ShiftDelete
Haber akışına dön

ASELSAN’ın Finansal Performansı Ve Borsadaki Durumu

ASELSAN’ın Finansal Performansı Ve Borsadaki Durumu

Teknoloji Haberleri

ASELSAN 9 aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Hasılat 151,5 milyar TL'ye, net kar 26,5 milyar TL'ye, sipariş defteri 30,7 milyar dolara ulaştı. Peki bu performans, borsadaki değerine yansıdı mı?

28 Ekim 2026

ASELSAN, 2026’nın ilk dokuz ayına ait finansal sonuçlarını dün akşam KAP’ta açıkladı.

Rakamları tek tek okuduğumda akla gelen ilk cümle şu: Büyüme hızını artıran bir şirketin bilançosu… Öte yandan aynı şirketin hissesi son üç ayda yerinde sayıyor, hatta geriliyor.

Bu yazıda ikisini birlikte konuşmak istiyorum, çünkü bence bugünün asıl hikayesi bu ikisinin arasındaki makas.

Rakamlar ne söylüyor?

Şirketin hasılatı ilk dokuz ayda geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 28 artarak 151,5 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK yüzde 38 büyüyerek 40,6 milyar TL’ye çıktı, marj ise 190 baz puan iyileşti.

KAP’a yansıyan tablolara göre dokuz aylık net kar da yüzde 75 artışla 26,47 milyar TL oldu. Üçüncü çeyrekte açıklanan 11,2 milyar TL’lik net kar, Matriks’in derlediği 8,9 milyar TL civarındaki piyasa beklentisinin belirgin şekilde üzerinde kaldı.

Öne çıkan başlıkları kısaca şöyle özetleyebilirim:

Hasılat: 151,5 milyar TL (reel yüzde 28 artış)

İmzalanan yeni sözleşmeler: 14 milyar dolar (şirket tarihinin en yüksek seviyesi)

Bakiye siparişler: 30,7 milyar dolar

Alınan iş/satışlar oranı: 4,4 (geçen yıl aynı dönem 2,5)

FAVÖK marjı: yüzde 26,8 (geçen yıl yüzde 24,9)

Kapasite ve yüksek teknoloji yatırımları: 684 milyon dolar (yüzde 228 artış)

30 milyar dolarlık sipariş defteri

Benim için tablonun en çarpıcı satırı bakiye siparişler. 2025’i 20 milyar dolar seviyesinde kapatan sipariş defteri, dokuz ayda 30,7 milyar dolara çıktı ve şirket tarihinde ilk kez 30 milyar doları aştı.

Yalnızca son çeyrekte gelen artış 7,5 milyar dolar. Yeni ihracat sözleşmeleri de yüzde 34 artışla 1,9 milyar dolara ulaştı.

Alınan iş/satışlar oranının 4,4 olması, şirketin sattığının dört katından fazla yeni iş aldığı anlamına geliyor. Hava savunma, radar, elektronik harp, güdüm ve yapay zeka destekli kent güvenliği sistemleri bu siparişlerin taşıyıcısı.

Genel Müdür Ahmet Akyol bu tabloyu tek cümleyle özetliyor: “Siparişi kapasiteye, kapasiteyi geleceğe dönüştürüyoruz.”

Büyürken verimli kalabilmek

Hızlı büyüyen şirketlerde marjların erimesi sık görülen bir durumdur. ASELSAN’da tersi oluyor. FAVÖK marjı yükselirken kişi başı hasılat dolar bazında yüzde 4 arttı. Akyol bunu yapay zekanın süreçlerde kullanımına, dijital dönüşüme ve katma değeri yüksek ürünlerin payının artmasına bağlıyor: “Biz büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz.”

Yatırım tarafı da aynı kararlılıkla ilerliyor. Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazı faaliyete geçti, Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi devreye alındı. Ar-Ge harcaması yüzde 36 artışla 1,3 milyar dolara ulaştı.

Uydu, kuantum hesaplama, su altı, yüksek güçlü mikrodalga ve mikroelektronik gibi giriş bariyeri yüksek alanlara yönelim dikkat çekiyor. Alçak yörünge uydu konsepti ASTRALINK’in tanıtılması da ASELSAN’ın uydu haberleşmesine adım attığını gösteriyor.

Bütün bu yatırım temposuna rağmen bilanço disiplini korunmuş görünüyor. Finansal borçların aktiflere oranı yüzde 14, özkaynak oranı yüzde 55. Finansman giderleri yüzde 10,3 azalırken özkaynak karlılığı yüzde 16,6’ya, aktif karlılığı yüzde 9’a çıktı. Operasyonel nakit akışı 23 milyar TL.

Borsada son üç ay

Şimdi gelelim madalyonun öbür yüzüne. ASELS, 28 Temmuz’da 358 TL’den kapanmıştı. Bilançonun açıklandığı 27 Ekim’deki kapanış ise 340,75 TL. Yani son üç ayda hisse yaklaşık yüzde 5 değer kaybetti.

Bu dönemde ağustos sonunda 410 TL’nin üzerini görse de sonbaharla birlikte yön aşağı döndü. 19 Ekim’de 322,25 TL’ye kadar gerileyen hisse, ertesi gün gün içinde 318,50 TL’yi test etti.

Dalgalanmanın sertliği de dikkat çekici. 29 Eylül’de yüzde 7,8 düşen hisse, 1 Ekim’de yaklaşık yüzde 10 yükseldi, 7 Ekim’de ise yeniden yüzde 7’nin üzerinde değer kaybetti. Temelde bu ölçüde bir değişiklik yokken fiyatın böyle savrulması, satışın şirketten çok piyasanın genelinden geldiğini düşündürüyor.

27 Ekim kapanışına göre yaklaşık 1,55 trilyon TL piyasa değeriyle ASELSAN hala Borsa İstanbul’un en değerli şirketi. Sonuçlar seans kapandıktan sonra açıklandığı için bilançoya asıl tepkiyi bugünkü seansta göreceğiz.

Fon krizinin gölgesi

Bu tabloyu son dönemde yaşanan fon krizinden ayrı okumak mümkün değil. Kısaca hatırlatayım: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı fon ve hisselerdeki olağan dışı hareketler nedeniyle 19 Ağustos’ta soruşturma başlattı.

Eylül ortasında Pusula Portföy’ün katılma payı iadelerinde temerrüde düştüğünü açıklamasının ardından fonların ellerindeki payları hızla satmaya çalışması Borsa İstanbul’da sert bir satış dalgası yarattı.

SPK, 455 binden fazla yatırımcıyı ilgilendiren 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Ekim ayında SPK Başkanı görevden alındı, tasfiye edilen fonlara ilişkin kanun TBMM’de kabul edildi. Soruşturmada tutuklu sayısı 27 Ekim itibarıyla 120’ye ulaştı. Süreç yargıda devam ediyor, sorumluluk konusundaki son sözü de yargı söyleyecek.

Benim bu konudaki görüşüm net: Ortada ASELSAN’ı ilgilendiren bir soruşturma yok, ama krizin faturası ASELSAN gibi şirketlerimize de kesiliyor. Krizle birlikte işlem hacimleri yüzde 30’a varan oranlarda düştü, piyasaya duyulan güven sarsıldı.

Böyle dönemlerde yatırımcı ve kurumlar likidite ihtiyacını en derin, en kolay satılabilen hisselerden karşılar. ASELSAN’ın en büyük ve en likit hisselerden biri olması, ne yazık ki bu baskıyı en çok hissedenlerden biri olmasına yol açıyor.

Sonuç olarak ASELSAN ve benzeri güçlü şirketlerimiz, Borsa İstanbul’da hak ettikleri değere ulaşma konusunda zor bir süreçten geçiyor.

Sabır ve güven meselesi

Bir yanda tarihinin en dolu sipariş defteri, artan marjlar ve hızlanan yatırımlar var. Diğer yanda güven kaybıyla sarsılmış bir piyasa. Kurum raporları da bu ayrışmaya işaret ediyor. Son bir yılda ASELS için hedef fiyat açıklayan 27 aracı kurumun medyan beklentisi 480 TL seviyesinde.

Bence ASELSAN’ın sorunu temelde değil, zamanlamada ve piyasa ortamında. Fon kaynaklı belirsizlik dağıldıkça ve piyasaya güven geri geldikçe, fiyatın yeniden şirketin gerçek performansını yansıtmaya başlayacağını düşünüyorum.

Akyol’un ifadesiyle hedef, ASELSAN’ı dünyanın önde gelen savunma teknolojisi şirketlerinden biri haline getirmek. Rakamlar bu hedefin hayal olmadığını gösteriyor. Borsanın bunu fiyatlaması ise biraz sabır, daha çok da güven istiyor.

Not: Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
shiftdelete.net