Yeni Şafak
Haber akışına dön

Bağımlılık Endüstrisi Doğayı Da Zehirliyor

Bağımlılık Endüstrisi Doğayı Da Zehirliyor

Yeşilay rapor hazırladı; tütün, alkol, uyuşturucu ve uyarıcı maddeler, kumar ve dijital bağımlılıklarla ilişkili faaliyetlerin çevresel maliyetleri ortaya konuldu. 1 kilo sentetik uyuşturucu üretiminde yaklaşık 25 ila 43 kilo kimyasal atık ortaya çıkıyor.

Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nin bağımlılıkların çevre ve ekosistem üzerindeki etkilerini ele alan “Türkiye Bağımlılık ve Çevre Araştırma Raporu” yayınlandı. Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde paylaşılan rapor, tütün, alkol, uyuşturucu ve uyarıcı maddeler ile dijital bağımlılıkların çevresel maliyetlerini ortaya koydu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, tütün üretimi ve tüketimi yılda yaklaşık 80 milyon ton karbondioksit emisyonuna neden oluyor. Tütün yetiştiriciliğinde dünya genelinde 3,2 milyon hektar tarım arazisi kullanılırken üretim için yılda 22 milyar ton su tüketiliyor. Küresel ormansızlaşmanın yüzde 5’i de tütün üretimiyle ilişkilendiriliyor. Türkiye’de yılda 150,4 milyar adet sigara tüketilmesi, izmarit kaynaklı çevre kirliliğini artırıyor. Alkollü içecek üretiminde litre başına 9 ila 22 litre su kullanılıyor. Uyuşturucu üretimi ise doğal yaşam alanlarının kaybına ve biyolojik çeşitliliğin azalmasına yol açıyor. Avrupa’da yapılan araştırmalara göre, 1 kilogram sentetik uyuşturucu üretiminde yaklaşık 25 ila 43 kilogram kimyasal atık ortaya çıkıyor.

ARITMADAN SONRA DA SUDA KALIYOR

Çevrimiçi kumar da dahil olmak üzere dijital sektörlere hizmet veren veri merkezleri, küresel elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 1 ila 2’sini oluşturuyor. Bu tüketimin 2030’a kadar iki katına çıkması bekleniyor. Yapay zekâ sunucularının yaygınlaşmasının da enerji ve su tüketimiyle karbon emisyonlarını artırabileceği belirtiliyor. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, yapay zekâ sunucularının 2024-2030 dönemindeki büyümesi yıllık 731 ila 1125 milyon metreküp su ayak izine ve 24 ila 44 milyon ton ilave karbondioksit emisyonuna neden olabilir. Yeşilay’ın 7 ildeki 7 atık su arıtma tesisinden alınan 98 numuneyi incelediği araştırmada, 9 farklı psikoaktif maddeye bakıldı. Biyolojik arıtmayla maddelerin yüzde 82 ila 100’ü sudan uzaklaştırılırken, bazı kalıntıların arıtma sonrasında da varlığını sürdürdüğü belirlendi. Özellikle sentetik uyuşturucu MDMA’nın (ekstazi) bazı tesislerde biyolojik arıtmaya rağmen sudaki miktarının yalnızca yüzde 9 azaldığı, metamfetamin kalıntılarının da suda kaldığı tespit edildi. Ayrıca raporda, hava, su ve kurşun kirliliğinin dünya genelinde yılda yaklaşık 9 milyon (6 ölümden biri) erken ölümle sonuçlanmasına sebep olduğu belirtildi.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
yenisafak.com