İstanbul'da 14 Ekim'de etkili olan şiddetli sağanak yağış, kentin birçok noktasında su baskınlarına ve taşkınlara yol açarken, özellikle Sarıyer'in Ayazağa Mahallesi'nde ağır bir tablo ortaya çıktı. Sel sularının sürüklediği araçlar, su altında kalan iş yerleri ve kullanılamaz hale gelen yapılar felaketin boyutunu gözler önüne serdi. Can kayıplarının yaşandığı afetin ardından gözler, dere yataklarındaki yapılaşmaya, imar kararlarına ve altyapı çalışmalarına çevrildi.
Ayazağa'da Çed Ve Ruhsat Tartışması: Kurum, Tayyar Ve Zeynel Emre Karşı Karşıya

Felaketin ardından başlayan tartışmalar ise siyasetin gündemine yerleşti. Selin yol açtığı yıkımda hangi kurumların sorumluluğu bulunduğu sorusu üzerinden hükümet ve yerel yönetim temsilcileri karşı karşıya geldi
ÖZGÜR ÖZEL'DEN MURAT KURUM'A DERE YATAĞINDA İMAR SUÇLAMASI
Yaşanan büyük felaketin ardından YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, sel sırasında inşaat halindeki blokların alt katlarının su altında kalan RamsPark projesi üzerinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u hedef aldı. Dere yatağının etki alanında bulunduğunu savunduğu projeye İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) izin vermediğini öne süren Özel, yapı ruhsatının 2026 yılında Bakanlık tarafından verildiğini belirtti.
Özel partisinin grup toplantısında şu ifadeleri kullandı: "İşte bu RamsPark'ı yapanlar, bu Rams'ta dere yatağı etkilenme alanına yasak olduğunu bile bile İstanbul'dan alamadıkları ruhsatı Murat Kurum'un imzasıyla 2026'da almışlar arkadaşlar. Onun için Murat Bey, felakette siyaset yapmasak çok olur diyor. Ya Murat Bey! Ya Murat Bey!"
MURAT KURUM ÖZEL'E "YALANCI" DİYEREK YÜKLENDİ
Özgür Özel'in açıklamasının kamuoyunda geniş yankı uyandırmasından sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum sosyal medya hesabından sert sözlerle yüklendi. Özel'i acılar üzerinden siyaset yapmakla suçlayan Kurum, projenin Sarıyer Belediyesi'nin teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 2022 yılındaki onayıyla hayata geçirildiğini savundu.
Kurum, İBB'nin projede doğrudan pay sahibi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Ayazağa'da 'dereye imar izni verildi' dediğiniz proje, Sarıyer Belediyesi’nin teklifiyle, 2022’de İBB’nin onayıyla hayata geçmiştir. Bu projede İBB'nin 1,1 milyar TL satış bedeli ve 4.004 m² inşaat alanı payı vardır. Yani İBB projeye doğrudan ortaktır."
Kurum aynı zamanda dönemin Sarıyer Belediyesi'ni de suçlayarak ,inşaat ruhsatı sürecini uzattığını ve bu nedenle hak sahiplerinin mağdur olduğunu öne sürerek Bakanlığın sadece belediye tarafından mağdur edilen 950 hak sahibi için müdahil olduğunu aktardı.
DERE ISLAHI VE YIKIM SORUMLULUĞU İÇİN BELEDİYELERİ İŞARET ETTİ
Ayazağa'daki derenin ıslah edilmesi ve dere üzerindeki yapıların kaldırılması konusuna da değinen Kurum, bu çalışmaların belediyelerin sorumluluğunda olduğunu savundu. Kurum, "Ayrıca bölgedeki derenin ıslahı, dere üzerindeki yapıların yıkılması tamamen belediyelerin sorumluluğundadır" ifadelerini kullandı.
TARTIŞMAYA ZEYNEL EMRE DE KATILDI: BAKANLIĞIN ÇED DUYURUSUNU PAYLAŞTI
Yaşanan gerilime YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre'de katıldı, sosyal medya hesabından Bakanlığın ÇED duyurusunu paylaşan görsel yayınlayan Emre, Bakan Kuruma bir "Önce bu sorulara yanıt ver" diyerek bir açıklama yayınladı.
Kurum'un Özel'e karşılık vermesini hadsizlik olarak nitelendiren Emre "Ayazağa’da dere yatağında, selin vurduğu alandaki inşaat projesine ÇED olumlu onayını kim verdi? Senin Bakanlığın! Yani dere yatağına inşaat yapılabilir onayı vererek suç işleyen senin Bakanlığın!" dedi.
Emre paylaşımının devamında, "Peki, o projenin ruhsatını kim verdi? İlçe belediyesi ruhsat vermeyince devreye kim girdi? Yine senin Bakanlığın!"
"ÇED kararını onaylayan, İnşaat ruhsatını veren sensin!" sözleriyle Kurum'u hedef alan Emre, "Utanmadan hâlâ çıkıp konuşuyorsun. İstanbul halkı senin notunu son yerel seçimde verdi" ifadelerini kullandı.
TARTIŞMAYA ŞAMİL TAYYAR DA KATILDI: "MUHALEFET LAF OLSUN TORBA DOLSUN DİYE YAPILMAZ"
Tartışmaya eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar da dahil oldu. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in iddialarına yanıt veren Tayyar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un açıklamalarına destek vererek projenin Sarıyer Belediyesi'nin teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) onayıyla hayata geçirildiğini savundu.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Tayyar, dere yatağında yapılaşmayı savunmadıklarını belirterek Özel'in iddialarının doğru olması halinde kendilerinin de buna karşı çıkacağını ifade etti.
"İDDİASI DOĞRUYSA BİZ DE DESTEK VERİRİZ"
Özgür Özel'in Ayazağa'daki imar planına ilişkin açıklamalarını değerlendiren Tayyar, CHP liderinin AK Parti'yi suçladığını belirtti. Tayyar, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Özgür Özel’in Ayazağa’daki imar planıyla ilgili bugün bazı iddiaları vardı. AK Parti’yi suçluyordu. Eğer iddiası doğruysa biz de destek veririz, dere yatağına yapılaşmayı savunmayız."
"İMAR PLANI 2022'DE İBB ONAYIYLA YÜRÜRLÜĞE GİRDİ"
Ayazağa Deresi'nin bulunduğu Sarıyer ilçesinin uzun yıllardır CHP yönetiminde olduğunu hatırlatan Tayyar, imar planının hazırlanması ve onaylanması sürecinde belediyelerin sorumluluğu bulunduğunu savundu. Bakan Kurum'un açıkladığı rakamları yineleyen Tayyar, İBB'nin projeye ortak olduğunu ileri sürdü. Tayyar, "Üstelik bu projede İBB’nin 1.1 milyar lira satış bedeli ve 4.004 metrekare inşaat alanı var. Yani İBB projeye doğrudan ortak" ifadelerini kullandı.
Tayyar, Bakanlığın müdahalesinin Sarıyer Belediyesi'nin ruhsat işlemlerini uzatması nedeniyle gerçekleştiğini savundu. Tayyar, "Çevre Bakanlığı ise Sarıyer Belediyesi inşaat ruhsat sürecini uzatınca 950 hak sahibinin mağduriyetini gidermek için sonradan devreye girdi" dedi.
Son olarak muhalefetin tutumunu eleştiren Tayyar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Ayrıca derelerin ıslahı ve dere yatağındaki yapıların yıkımının belediyenin sorumluluğunda olduğunu biliyoruz. Özetle. Muhalefet 'laf olsun torba dolsun' diye yapılmaz."
Siyaset sel felaketinin sorumlularını tartışırken selden hayatını kaybeden vatandaşların sayısı artmaya devam ediyor, sel sularına kapılarak kaybolan son kişi olan Ahmet Derin'in cansız bedeninin Haliç'te bulunmasıyla İstanbul'daki can kaybı 7'ye ulaşmış durumda.



