Ayşe Böhürler ile AKP'nin 25 yılı: 'Kendimizle yüzleşen bir partiyiz, esneme kabiliyetimiz var'

Adalet ve Kalkınma Partisi, kuruluşunun 25. yılını kutluyor. Partinin Kurucular Kurulu üyesi Ayşe Böhürler, program ve tüzük üzerine çalışan ekipte yer almış bir isim. Ayrıca 10 yıl boyunca partinin Merkez Karar Yürütme Kurulu'nda (MKYK) görev yaptı. Gazeteci, yapımcı ve yazar Böhürler, 2023'teki genel seçimlerde Kayseri milletvekili seçildi. Böhürler ile TBMM'deki odasında partinin çeyrek asırlık serüvenini konuştuk.

Milletvekili Türkiye'nin bu 25 yıllık AK Parti döneminde "güçlü bir devlet" haline geldiğini söylüyor. Son yıllarda büyükşehirlerdeki oy düşüşlerini yorumlarken değişen sosyolojinin farkında olduklarını ve bunu anlamaya çalıştıklarını belirtiyor. Partinin en büyük özelliklerinden birinin ilkelerini koruyarak esneme kabiliyeti olduğunu vurguluyor. Ayrıca AK Parti'nin kadın hakları konusunda "devrimci bir parti olduğunu" savunuyor.

Böhürler, 12 Eylül döneminde üniversiteye başladığını, gençlik döneminde sivil toplum çalışmaları ve fikir hareketleri içinde yer aldığını söylüyor. Bu dönemde başörtülü bir kadın olarak yaşadıklarının, AKP'nin kuruluşunda yer alma kararına rol oynadığını ifade ediyor:

"Biz o dönemin gençleri olarak kendimizi ifade etme, kendi kimliğimize sahip olma noktasında sorunlar yaşayıp, yasaklanıp, kamusal alandan dışlanıp, önümüze engeller getirilip, birçok badireyi atlattıktan sonra bu partiyi kurma sürecinin içine girdik."

Böhürler, AK Parti'nin Türkiye'de dindar insanların ayrımcılığa uğraması, yok sayılması ve sistemin dışına itilmesi üzerine kurulmuş bir parti olduğunu belirtiyor: "Tek sebep bu değildir ama bu da önemli bir yer tutar."

Partinin kuruluşunda herkesin Milli Görüş kökenli olmadığını, çok farklı eğilimlerden insanların bir araya geldiğini vurguluyor. "Herkese, 'Türkiye merkezli düşünüyorsanız bizim partimiz içinde yer bulabilirsiniz' dedik ve birçok insan da geldi. Bu bir toplumsal uzlaşma partisiydi aslında."

Böhürler, iktidara geldikleri ilk yıllarda önceliklerinin ekonomiyi düzeltmek olduğunu söylüyor: "En büyük hedefimiz, bu devleti toparlamak, ekonomik olarak halkı kalkındırmak, özgüven sağlamak, her şeyden önce bu milletin kendine özgüven duymasını sağlamak ve ülkeyi güçlendirmekti."

Kadın hakları konusunda AK Parti devrimci olarak tanımlanıyor. Böhürler, "AK Parti'nin kadınlara yönelik hakları yasalaştırma sürecine herkes vakıf. Biz ülkenin hemen her yerinde kadınların eğitime erişimini destekledik ve bunun önünü açtık. Şiddete uğrayan kadınların müracaat edecekleri ALO 183 şiddet hattı dahil olmak üzere o mekanizmaları kuran AK Parti'dir."

Böhürler, kadın cinayetleriyle ilgili olarak ise "Toplumsal değişimle kadına yönelik şiddette farklı boyutlar ortaya çıktı. Şimdi kadın cinayetlerinin başka bir boyutu var ve bununla da mücadele ediyoruz" diyor.

Son yıllarda artan otoriterleşme eleştirilerini ise reddediyor: "Türkiye'de seçimler yapılır ve her zaman bu seçimler gayet demokratik yapılır."

Böhürler, AK Parti'nin esneme kabiliyeti olduğunu savunarak, "Bir taraftan ilkeleri koruyorsunuz. Partinin kuruluş ilkeleri var. Ayağınızı Türkiye merkezli bir siyasete basıyorsunuz ama öbür taraftan da dünyadaki gelişmeler değişimler karşısında esnek bir politika uyguluyorsunuz. Bu dinamizm AK Parti'yi 25 yıla kadar taşıdı."