Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Arda Turan, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Inter ile oynayacakları mücadele öncesinde İtalya'nın önde gelen spor gazetelerinden La Gazzetta dello Sport'a kapsamlı bir röportaj verdi.
Arda Turan İtalyan Basınına Shakhtar Günlerini Anlattı: 'Bazen Eve Bile Dönemiyoruz'

Ukrayna temsilcisinin başında geçirdiği bir buçuk yılı değerlendiren Turan, takımının oyun anlayışını, savaş koşullarının futbolcular üzerindeki etkisini ve teknik direktörlük felsefesini anlattı.
Milli futbolcu Hakan Çalhanoğlu ile karşı karşıya gelecek olmasına da değinen Arda Turan, kendisine yapılan David Beckham benzetmesini değerlendirdi.
'ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE EN ÜST SEVİYEDE MÜCADELE EDEBİLECEĞİMİZİ GÖSTERMEK İSTİYORUZ'
Shakhtar Donetsk'in başında geçirdiği bir buçuk yılı değerlendiren Arda Turan, takımın gelişiminden ve hedeflerinden söz etti.
“Göreve geldiğimde yetenekli ancak güçlü bir kolektif kimlik oluşturması gereken bir takım buldum. İlk sezonumuzda şampiyonluğu kazandık ve Konferans Ligi'nde yarı finale yükseldik. Şimdi ise Şampiyonlar Ligi'nde de yer alabileceğimizi, en üst seviyede mücadele edebileceğimizi göstermek istiyoruz. Bu seviyede maçların kaderini çoğu zaman ayrıntılar belirliyor. Vücudunuzun yanlış bir pozisyonda olması bile size pahalıya mal olabilir. İnandığımız bir oyun sistemimiz var. Sahada ne yapmamız gerektiğini her zaman biliyoruz. Maçı kontrol etmek, topa sahip olmak ve topu kaybettiğimizde hemen tepki vermek istiyoruz. Sportif açıdan yaptığımız iş son derece zor. Ancak bunun bir bahane olarak algılanmasını istemiyorum.”
'AVRUPA MAÇLARI İÇİN YOLCULUKLARIMIZ 14-16 SAAT SÜRÜYOR'
Ukrayna'daki savaşın takım üzerindeki etkilerine değinen Arda Turan, yoğun seyahat programı nedeniyle yaşadıkları fiziksel zorlukları anlattı.
“Evet. Oyuncuların toparlanmasına zaman tanımadan saatlerce otobüs ve tren yolculuğu yapıyoruz. Antrenman yapmak için zar zor zaman buluyoruz. Avrupa maçları için yaptığımız yolculuklar ortalama 14 ila 16 saat sürüyor. Bazen eve bile dönemiyoruz. Yalnızca maçların oluşturduğu yükü değil, bu yolculukların neden olduğu yorgunluğu da hesaba katmak zorundayız. Bu takvimin üstesinden gelmek bilimsel açıdan neredeyse imkânsız. Genç bir takımız ve daha az deneyimli oyuncular sakatlıklara karşı daha savunmasız.
Çatışmanın üzerimizdeki etkisini en aza indirmek için bazen inanılmaz planlar yapan kulübüme teşekkür ediyorum.”
'BİZ YALNIZCA BİR TAKIM DEĞİLİZ, BİR ÜLKENİN UMUDUNU TEMSİL EDİYORUZ'
Shakhtar Donetsk'in uzun yıllardır kendi şehrinde oynayamamasına ilişkin konuşan Turan, savaşın Ukrayna halkı üzerindeki etkisine dikkat çekti.
“Tekrar ediyorum, bunun bir bahane olarak görülmesini istemiyorum. Ancak aynı zamanda bu durumu normalmiş gibi kabul edemeyiz. Ukrayna'da savaş var, her gün insanlar hayatını kaybediyor ve dünyanın bunu bilmesi gerekiyor. İnsanlar inanılmaz bir güç ve direnç gösteriyor, yaşama sevinçlerini kaybetmiyorlar. Bir geceyi sığınakta geçirip ertesi sabah dışarı çıkabiliyor, işe gidebiliyor veya çocuklarını okula götürebiliyorlar. Hayatın durmasına izin vermeyi reddediyorlar.
Böyle bir halkın karşısında şikâyet etmemiz haksızlık olur. Futbol, bu insanlara birkaç saatliğine de olsa mutluluk verebilir. Biz yalnızca bir takım değiliz, bir ülkenin umudunu temsil ediyoruz.”
'8 YAŞINDAKİ ROMAN'DAN HAYATIMIN EN ÖNEMLİ DERSLERİNDEN BİRİNİ ÖĞRENDİM'
Ukrayna'da kendisini en çok etkileyen olaylardan birini anlatan Arda Turan, savaşta annesini kaybeden ve çok sayıda ameliyat geçiren küçük bir taraftarla yaşadığı karşılaşmayı paylaştı.
"Geçen yıl LNZ'ye sahamızda 4-1 mağlup olduk. Bir gün önce Lviv ağır bir saldırıya uğramış, insanlar geceyi sığınakta geçirmişti. Maçın ardından çok öfkeliydim. Bir süre sonra kendimi 8 yaşında bir çocuğun karşısında buldum. Adı Roman'dı ve Shakhtar taraftarıydı. Evi bombalanmış, annesini kaybetmiş ve 35 ameliyat geçirmişti. Bana, ‘Hocam, üzülme. Hayatta güzel günler de kötü günler de vardır. Yoluna devam etmelisin’ dedi.
Yaşadıkları düşünüldüğünde, geleceğe böyle bakabilmesi olağanüstüydü. O gün Roman'dan hayatımın en önemli derslerinden birini öğrendim: Mesleğimize saygı duymalı ve insanları mutlu etmek için elimizden geleni yapmalıyız. Ancak bunun bir oyun olduğunu, gerçek hayatın ise çok daha büyük olduğunu asla unutmamalıyız. Roman bana bunu hatırlattı. İletişimimizi sürdürüyoruz ve fırsat buldukça bir araya geliyoruz."
'ALARM ÇALDIĞINDA AİLENİZİ VE OYUNCULARINIZI DÜŞÜNÜYORSUNUZ'
Savaş sırasında yaşadıkları tehlikeli anları anlatan Arda Turan, futbolcularıyla kurduğu bağa da değindi.
“Bunu yaşamadan anlayamazsınız. Alarm çaldığında kendinizi değil, ailenizi, oyuncularınızı ve onların sevdiklerini düşünüyorsunuz. Isaque'nin PSV karşısında Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk maçına çıktığını izlerken telefonumda bulunan bir fotoğrafı hatırladım. Bir bombardıman sırasında otelin lobisinde uyumaya çalışırken onu bir battaniyeyle örtüyordum. Tıpkı kendi çocuklarıma yapacağım gibi… O fotoğraf takımımızı anlatıyor. Birbirimize sahip çıkıyor ve yolumuza devam ediyoruz.”
'OYUNCULARIMA HER ZAMAN SHAKHTAR GİBİ OYNAYIN DİYORUM'
Shakhtar Donetsk'in futbol kimliğini değerlendiren Arda Turan, özellikle Brezilyalı oyuncuların gelişimine önem verdiklerini belirtti.
"Oyuncularıma her zaman ‘Shakhtar gibi oynayın’ diyorum. Bunun sıradan bir söz olduğunu düşünmüyorum çünkü yıllardır oturmuş bir kimliğimiz var. Brezilyalı oyuncular buraya çok büyük bir potansiyelle geliyor. Biz de bu potansiyeli, daha fazla fiziksel temas ve ikili mücadele gerektiren modern futbola yönlendirmeye çalışıyoruz.”
'GENÇ OYUNCULARA SINIRSIZ HATA YAPMA HAKKI TANIYORUM'
Genç futbolculara yaklaşımını anlatan Arda Turan, Galatasaray'da Frank Rijkaard ile yaşadığı bir anıyı da paylaştı.
“Genç oyunculara, sistemimize bağlı kaldıkları sürece sınırsız hata yapma hakkı tanıyorum. İlkelerimizi takip ederken yaptıkları bir hata nedeniyle onları asla suçlamam. Bunu biliyorum çünkü ben de 18-19 yaşlarındayken oyunu farklı görüyordum ve her şeyi yeteneğimle çözebileceğimi düşünüyordum. Galatasaray'da Rijkaard benim antrenörümdü. Antrenmanlarda herkesi çalımlıyordum. Bir gün Frank herkesi durdurdu ve şöyle dedi: ‘Arda, orta sahanın gerisinde 10 kişiyi çalımlamanın ne anlamı var? Kendine inanıyorsan bunu son bölgede yap. Asıl önemli olan orası!’"
FATİH TERİM, SIMEONE VE LUIS ENRIQUE'Yİ ÖRNEK ALIYOR
Teknik direktörlük anlayışını şekillendiren isimlerden söz eden Arda Turan, farklı antrenörlerden öğrendiklerini kendi sisteminde birleştirdiğini söyledi.
“Savunma açısından Simeone'den çok şey alıyorum: pozisyon alma, kompaktlık, pres ve pas yollarını kapatma. Hücumda ise yerleşik savunmalara karşı çözüm üretme konusunda Luis Enrique'den ilham alıyorum. Oyuncularla ilişkiler ve stres yönetimi konusunda Fatih Terim'i, sezon öncesi hazırlıklarında antrenör Ortega'yı, duran top organizasyonlarında ise Burgos'u örnek alıyorum.
Ancak bir teknik direktör, kimliğini tek bir kişiden etkilenerek oluşturmaz. Herkesten bir şeyler öğrenir ve ardından bu dersleri kendi sistemine entegre eder.”
'MOTİVASYON İNSANIN İÇİNDEN DOĞAN BİR GÜCE DÖNÜŞÜR'
Oyuncularını nasıl motive ettiği sorulan Arda Turan, motivasyonun yalnızca maç öncesi konuşmalardan ibaret olmadığını vurguladı.
“Başarılı olmak istiyorsanız konfor alanınızdan çıkmalısınız. Shakhtar'a gelmemin nedenlerinden biri de buydu. Motivasyon yalnızca maç öncesi konuşmalardan ibaret değil. Sessizlik, bir şarkı, bir film, bir hikâye ya da bir oyuncuyla yapılan kısa ve samimi bir sohbet, tahmin edilenden çok daha büyük bir etki yaratabilir. Oyuncuların içinde yaşadığımız gerçeklikle bağ kurmalarını seviyorum. Neden burada oynuyoruz? Bu insanlara ne borçluyuz? Bu soruların yanıtlarını bulduğunuzda motivasyon artık dışarıdan gelmez; insanın içinden doğan bir güce dönüşür.”
'INTER'E SAYGI DUYUYOR VE HAYRANLIK BESLİYORUM'
Futbolculuk döneminde Inter'e transfer olmaya yaklaştığının hatırlatılması üzerine Arda Turan, geçmişte kalan ihtimallere odaklanmadığını belirtti.
“Inter, dünya futbolunun en büyük markalarından biri. Ancak futbolculuk kariyerim geçmişte kaldı ve ‘acabalarla yaşamak doğru olmaz. Inter'e saygı duyuyor ve hayranlık besliyorum ama bugünün tadını çıkarıyorum.”
'INTER HER KULVARDA ŞAMPİYON OLABİLECEK KAPASİTEDE'
Inter Teknik Direktörü Cristian Chivu'nun çalışmalarını değerlendiren Arda Turan, İtalyan ekibinin güçlü yönlerine dikkat çekti.
“Geçen yıl inanılmaz bir iş çıkardı. Yeniden şampiyon olmak zordur. Özellikle de dünyanın en zorlu liglerinden biri olan Serie A'da. Inter'in sahadaki enerjisi, Chivu ile oyuncuları arasında çok güçlü bir bağ olduğunu gösteriyor. Cristian'ın en çok takdir ettiğim özelliklerinden biri de bu. Bu seviyede böyle bir bağ, takıma ekstra bir güç kazandırabilir. Bu Inter, mücadele ettiği her seviyede şampiyon olabilecek kapasiteye sahip bir takım.”
'INTER'İN ZAYIF YÖNLERİNİ AÇIKLAMAK SAYGISIZLIK OLUR'
Inter'in zayıf noktalarını görüp görmediği sorulan Arda Turan, rakibinin eksiklerini kamuoyu önünde paylaşmak istemediğini söyledi.
“Bunlar hakkında kamuoyu önünde konuşmayı saygısızlık olarak görüyorum. Sadece onların zayıf noktalarını tespit edip bunlardan yararlanabilmeyi umuyorum.”
HAKAN ÇALHANOĞLU SÖZLERİ: 'O BENİM KARDEŞİM'
Inter forması giyen milli futbolcu Hakan Çalhanoğlu ile karşı karşıya gelecek olmasını değerlendiren Arda Turan, eski takım arkadaşına duyduğu sevgiyi dile getirdi.
“Hakan benim için eski bir takım arkadaşından çok daha fazlası. O benim kardeşim, Türkiye'nin kaptanı ve ona karşı çok büyük bir sevgi besliyorum.
Sahada olağanüstü bir oyuncu. Oyunun temposunu kontrol ediyor, baskı altında bile her zaman doğru olanı yapıyor ve bir lider gibi davranıyor. Ona karşı oynamak her zaman zordur. Ancak ben hikâyenin duygusal tarafına odaklanmayı tercih ediyorum: Türk futbolunu en üst seviyede temsil etmiş iki kişi karşı karşıya gelecek."
'ŞAMPİYONLAR LİGİ'Nİ ATLETICO MADRID'İN KAZANMASINI İSTERİM'
UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki favorilerini açıklayan Arda Turan, eski takımı Atletico Madrid'e ayrı bir parantez açtı.
“PSG ve Bayern favoriler. Barcelona sürpriz yapabilir, Inter de çok ileri gidebilir. Ancak bir takım seçmem gerekirse Atletico Madrid'in kazanmasını isterim.”
KRAMPON OLAYINA ESPRİLİ YANIT
2015 yılında Atletico Madrid-Barcelona maçında kramponunu çıkarıp dördüncü hakeme fırlattığı olayın hatırlatılması üzerine Arda Turan, aynı davranışı bir oyuncusunun yapması halinde vereceği tepkiyi anlattı.
“‘Sadece ona isabet ettirmediğinden emin ol.’ (Gülüyor.) Teknik direktör olduğunuzda sorumluluklarınız artıyor. Oyuncumun öfkelenmekte haklı olduğunu düşünüyorsam ona hak verdiğimi söylerdim. Yanlış olan tek şey, bunu ifade etme biçimi olurdu…”
DAVID BECKHAM BENZETMESİNE YANIT: 'BUNU İLTİFAT OLARAK GÖRÜYORUM'
Röportajın sonunda Arda Turan'a, futbolculuk döneminde kendisi için kullanılan "Bir savaşçı gibi oynayan Beckham" benzetmesi hatırlatıldı.
Günümüz futbolunda kendisine benzettiği oyuncunun sorulması üzerine Turan, Atletico Madrid forması giyen Alex Baena'nın ismini verdi.
“Bazen Alex Baena'yı kendime benzetiyorum. Ancak o, benim olduğumdan daha fazla gol odaklı ve daha agresif bir oyuncu.
Bu ifadeyi iltifat olarak görüyorum. Umarım bunu söylerken tarzımı ve dış görünüşümü de kastetmiştir."



