Babacan, Türkiye'de sanayinin ve vatandaşın alım gücünün ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu söyledi. Bursa'da geçen hafta 10 bin kişinin sanayi sektöründe işten çıkarıldığını öne süren Babacan, yıllardır faaliyet gösteren fabrikaların birer birer kapandığını belirtti. TÜİK verilerine de dikkat çeken Babacan, her gün sebze veya salata tüketenlerin oranının 2010'daki yüzde 69 seviyesinden 2025'te yüzde 32'ye, günlük meyve tüketenlerin oranının ise yüzde 57'den yüzde 28'e düştüğünü açıkladı.
Babacan'dan Ekonomik Çöküş Uyarısı: Bursa'da Bir Haftada 10 Bin Kişi İşten Çıkarıldı

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Antalya'da ForumX platformu üyeleriyle bir araya geldiği toplantıda hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi. Yüksek faiz ve baskılanmış döviz kuru politikasının sanayi üretimini olumsuz etkilediğini savunan Babacan, artan hayat pahalılığının vatandaşların temel gıda tüketimini de ciddi biçimde düşürdüğünü söyledi.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) araştırmalarından veriler paylaşan Babacan, meyve ve sebze tüketimindeki gerilemeye dikkat çekerken, Bursa'daki işten çıkarmalara ilişkin de çarpıcı iddialarda bulundu.
"BURSA'DA GEÇEN HAFTA 10 BİN KİŞİ İŞTEN ÇIKARILDI"
Türkiye'nin dört bir yanında fabrikaların kapandığını belirten Babacan, özellikle yüksek faiz ve baskılanmış kur politikasının sanayicileri zor durumda bıraktığını ifade etti.
Babacan, Bursa'da yaşandığını belirttiği işten çıkarmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'nin dört bir yanında yılların, on yılların fabrikaları teker teker kapanıyor. Eğer bu yüksek faiz, bastırılmış kur politikası devam ederse bir süre sonra bakacaksınız açık gördüğünüz bazı fabrikalar da maalesef her ay kapanmaya devam edecek."
Bursa'da sanayideki istihdam kaybının ciddi boyutlara ulaştığını savunan Babacan, şöyle devam etti:
"Geçen hafta sadece Bursa'da 10 bin kişi işten çıkarıldı sanayide. Bir uluslararası yatırım ki dünyanın en büyük örneklerinden birisi. Tek bir fabrikadan 1800 kişi çıkarıldı. İnegöl'de mobilya fabrikalarından çıkarılanlar... Gerçekten sanayi kan ağlıyor şu anda."
TÜİK VERİLERİNİ AÇIKLADI: MEYVE VE SEBZE TÜKETİMİ YARIYA İNDİ
Babacan, hayat pahalılığının vatandaşların beslenme alışkanlıkları üzerindeki etkisini göstermek için TÜİK'in sağlık araştırması verilerini paylaştı.
Her gün sebze veya salata tüketenlerin oranının 2010 yılında yüzde 69 olduğunu, 2025'te ise yüzde 32'ye gerilediğini belirten Babacan, meyve tüketiminde de benzer bir düşüş yaşandığını söyledi.
"Bakın, her gün sebze veya salata tüketen vatandaşlarımızın oranı 2010 yılında yüzde 69 iken 2025'te yüzde 32'ye düşmüş. Meyvede durum daha kötü. Meyve yüzde 57'den inmiş yüzde 28'e. Günde bir üzüm de olsa, bir tane üzüm de olsa taze meyve tüketen vatandaşlarımızın oranı bu."
TÜİK'in araştırmasında günlük meyve tüketenlerin oranı 2025 yılı için yüzde 28,7, sebze veya salata tüketenlerin oranı ise yüzde 32,6 olarak yer alıyor.
"100 GENÇTEN 78'İ HER GÜN MEYVE YEMİYOR"
Gençlerin beslenme durumuna ayrıca dikkat çeken Babacan, 15-24 yaş grubunda her gün taze meyve tüketenlerin oranının yüzde 22'ye kadar gerilediğini belirtti.
"Gençlere soruyorlar, 'Bugün gün içerisinde şöyle bir dilim portakal da olsa meyve yedin mi?' diye. Yüz gencimizin yetmiş sekizi 'Hayır' diyor, sadece yirmi ikisi 'Evet' diyor. Tüketimdeki durum bu."
Babacan, günlük meyve tüketimindeki düşüşün vatandaşların alım gücündeki kaybı gösterdiğini savundu.
"TARIMA 180 MİLYAR, FAİZE 2 TRİLYON 825 MİLYAR LİRA"
Hükümetin tarım politikasını da eleştiren Babacan, tarıma ayrılan bütçenin faiz giderleriyle karşılaştırıldığında çok düşük kaldığını savundu.
"Tarıma ayrılmış 180 milyar, faiz 2 trilyon 825 milyar. Tarıma ayrılanın 16 misli faize ayrılmış. Tarıma daha çok destek vermek gerekiyor ve daha akıllı destek vermek gerekiyor."
Gıda enflasyonunun yüksek faiz politikasıyla düşürülemeyeceğini belirten Babacan, Türkiye'de fiyat artışlarının temel nedeninin üretim maliyetleri olduğunu ileri sürdü.
"Zannediyorlar ki biz faizi yükseltelim, enflasyon düşsün. Bunu kimseye anlatamazlar. Çünkü Türkiye'de enflasyon maliyet kaynaklı bir enflasyon. Talep kaynaklı değil. Bunu anlamadılar. Onun için çözemiyorlar."
"YEMİN VE GÜBRENİN YARISINI DEVLET ÖDEMELİ"
Babacan, gıda fiyatlarının düşürülmesi için çiftçinin üretim maliyetlerini azaltacak desteklerin artırılması gerektiğini söyledi.
Sulama yatırımlarının tamamlanmasını isteyen DEVA Partisi lideri, hayvancılıkta yem, bitkisel üretimde ise gübre maliyetlerinin yarısının devlet tarafından karşılanmasını önerdi.
"Enflasyonu düşürmenin yolu maliyeti aşağıya çekmek. Çiftçiye daha çok destek vermek, sulama yatırımlarını tamamlamak. Hayvancılıkta yemin yarısını mutlaka devlet ödeyecek. Bitkisel üretimde gübrenin yarısını mutlaka devlet ödeyecek."
Diğer ülkelerde tarımsal üretimin daha düşük maliyetle yapılabilmesini devlet desteklerine bağlayan Babacan, Türkiye'deki mevcut politikaların üreticiyi yeterince korumadığını savundu.
"TÜRKİYE YANLIŞ KARARLARIN BEDELİNİ ÖDÜYOR"
Sanayide fabrika kapanmalarının ve işten çıkarmaların devam edebileceği uyarısında bulunan Babacan, ekonomik sorunların yanlış politika tercihlerinden kaynaklandığını ileri sürdü.
Yüksek faiz ve baskılanmış döviz kurunun devam etmesi halinde üretim yapan işletmelerin daha fazla zorlanacağını belirten Babacan, Antalya'daki konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Nereden baksak bu güzel Türkiye, bu büyük Türkiye, bu güzel Antalya, bu büyük Antalya maalesef sadece ve sadece yanlış kararların, kötü yönetimin acısını çekiyor, sonuçlarını çekiyor. Biz bunu hak etmiyoruz. Türkiye'miz çok daha iyi yönetime layıktır diyoruz."



