Karar
Haber akışına dön

Babacan'dan Fatma Betül Sayan Kaya'nın Tutuklanmasına Tepki: Göstermelik Yargı Operasyonlarıyla Kandıramazsınız

Babacan'dan Fatma Betül Sayan Kaya'nın Tutuklanmasına Tepki: Göstermelik Yargı Operasyonlarıyla Kandıramazsınız

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Antalya'da düzenlenen Forum X toplantısına katıldı. İş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle kahvaltıda da bir araya gelen Babacan, Türkiye'de son dönemde gündemden düşmeyen fon skandalı, yolsuzluk iddiaları ve bunların ülke ekonomisine etkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yolsuzluğun artık münferit olaylarla açıklanamayacak boyutlara ulaştığını savunan Babacan, iktidarın birkaç gözaltı ve tutuklama kararıyla sorunun üstesinden gelemeyeceğini söyledi.

Yolsuzlukla mücadele için kapsamlı yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini belirten Babacan, Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubunun (GRECO) Türkiye'ye yönelik tavsiyelerinin uygulanmasını, kamu ihale mevzuatının değiştirilmesini, imar rantlarının vergilendirilmesini ve Siyasi Ahlak Yasası çıkarılmasını istedi.

"DÖRT YILDIR VARDI, NİYE BUGÜNE KADAR BEKLEDİNİZ?"

Konuşmasında fon skandalına geniş yer ayıran Babacan, yetkili kurumların geçmişte yaptıkları açıklamaları hatırlatarak neden daha önce harekete geçilmediğini sordu.

Babacan, şöyle konuştu:

"Bu fon meselesi ya dört yıldır vardı. Adalet Bakanı, 'İki sene önce bu iş bize gelmişti' diyor. Hazine ve Maliye Bakanı bir sene önce 'Fonda manipülasyonun farkındayız' diyor. Peki niye bir şey yapmıyorsunuz? Niye bugüne kadar beklediniz? Niye bu kadar şişti, şişti, şişti de ondan sonra bu kadar büyük bir maliyet olarak bu ülkenin sırtına yüklediniz?"

Yolsuzluğun ekonomik sonuçlarının artık görmezden gelinemeyeceğini belirten Babacan, konunun açıkça tartışılması gerektiğini söyledi.

"ÇALINANLAR O KADAR BÜYÜDÜ Kİ MEMLEKETİN EKONOMİSİNİ VURDU"

Yolsuzluğun ülke ekonomisini doğrudan etkileyen bir soruna dönüştüğünü ifade eden Babacan, geçmişte kullanılan "Çalıyor ama çalışıyor" söylemini de eleştirdi.

"Artık bundan sonra arkadaşlar, biz bu yolsuzluğu konuşmak zorundayız bu memlekette. Açık açık konuşmak zorundayız. Çünkü artık yolsuzluğun boyutu ülkenin ekonomisine büyük darbe indirecek bir şekle ulaştı."

Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artık ufak tefek o çalıyor, bu çalıyor, çalıyor, çalışıyor diyor başkanlar değil mi? Ya da bakanlar 'Çalıyor ama çalışıyor.' E, çalmasın arkadaş. Çalınanlar o kadar büyüdü ki memleketin ekonomisini vurdu artık."

"170 MİLYAR DOLARDAN FAZLA KAYIP VAR"

Yolsuzlukların Türkiye'nin varlıkları üzerindeki etkilerine dikkat çeken Babacan, halka açık şirketlerin değerinde 170 milyar doları aşan kayıp bulunduğunu söyledi.

Babacan, "Daha ne kadar büyük bir zarar olmasını bekliyorsunuz ki şu yolsuzlukla mücadele konusunda gerekenler yapılsın?" diye sordu.

"Sadece halka açık şirketlerin değerinde bakın, 170 milyar dolardan fazla kayıp var. Halka açık olmayan şirketlerimizi düşünün. Türkiye'deki tüm gayrimenkul piyasasını düşünün. Türkiye'nin tüm varlıklarını düşünün. Yazık değil mi bu ülkeye ya? Bir menfaat şebekesi üç beş kişi cebini dolduracak diye bu koskoca ülkenin ekonomisine büyük bir darbe vurdular. Zarar verdiler, veriyorlar."

İktidarın yolsuzlukla mücadelede samimiyetini ortaya koyması gerektiğini vurgulayan Babacan, sorunun çözümü için yasal düzenlemelerin zorunlu olduğunu ifade etti.

"ÖYLE BİR İKİ GÖSTERMELİK YARGI OPERASYONUYLA KİMSEYİ ALDATAMAZSINIZ"

Fon soruşturması kapsamında yürütülen adli işlemlere de değinen Babacan, gözaltı ve tutuklamaların tek başına yolsuzlukla mücadele anlamına gelmediğini savundu.

İktidara seslenen Babacan, şunları söyledi:

"Benim buradan iktidara çağrım acilen ve acilen. Öyle bir iki tane göstermelik gözaltı, tutuklama yetmez, kandıramazsınız. Yolsuzluk bu ülkede kanser hücresi gibi metastaz yapmış şekilde bütün vücuda yayılmış durumda."

"Öyle bir iki tane göstermelik yargı operasyonuyla kimseyi aldatamazsınız, inandıramazsınız. Eğer bu yolsuzluğa köklü çözüm bulmak istiyorsanız, samimiyseniz getirin şu kırk dört maddeyle ilgili ne gerekiyorsa Meclis'ten geçirelim."

"GRECO'NUN 54 TAVSİYESİNDEN SADECE 10'U YERİNE GETİRİLDİ"

Yolsuzlukla mücadelede uluslararası yükümlülüklerin uygulanması gerektiğini belirten Babacan, Türkiye'nin kurucu üyeleri arasında bulunduğu Avrupa Konseyinin çalışmalarına dikkat çekti.

Babacan, GRECO'nun Türkiye'ye 2022 yılında 54 maddelik bir tavsiye listesi sunduğunu, aradan geçen dört yılda bunların yalnızca 10'unun yerine getirildiğini söyledi.

"Türkiye Avrupa Konseyi'nin kurucu üyesi mi? Kurucu üyesi. GRECO denen bir sözleşme, yani yolsuzlukla mücadele sözleşmesi yapılmış mı? Yapılmış. Türkiye de altına imzayı atmış mı? Atmış."

Babacan, tavsiyelerin üst düzey kamu yöneticileri, milletvekilleri, hakimler ve savcılarla ilgili düzenlemeleri de içerdiğini belirtti.

"2022'de GRECO demiş ki Türkiye'ye şu elli dört tane adımı atmanız gerekiyor. Üst düzey yöneticilerle alakalı, milletvekilleriyle alakalı, savcılarla alakalı, hakimlerle alakalı... Aradan dört yıl geçmiş, sadece on konuda adım atılmış. Dört yıldır ne yapıyordunuz siz?"

Kalan 44 tavsiyenin hayata geçirilmesi için iktidara çağrıda bulunan Babacan, bu düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçirilmesini istedi.

"AVRUPA BİRLİĞİ'NİN KAMU ALIMLARI MEVZUATINI AYNEN UYGULAYALIM"

Babacan, yolsuzlukla mücadele kapsamında kamu ihalelerine ilişkin mevzuatın da değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa Birliği'nin kamu alımlarına ilişkin ortak düzenlemelerini hatırlatan Babacan, Türkiye'nin de bu kuralları uygulaması gerektiğini savundu.

"Eğer samimiyseniz Avrupa Birliği'nin otuz üç faslı vardır müktesebatta. Bu otuz üç faslın bir tanesi kamu alımları faslıdır. Şu anda İngiltere'yi de dahil edersek yirmi sekiz ülke ortak kamu alım mevzuatıyla bütün kamu yatırımlarını yapmaktadır. Devlet alımlarını bu ortak mevzuatla yapmaktadır. Peki Türkiye niye bunu uygulamıyor?"

İlgili yasa taslaklarının geçmişte hazırlandığını belirten Babacan, bu konudaki çalışmaların kendi hükümet görevi dönemine uzandığını ifade etti.

"Ben biliyorum ki ilgili bakanların masasının üzerinde bu taslaklar hazır. Çünkü ta zamanında biz hazırlamıştık, koymuştuk. O 2013, 2014, 2015. Onları zaten kabul etmedikleri için, kabul ettiremediğimiz için biz yolları ayırdık."

Babacan, düzenlemenin kısa sürede hayata geçirilebileceğini belirterek, "Eğer yolsuzlukla mücadelede samimiyseniz getirin Avrupa Birliği'nin kamu alımları mevzuatını Türkiye'de aynen uygulayalım. Bir ayda Meclis'ten geçer, üç ay sonra tıkır tıkır çalışmaya başlar" dedi.

"İMAR RANTLARI İÇİN SAĞLAM BİR VERGİ KANUNU ÇIKARALIM"

Konuşmasında belediyelerdeki imar kararları üzerinden sağlanan rantlara da değinen Babacan, parti ayrımı gözetmeksizin yanlış uygulamalar bulunduğunu söyledi.

"Samimiyseniz yolsuzlukla mücadelede gelin şu imar rantlarıyla ilgili sağlam bir vergi kanunu çıkaralım."

Babacan, belediye meclislerinde oybirliğiyle kabul edilen bazı kararlardan büyük haksız kazançlar elde edildiğini savundu.

"Bu imar rantlarıyla ilgili ta ilçesinden iline belediye meclisinde parti farkı gözetmeden oybirliğiyle kabul edilen çok yanlış işler var. Çok büyük haksız kazançlar var. O haksız kazançlara aracı olanlara bu kayıt dışı rantın dağıtımı var. Bunları herkes biliyor."

Yolsuzlukla mücadelede yalnızca belediyelerden adım beklenemeyeceğini belirten Babacan, gerekli yasaları çıkarma yetkisinin TBMM'de olduğunu hatırlattı.

"KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR DEMEYİN, HERKESİ KONUŞMAYA DAVET EDİYORUM"

Yolsuzlukların siyasi aidiyet gerekçesiyle görmezden gelinmemesi gerektiğini söyleyen Babacan, parti yöneticileri ve kamu görevlileri hakkında ortaya çıkan iddialar karşısında sessiz kalınmaması çağrısı yaptı.

"Ben buradan artık herkesi konuşmaya da davet ediyorum. Öyle kol kırılır yen içinde kalır. Ya bu bizim partinin başkanı. Şimdi adamcağıza zarar gelmesin. Yok öyle bir şey ya, öyle bir şey yok. Çünkü bütün memleket artık zarar görüyor. Hepimiz zarar görüyoruz."

Babacan, yolsuzlukla mücadele için kamu ihale mevzuatı, imar rantları ve siyasi etik alanlarında düzenlemelerin birlikte yapılması gerektiğini belirtti.

Bu kapsamda Siyasi Ahlak Yasası çıkarılması çağrısında bulunan Babacan, söz konusu düzenlemelerin yolsuzlukları önemli ölçüde azaltacağını savundu.

"YOLSUZLUĞUN İLACI SİYASİ AHLAK YASASI VE HUKUKİ DÜZENLEMELER"

Yolsuzlukla mücadelede caydırıcı cezaların önemine de değinen Babacan, kamu görevinde bulunan kişilerin yanlış ilişkilerden ve yasa dışı taleplerden korunması için güçlü bir hukuki çerçeve oluşturulması gerektiğini söyledi.

"Ben yakalanırsam arkadaş yıllarca hapisten çıkamam korkusu herkeste hakim olmalı. Bu korku olmayınca insan maalesef yanlış yollara girebiliyor. Yanlış ilişkiler içerisine girebiliyor."

Babacan, iyi niyetle görev yapan bakanların, bürokratların ve belediye başkanlarının da yolsuzluk taleplerine karşı kendilerini koruyabilecek yasal güvencelere ihtiyaç duyduğunu belirtti.

"ASIL BEKA TEHLİKESİ BUGÜN VAR"

Yolsuzlukların büyüyerek Türkiye ekonomisinin tamamını etkileyen bir soruna dönüştüğünü savunan Babacan, ekonomik gücün ülkenin uluslararası ilişkilerdeki konumu açısından da belirleyici olduğunu söyledi.

"Artık bu menfaat şebekeleri, yolsuzluklar büyüdü, ülkenin topyekun ekonomisini vuracak hale geldi. Ve artık bu ülkenin ekonomisi bir beka meselesi haline geldi."

Ekonomik gücü zayıflayan bir ülkenin uluslararası ilişkilerde itibar ve etki kaybına uğrayacağını ifade eden Babacan, şunları söyledi:

"Çünkü ekonominiz güçlü değilse uluslararası ilişkilerde itibarınız olmaz, sözünüzün gücü olmaz. Söz söylersiniz, söylersiniz kimse dinlemez, dikkate almaz."

Babacan, ekonomik gücün savunma ve güvenlik harcamaları ile ülkenin uluslararası itibarı bakımından da önem taşıdığını belirtti.

"Bu ülkeyi yönetenler yıllardır beka beka diyorsa asıl beka tehlikesi bugün vardır bu ülkenin. Bu büyüyen yolsuzlukların artık ülkenin ekonomisini vurduğu, ekonominin de bir beka meselesi haline geldiği bir noktadayız."

"BU KANSERİN KEMOTERAPİSİ YASALARI ÇIKARMAKTIR"

Yolsuzluğu bütün sisteme yayılan bir kansere benzeten Babacan, çözümün göstermelik yargı operasyonlarında değil, kapsamlı yasal düzenlemelerde olduğunu bir kez daha vurguladı.

"Artık bugünden tezi yok, ne gerekiyorsa yapılmalı. Hiç kimse bizi göstermelik yargı operasyonlarıyla kandırmasın. Bu böyle bir iki kişi meselesi değil. Bu metastaz yapmış kanser gibi hücrelerin, yolsuzluk hücrelerinin bütün sisteme yayıldığı bir tablo maalesef."

Babacan, önerdiği düzenlemeleri kanser tedavisine benzeterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun da ilacı, bunun da kemoterapisi dediğim yasaları çıkartmaktır. O yasaları çıkarın. Hani kanser ilaçları Allah korusun bazen etkili olur, bazen etkili olmaz ama benim dediğim bu ilaç kanseri temizler atar, bir şey kalmaz vücutta. Bakarsınız tertemiz, sağlıklı bir şekilde bu ülke yoluna devam eder."

Türkiye'nin doğru yönetildiğinde yeniden güçlü bir ekonomik performans sergileyebileceğini belirten Babacan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Ülkemiz çok büyük, çok güzel bir ülke ve doğru yönetildiğinde, düzgün işler yapıldığında böyle her an ayağa kalkıp yürümeye hazır, her an kanatlanıp uçmaya hazır bir ülke. Ülkemizi seviyoruz, ülkemize güveniyoruz."

VİDEOKarar
Kaynağında izle ↗

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
karar.com