Avrupa Birliği, stratejik madenlerde Çin'e bağımlılığını azaltmak için 2 milyar euroluk fon hazırlıyor. Yeni plan, maden şirketlerine doğrudan ortak olunmasını, kritik ham maddelerin stoklanmasını ve sanayi yatırımlarının devlet desteğiyle güvenceye alınmasını öngörüyor.
Avrupa'dan Çin'e Karşı 2 Milyar Euroluk Hamle: Maden Şirketlerine Ortak Olacak

Avrupa Birliği (AB), Çin'in kritik ham madde piyasalarındaki hâkimiyetine karşı kamu kaynaklarını doğrudan kullanacağı yeni bir yatırım modeli üzerinde çalışıyor. Avrupa Parlamentosunun 20 Ekim'de desteklediği düzenleme, 2 milyar euroluk fon oluşturulmasını ve stratejik maden şirketlerine ortak olunmasını öngörüyor. Planın ayrıntıları, 27 Ekim'de uluslararası basında yeniden gündeme gelirken Avrupa'nın ABD ve Japonya'daki devlet destekli yatırım modellerine yöneldiği görülüyor.
Yeni yaklaşım, özellikle elektrikli araç bataryaları, yarı iletkenler, yenilenebilir enerji sistemleri ve savunma sanayisinde kullanılan ham maddelerin tedarikini güvence altına almayı amaçlıyor. Ancak Avrupa Parlamentosunun desteği, düzenlemenin yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor. Nihai uygulama için AB üyesi ülkelerle müzakerelerin tamamlanması gerekiyor.
AB maden şirketlerine doğrudan ortak olabilecek
Planın merkezinde, Avrupa Kritik Ham Maddeler Merkezi adıyla bağımsız bir kurum oluşturulması bulunuyor. Yeni kurumun stratejik madenlerin ortak satın alınmasını koordine etmesi, tedarik risklerini izlemesi ve gerektiğinde Avrupa genelinde ham madde stokları oluşturması hedefleniyor. Kurum ayrıca madencilik, işleme ve geri dönüşüm yatırımlarının finansmanında rol üstlenecek.
Öngörülen 2 milyar euroluk başlangıç katkısı, AB'nin 2028–2034 bütçesinden karşılanacak. Fonun şirketlere ortaklık, kredi ve garanti gibi araçlarla destek vermesi planlanırken üye ülkelerden, özel yatırımcılardan ve Avrupa Yatırım Bankasından ek kaynak sağlanması hedefleniyor. Böylece AB, yalnızca teşvik sağlayan değil, stratejik üretim şirketlerinin sermayesine doğrudan katılabilen bir yatırımcı konumuna gelebilecek.
Çin'in maden gücü Avrupa'yı harekete geçirdi
Avrupa'nın yeni yaklaşımında Çin'in nadir toprak elementleri ve kritik madenlerin işlenmesindeki güçlü konumu belirleyici oluyor. Lityum, kobalt, grafit ve nadir toprak elementleri gibi ham maddeler; bataryalardan savaş uçaklarına, rüzgâr türbinlerinden gelişmiş çiplere kadar çok sayıda stratejik ürünün üretiminde kullanılıyor.
Bu malzemelerin tedarikinin sınırlı sayıda ülkede yoğunlaşması, ihracat kısıtlamalarını Avrupa sanayisi açısından önemli bir risk haline getiriyor. AB, yeni yatırımlarla hem kendi üretim ve işleme kapasitesini artırmayı hem de alternatif tedarikçilerle uzun vadeli bağlantılar kurmayı amaçlıyor. Düzenleme kapsamında kalıcı mıknatıs atıklarının ihracatına belirli koşullarda sınırlama getirilmesi de değerlendiriliyor.
ABD'nin 400 milyon dolarlık yatırımı örnek oldu
Avrupa'nın değerlendirdiği modelin dikkat çekici örneklerinden biri, ABD yönetiminin nadir toprak elementi üreticisi MP Materials'a yönelik yatırımı oldu. Pentagon, şirkette yüzde 15 pay elde edilmesini sağlayabilecek 400 milyon dolarlık sermaye yatırımı ve 150 milyon dolarlık kredi desteğiyle stratejik tedarik zincirine doğrudan müdahale etti. Anlaşma ayrıca belirli nadir toprak ürünleri için fiyat güvencesi içeriyor.
Avrupa Parlamentosundaki girişimin öncüsü Mohammed Chahim, benzer araçların Avrupa sanayisinin rekabet gücünü koruması açısından önemli olduğunu savunuyor. Bununla birlikte 2 milyar euroluk başlangıç kaynağının tek başına yeterli olmayabileceğine dikkat çekiliyor. Fonun başarılı olması, özel sektör ve kamu finansmanından ne ölçüde ek yatırım çekilebileceğine bağlı olacak.
Kritik madenlerde yeni yatırım yarışı
Avrupa Birliği, düzenleme çalışmalarından ayrı olarak madencilik, işleme ve geri dönüşüm alanlarında stratejik projeleri desteklemeyi sürdürüyor. Ekim ayında 16 üye ülkeden 46 projeye stratejik statü verilmesi, üretim zincirinin farklı aşamalarında kapasite oluşturma hedefinin somut adımlarından biri oldu. Yeni fonun kabul edilmesi halinde bu tür yatırımların finansmana erişiminin kolaylaştırılması amaçlanıyor.
Türkiye açısından gelişme, Avrupa'nın sanayi tedarik zincirlerini yeniden şekillendirme çabası nedeniyle önem taşıyor. Özellikle madencilik, metal işleme ve geri dönüşüm alanlarında Avrupa pazarına üretim yapan şirketler için yeni iş birliği olanakları doğabilir. Ancak Türkiye'deki projelerin fondan yararlanıp yararlanamayacağı henüz netleşmiş değil. Düzenlemenin nihai kapsamı, AB kurumları arasındaki görüşmelerin ardından belirlenecek.




