DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Millî Görüş hareketinin kurucusu ve eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın doğumunun 100. yılı dolayısıyla Konya'da düzenlenen anma programına katıldı. Yeniden Refah Partisi'nin Karatay Gençlik Merkezi'nde gerçekleştirdiği "Necmettin Erbakan 100 Yaşında" etkinliğinde konuşan Babacan, Erbakan'ın siyasi mirasını üretim, ekonomik bağımsızlık, ahlak ve maneviyat ekseninde değerlendirdi.
Babacan Erbakan Anmasında Konuştu: Bir Kazancın İçinde Kul Hakkı Varsa Hiçbir Kıymeti Yoktur

Erbakan'ın siyaset anlayışının günümüz Türkiye'si için de önemli dersler barındırdığını belirten Babacan, kamu gücünün kullanımında adaletin, dürüstlüğün ve kul hakkının esas alınması gerektiğini söyledi.
"BİRİLERİNİN SERVETİ KATLANMIŞ OLABİLİR AMA İÇİNDE KUL HAKKI VARSA KIYMETİ YOKTUR"
Konuşmasında ekonomik kazanç ile ahlaki sorumluluk arasındaki ilişkiye dikkat çeken Babacan, Necmettin Erbakan'ın geçmişte yaptığı bir konuşmadan örnek verdi.
Erbakan'ın helal kazancın büyüklüğünden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin sözlerini hatırlatan Babacan, şu ifadeleri aktardı:
"İlim bir şeyin doğrusunu gösterir. Beş dörtten büyüktür, bunu gösterir. Ama bu yetmez. Eğer o beş kazanç haramsa, dört kazanç helalse, din de ahlak da gelir, o dört helalin beş haramdan üstün olduğunu insana öğretir. Yani beşin dörtten büyük olduğunu bilmek yetmez."
Bu yaklaşımın günümüz siyasetinde de benimsenmesi gerektiğini belirten Babacan, kazancın miktarından önce hangi yöntemlerle elde edildiğinin sorgulanmasını istedi.
Babacan, şöyle konuştu:
"Birileri için servetler katlanmış olabilir. Ama o kazancın içinde kul hakkı varsa, başkasının alın teri varsa, haksızlık ve adaletsizlik varsa; o servetin hiçbir kıymeti yoktur."
"TEMİZ SİYASET, MİLLETİN HAKKINA EL UZATMAMAK, UZATANA GÖZ YUMMAMAKTIR"
Babacan, konuşmasının önemli bölümünü siyasetçilerin topluma karşı taşıdığı sorumluluğa ayırdı.
Siyasi makamların kişisel güç veya ayrıcalık alanı olarak değil, millete ait bir emanet olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan DEVA Partisi lideri, temiz siyaset anlayışını şu sözlerle anlattı:
"İşte temiz siyaset, bütün bunların hesabını önce kendi vicdanında verebilmektir."
Ardından şu ifadeleri kullandı:
"Temiz siyaset, milletin hakkına el uzatmamak, uzatana göz yummamaktır; makamı emanet bilmek, o emaneti hakkıyla taşımaktır."
Babacan, devlet yönetiminde yalnızca ekonomik büyüme veya siyasi başarı ölçütlerinin yeterli olmadığını, bu sonuçlara ulaşılırken hukuk ve adalet ilkelerinin korunmasının da önemli olduğunu söyledi.
"MİLLETİN EMANETİNE KİM, NE KADAR SAHİP ÇIKIYOR?"
Necmettin Erbakan'ın 100. doğum yılı dolayısıyla siyasi bir muhasebe yapılması gerektiğini ifade eden Babacan, kamu yönetimindeki sorumlulukların sorgulanmasını istedi.
Babacan, konuşmasında şu soruları yöneltti:
"Milletin emanetine kim, ne kadar sahip çıkıyor? Adaletin terazisini kim, ne kadar gözetiyor? O terazinin dengesini bozanlara karşı kim, nerede duruyor? Toplumda ahlaki ve manevi değerler sürekli aşınırken, kim, hangi çabayı gösteriyor?"
Siyasetin yalnızca iktidar mücadelesinden ibaret olmadığını vurgulayan Babacan, siyasi kararların doğrudan vatandaşların yaşamını etkilediğini belirtti.
KUMAR, BAHİS VE BİRİKİMLERİNİ KAYBEDEN VATANDAŞLARA DİKKAT ÇEKTİ
Babacan, siyasetçilerin sorumluluğunu anlatırken ekonomik sıkıntı yaşayan aileler, kumar ve bahis nedeniyle sorun yaşayan gençler ile birikimlerini kaybeden vatandaşları örnek gösterdi.
DEVA Partisi lideri, şunları söyledi:
"Çünkü siyaset, insanın omzuna bir vebal yükler. O vebalin içinde evine ekmek götürmeye çalışan babanın alın teri vardır; çocuğunun ihtiyacını karşılayamayan annenin mahcubiyeti vardır; sanal kumar ve bahis bataklığında çırpınan gençlerin geleceği vardır; yıllarca çalışıp biriktirdiğini kaybeden insanların ahı vardır."
Babacan, bu sorunlar karşısında siyasetçilerin öncelikle vicdani sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
"GÜCÜN BÜYÜKLÜĞÜNDEN ÖNCE ADALETİNE BAKMAK ZORUNDAYIZ"
Erbakan'ın siyasi düşüncesindeki ahlak ve maneviyat vurgusunu hatırlatan Babacan, ekonomik başarıların yalnızca rakamlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
"Kazancın büyüklüğünden önce helalliğine, gücün büyüklüğünden önce adaletine bakmak zorundayız" diyen Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hayatı, siyaseti ve devlet yönetimini yalnızca hesaplarla ve elde edilen sonuçlarla değerlendiremeyiz. Her kararın, her tercihin merkezinde insanı, hakkı, hukuku, adaleti ve ahlakı gözetmek zorundayız."
Gerçek başarının hangi değerlere bağlı kalınarak elde edildiğiyle ölçülmesi gerektiğini belirten Babacan, kamu yönetiminde ahlaki ilkelerin sonuçlardan bağımsız olarak korunması gerektiğini vurguladı.
ERBAKAN'I ANLATTI: "ÜRETİM, BAĞIMSIZLIK, AHLAK VE MANEVİYAT"
Babacan, konuşmasının başlangıcında Necmettin Erbakan'ın Türk siyasi hayatındaki yerine de değindi.
Erbakan'ın 1960'lı yıllarda toplumun siyasi ve sosyal sorunlarına farklı bir anlayışla çözüm aradığını belirten Babacan, onun mühendislik birikimiyle siyasi ve fikrî yaklaşımını birleştirdiğini söyledi.
Babacan, Erbakan için şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bir mühendis olarak üretimin, bir siyasetçi olarak bağımsızlığın, bir fikir insanı olarak ahlak ve maneviyatın önemini savundu."
Erbakan'ın Türkiye'nin kendi teknolojisini geliştirebileceğine ve uluslararası alanda rekabet edebileceğine inandığını ifade eden Babacan, şöyle devam etti:
"Erbakan Hoca'yı anlamak, bu üç meseleyi birbirinden ayırmadan değerlendirmektir."
Babacan, Erbakan'ın kalkınma ve ekonomik bağımsızlık hedefleri doğrultusunda projeler geliştirdiğini, ancak en önemli miraslarından birinin inandığı değerleri siyasetin merkezine yerleştirmesi olduğunu belirtti.
"HAKSIZ BİR DAVADA ZİRVE OLMAKTANSA HAK DAVADA ZERRE OLMAYI TERCİH EDERİZ"
DEVA Partisi lideri, konuşmasının sonunda Necmettin Erbakan'ın siyaset anlayışını yansıtan bir başka sözünü hatırlattı.
"Haksız bir davada zirve olmaktansa, hak davada zerre olmayı tercih ederiz" sözünü aktaran Babacan, siyasi makamların ancak hak ve adalet ilkeleriyle anlam kazanacağını söyledi.
Babacan, şu ifadeleri kullandı:
"İnsanın bulunduğu makamdan önce, durduğu yer önemlidir. Kimin yanında durduğu, kimin hakkını savunduğu önemlidir. Zirvede de olsanız; hakka sırtınızı dönmüşseniz, o makamın ne kıymeti var?"
Siyasetin temel amacının vatandaşlara hizmet etmek olması gerektiğini belirten Babacan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Çünkü makamlar geçer, unvanlar unutulur. Ama insanların hayatına dokunan hizmet kalır. Gözettiğiniz hak, koruduğunuz emanet kalır."




