sürdürebilmek neredeyse imkânsız. Genç bir takımız ve deneyimi az olan oyuncular sakatlıklara karşı daha savunmasız.
Kulübüme teşekkür ediyorum. Bazen çatışmanın üzerimizdeki etkisini en aza indirmek için inanılmaz planlar hazırlıyorlar." sözlerini kullandı.
Genç çalıştırıcı, savaşın normalleştirilmemesi gerektiğine vurgu yaparak, "Tekrar ediyorum, bunun bir bahane olmasını istemiyorum. Ancak aynı zamanda bu durumu normal bir durum olarak kabul edemeyiz. Ukrayna'da savaş var, her gün insanlar ölüyor ve dünyanın bunu bilmesi gerekiyor.
İnsanlar inanılmaz bir güç ve dayanıklılık gösteriyor. Yaşama sevinçlerini kaybetmediler. Bir geceyi sığınakta geçirdikten sonra ertesi sabah dışarı çıkıp işe gidebiliyor, çocuklarını okula götürebiliyorlar. Hayatın durmasına izin vermeyi reddediyorlar.
Böyle bir halkın karşısında bizim şikâyet etmemiz haksızlık olur. Futbol, bu insanlara birkaç saatliğine mutluluk verebilir. Biz yalnızca bir takım değiliz, bir ülkenin umudunu temsil ediyoruz." sözlerine yer verdi.
Savaşta annesini kaybeden 8 yaşındaki Roman ile yaşadığı anıyı paylaşan 39 yaşındaki isim, "Geçen yıl LNZ'ye sahamızda 4-1 kaybettik. Maçtan bir gün önce Lviv ağır bir saldırıya uğramıştı ve insanlar geceyi sığınakta geçirmişti. Maçtan sonra çok öfkeliydim. Bir noktada kendimi 8 yaşında bir çocuğun karşısında buldum.
Adı Roman'dı ve Shakhtar taraftarıydı. Evi bombalanmış, annesini kaybetmiş ve 35 ameliyat geçirmişti. Bana, 'Hocam, üzülme. Hayatta güzel günler de kötü günler de vardır. Yoluna devam etmelisin' dedi.
Yaşadıklarını düşündüğünüzde geleceğe bakış açısı olağanüstüydü. O gün Roman'dan hayatımın en önemli derslerinden birini öğrendim. Mesleğimize saygı duymalı ve insanları mutlu etmek için elimizden geleni yapmalıyız. Ancak bunun bir oyun olduğunu, gerçek hayatın ise çok daha büyük olduğunu asla unutmamalıyız.
Roman bana bunu hatırlattı. İletişimimizi sürdürüyoruz ve fırsat buldukça bir araya geliyoruz." dedi.
Hava saldırısı anlarını ancak yaşayanların anlayabileceğini dile getiren Turan, "Bu durumu yaşamadan anlayamazsınız. Alarm çaldığında kendinizi değil, ailenizi, oyuncularınızı ve onların sevdiklerini düşünüyorsunuz.
Isaque'nin PSV karşısında Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk maçını izlerken telefonumda bulunan bir fotoğraf aklıma geldi. Bir bombardıman sırasında otelin lobisinde, uyumaya çalışan Isaque'nin üzerini bir battaniyeyle örtüyordum. Tıpkı kendi çocuklarıma yapacağım gibi.
O fotoğraf takımımızı anlatıyor. Birbirimize sahip çıkıyor ve yolumuza devam ediyoruz." dedi.
Kulübün futbol kimliğine değinen başarılı teknik adam, "Oyuncularıma her zaman 'Shakhtar gibi oynayın' diyorum. Bunun sıradan bir söz olduğunu düşünmüyorum çünkü yıllardır oturmuş bir kimliğimiz var.
Brezilyalı oyuncular buraya çok büyük bir potansiyelle geliyor. Biz de bu potansiyeli daha fazla fiziksel temas ve ikili mücadele gerektiren modern bir futbol anlayışına yönlendirmeye çalışıyoruz." sözlerini kullandı.
Arda Turan'ın gençlere verdiği hata yapma özgürlüğünün Frank Rijkaard ile yaşadığı anıyı anlatan Turan, "Gençlere, sistemimize sadık kaldıkları sürece sınırsız hata yapma hakkı tanıyorum. İlkelerimizi takip ederken yaptıkları bir hata nedeniyle onları asla suçlamam.
Bunu biliyorum çünkü ben de 18-19 yaşlarındayken oyunu farklı görüyordum ve her şeyi yeteneğimle çözebileceğimi düşünüyordum.
Galatasaray'da Rijkaard benim hocamdı. Antrenmanda herkesi çalımlıyordum. Bir gün Frank herkesi durdurdu ve 'Arda, ceza sahasının 30 metre dışında 10 kişiyi çalımlamanın ne anlamı var? Kendine inanıyorsan bunu son metrelerde yap. İşte orada gerçekten önemli olur' dedi."
Arda Turan'ın örnek aldığı isimlere değinirken "Savunma açısından Simeone'den çok şey alıyorum. Pozisyon alma, kompaktlık, pres ve pas yollarını kapatma gibi konularda ondan öğreniyorum.
Hücumda, yerleşik savunmalara karşı çözüm arayışında Luis Enrique'den ilham alıyorum. Oyuncularla ilişkiler ve stres yönetimi konusunda Terim'i, sezon öncesi hazırlıklarda hocamız Ortega'yı, duran top organizasyonlarında ise Burgos'u örnek alıyorum.
Ancak bir teknik direktör, kimliğini tek bir kişiden etkilenerek oluşturmaz. Herkesten bir şey öğrenirsiniz ve ardından bu dersleri kendi sisteminize entegre edersiniz." dedi.
Sözlerine devam eden Turan, "Başarılı olmak istiyorsanız konfor alanınızdan çıkmalısınız. Shakhtar'a gelmemin nedenlerinden biri de buydu.
Motivasyon yalnızca maç öncesi konuşmalardan ibaret değil. Sessizlik, bir şarkı, film, hikâye ya da oyuncuyla yapılan kısa ve samimi bir konuşma, hayal ettiğinizden çok daha büyük bir etki yaratabilir.
Oyuncuların içinde yaşadığımız gerçeklikle bağ kurmasını seviyorum. Neden burada oynuyoruz? Bu insanlara ne borçluyuz?
Bu soruların cevaplarını bulduğunuzda motivasyon artık dışarıdan gelmez. İçeriden doğan bir güce dönüşür." ifadelerini kullandı.
Inter ile ilgili olarak Arda Turan, "Inter, dünya futbolunun en büyük markalarından biri. Ancak futbolculuk kariyerim geçmişte kaldı ve 'şöyle olsaydı, böyle olsaydı' diyerek yaşamak doğru olmaz. Inter'e saygı duyuyorum ve onu takdir ediyorum ama şu anın tadını çıkarıyorum."
"Geçen yıl inanılmaz bir iş çıkardı. Yeniden kazanmak zordur. Özellikle de dünyanın en zorlu liglerinden biri olan Serie A'da.
Inter'in sahada sergilediği enerji, Chivu ile oyuncuları arasında çok güçlü bir bağ olduğunu gösteriyor. Cristian'da en çok takdir ettiğim özelliklerden biri bu. Bu seviyede söz konusu bağ, bir takıma ekstra bir şey kazandırabilir.
Bu Inter, mücadele ettiği her seviyede kazanabilecek kapasiteye sahip bir takım." dedi.
Rakibinin zayıf noktası için konuşmalarının etik olmadığını söyleyen Turan, "Inter'in zayıf yönleri hakkında kamuoyu önünde konuşmayı saygısızlık olarak görüyorum. Umarım onların savunmasız noktalarını tespit etmeyi ve bunlardan yararlanmayı başarırız." dedi.
Milano ekibinde forma giyen milli futbolcumuz Hakan Çalhanoğlu için konuşan Turan, "Hakan benim için eski bir takım arkadaşı olmaktan çok daha fazlası. O benim kardeşim. Türkiye'nin kaptanı ve ona karşı çok büyük bir sevgim var.
Sahada olağanüstü bir futbolcu. Oyunun temposunu kontrol ediyor, baskı altında bile her zaman doğru olanı yapıyor ve bir lider gibi davranıyor.
Ona karşı oynamak her zaman zordur. Ancak ben hikâyenin duygusal tarafına bakmayı tercih ediyorum. Türk futbolunu en üst seviyelerde temsil etmiş iki insan karşı karşıya gelecek." sözlerine yer verdi.
Şampiyonlar Ligi'ndeki favori takımlarını açıklayan Arda Turan, "PSG ve Bayern favoriler. Barcelona sürpriz yapabilir ve Inter de ileriye gidebilir. Ancak bir takım seçmem gerekirse Atletico Madrid'in kazanmasını isterim." dedi.
Inter'in teknik adamı Christian Chivu için konuşan 39 yaşındaki isim, "Geçen yıl inanılmaz bir iş çıkardı. Yeniden kazanmak zordur. Özellikle de dünyanın en zorlu liglerinden biri olan Serie A'da.
Teknik Direktör olarak sorumluğunun arttığını söyleyen Turan, "Bir teknik direktör olduğunuzda sorumluluklarınız artıyor. Oyuncumun öfkelenmekte haklı bir nedeni varsa onu anladığımı söylerdim. Yanlış olan yalnızca bunu ifade etme biçimi olurdu." dedi.
Kendisine geçmişte "Savaşçı gibi oynayan Beckham" benzetmesi üzerine konuşan Arda Turan, şu anda kendisine benzediğini düşündüğü futbolcuyu da açıkladı.
"Bazen Álex Baena'yı kendime benzetiyorum. Ancak o, bana kıyasla gol atmaya daha yatkın ve daha agresif bir oyuncu.Bu benzetmeyi iltifat olarak görüyorum. Umarım bunu söylerken tarzıma ve görünüşüme de gönderme yapmıştır."
Bu benzetmeyi iltifat olarak görüyorum. Umarım bunu söylerken tarzıma ve görünüşüme de gönderme yapmıştır." sözlerine yer verdi.
Başlıklar :

