TRT tarafından 2017'den bu yana düzenlenen, dünyanın önde gelen isimlerini bir araya getiren ve bu yıl İstanbul Kongre Merkezi'nde "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla gerçekleştirilen TRT World Forumu sona erdi.
Bakan Şimşek: (Körfez'deki Savaş) Bölgede Barıştan Ve Refahtan En Fazla Fayda Sağlayan Ülkelerden Biri Türkiye

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, etkinliğin "Sancılı Bir İyileşme Sürecine Doğru: Orta Doğu'daki Savaşlar Sonrası Ulusal Ekonomiler" başlıklı son oturumunda yaptığı konuşmada, savaşların ekonomik etkilerini ve bölgenin gelecekteki ekonomik görünümünü değerlendirdi.
Savaşın kısa vadede büyük bir enerji arzı şokuna neden olduğunu dile getiren Şimşek, küresel ekonominin bu tabloya dayanmasının zor olduğunu söyledi.
Şimşek, savaşın bölge ülkelerinin ekonomilerini olumsuz etkilediğini, özellikle çatışmaların cephe hattında bulunan ülkelerde ihracat ve ithalat hacimlerinin önemli ölçüde düştüğünü anlattı.
Küresel ölçekte büyümenin yavaşladığını, enflasyondaki yükseliş nedeniyle finansal koşulların sıkılaştığını kaydeden Şimşek, bu gelişmelerin tamamının savaştan kaynaklanmadığını ancak savaşın etkisinin büyük olduğunu bildirdi.
Ekonomik toparlanmanın kalıcı barışın sağlanmasına bağlı olduğuna dikkati çeken Şimşek, sürdürülebilir bir iyileşme için çatışmaların sona ermesi gerektiğini vurguladı.
Şimşek, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin önemli kaynaklara sahip olması nedeniyle mali hareket alanlarının bulunduğunu ve bu durumun toparlanma sürecini hızlandırabileceğini belirterek, İran'da ise belirsizliğin sürdüğünü kaydetti.
"Savaş sonrası bölgede ekonomik entegrasyon ve enerji güvenliği öne çıkacak"
Bakan Şimşek, savaşın ülkeleri bağımlılıklarını ve risklerini azaltmaya yöneltebileceğini belirterek, Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarına bağımlılığın azaltılması ve bölgesel ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesinin önemine işaret etti.
Şimşek, savaşın ardından bölgenin ekonomik yapısının altyapı yatırımları, bağlantısallık ve enerji güvenliği ekseninde şekillenebileceğini dile getirerek, "Bölgesel bağlantısallığa yatırım yapılması ise bana göre oldukça yüksek bir ihtimal. Hatta bunun yapılması son derece açık bir gereklilik." diye konuştu.
Ülkelerin bağımlılıklarını gözden geçirdiğini ve alternatif ticaret güzergahları geliştirdiğini ifade eden Şimşek, Türkiye gibi ülkeler için elektrifikasyon sürecinin hızlandırılmasının artık tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı.
Şimşek, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da bölge içi ticaretin düşük seviyede bulunduğunu belirterek, ekonomik çeşitlendirmenin uzun vadede ticaretin artırılmasına katkı sağlayabileceğini kaydetti.
"Savaş sonrası alternatif koridorlara yatırımlar artacak"
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Orta Doğu'daki savaşın bölge ülkelerini rekabet yerine daha güçlü işbirliğine yöneltebileceğini belirterek, "Savunma sanayisi alanındaki ortaklıklar ve bölgesel güvenlik işbirliği önem kazanacak. Bunun için bir örnek de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kısa süre önce onaylanan Mekke Anlaşması. Bu anlaşma Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi kapsıyor." ifadelerini kullandı.
Savaş sonrasında bölgesel sermayenin toparlanma sürecini desteklemek üzere yeniden bölgeye yönelmesinin beklendiğini dile getiren Şimşek, alternatif ticaret koridorlarına yapılacak yatırımların yaklaşık 660 milyar dolara ulaşabileceğinin konuşulduğunu aktardı.
Şimşek, bu kaynakların daha yüksek savunma harcamalarının finansmanında da kullanılabileceğini kaydederek, savaşın bazı ülkelerin siyasi saiklerle yatırım yapma eğilimini azaltabileceğine işaret etti.
"Bölgesel bağlantısallığa yatırım yapmayı sürdüreceğiz"
Bakan Şimşek, Türkiye'nin küresel ticaretteki bakış açısına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye, küresel ölçekte artan korumacılığa rağmen kurallara dayalı ticareti desteklemeyi sürdürüyor. Gümrük Birliği ülkeleri de dahil olmak üzere 54 serbest ticaret anlaşmamız (STA) bulunuyor. Bu anlaşmalar ihracatımızın yaklaşık yüzde 70'ini kapsıyor. Şu anda onay süreci bekleyen 3 serbest ticaret anlaşması var. Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve Kanada ile yeni nesil serbest ticaret anlaşmaları için görüşmeler yürütüyoruz. Ayrıca, çoğunlukla Orta Asya ülkeleriyle olmak üzere çeşitli tercihli ticaret anlaşmalarımız da bulunuyor. Dolayısıyla mevcut koşullar Türkiye dahil herkesi daha korumacı hale getirmiş olsa da Türkiye kurallara dayalı ticarete inanmaya devam ediyor."
Şimşek, Türkiye'nin bölgesel bağlantısallık yatırımlarına değinerek, Pekin'den Londra'ya uzanan Orta Koridor'un bir parçası olduklarını, Basra Körfezi'nden Türkiye üzerinden Çin ve Avrupa'ya ulaşacak Kalkınma Yolu Projesi'ne bölge ülkelerinin yatırım yapmasını teşvik ettiklerini anlattı.
Suudi Arabistan ile Osmanlı döneminden kalma demir yolu hattının yeniden canlandırılmasının yanı sıra elektrik bağlantıları gibi farklı projelerin de değerlendirildiğini ifade eden Şimşek, bölgesel bağlantısallığa yatırım yapmayı sürdüreceklerini kaydetti.
"Türkiye, geçen yıl savunma sanayisi ürünlerine yönelik yaklaşık 18 milyar dolarlık yeni sipariş aldı"
Bakan Şimşek, Türkiye'nin bölgesel ve küresel çatışmaların çözümünde arabuluculuk ve barış girişimlerine katkı sağladığını belirtti.
Barış girişimlerinin yanı sıra caydırıcılık kapasitesinin de güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Şimşek, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde önemli yetkinlikler geliştirdiğini vurguladı.
Şimşek, Türkiye'nin geçen yıl savunma sanayisi ürünlerine yönelik yaklaşık 18 milyar dolarlık yeni sipariş aldığını aktararak, sektörde yaklaşık 4 bin şirket bulunduğunu ve 1 milyar doların üzerinde değere sahip 1400-1500 civarında proje yürütüldüğünü bildirdi.
Küresel müteahhitlik sektöründe Çin'in ardından ikinci sırada yer aldıklarını dile getiren Şimşek, yakın coğrafyada savaşlar nedeniyle ortaya çıkacak yeniden imar ihtiyacının gelecek 10 yılda en az 1 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini, Türk şirketlerinin bu süreçte aktif rol alacağını söyledi.
"Bölge artık eskisi gibi olmayacak"
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Orta Doğu'daki savaşın bölgedeki ülkelere etkisine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Savaşın bölgeyi temelden değiştireceğini düşünüyorum. Bölge artık eskisi gibi olmayacak. Ülkeler öncelikle kendi yerli ve milli kabiliyetlerine yatırım yapmak zorunda kalacaklar. İkinci olarak, savunma anlaşmalarıyla birlikte daha derin bir ekonomik ve ticari entegrasyonun ortaya çıkması oldukça muhtemel. Bölgesel aktörler arasında rekabetin azalacağı, işbirliğinin artacağı bir döneme girilecek. Bunun zamanı çoktan geldi.
Ayrıca, risklerin nasıl azaltılacağına yönelik çok daha fazla odaklanma göreceğiz. Ülkeler alternatif transit güzergahlarına, ticaret koridorlarına, boru hatlarına, kara yollarına ve demir yollarına yatırım yapmak zorunda kalacak. Dolayısıyla bağlantısallığın ve entegrasyonun artması, siyasi ve jeopolitik açıdan rekabetin azalması olumlu gelişmeler olacak. Bu nedenle iyimserim. Türkiye'nin de bütün bu gelişmelerden önemli ölçüde fayda sağlaması oldukça muhtemel. Son 20 yılda altyapıya yaklaşık 260 milyar dolar yatırım yaptık. Dolayısıyla oldukça iyi bir altyapıya sahibiz."
"Bölgede barıştan ve refahtan en fazla fayda sağlayan ülkelerden biri Türkiye"
Türkiye'nin dünyanın en büyük 14'üncü sanayi altyapısına sahip olduğunu, hizmetler sektörünün de hızla büyüdüğünü aktaran Şimşek, geçen yıl hizmet ihracatının 120 milyar doları aştığını anımsattı.
Turizmden video oyunlarına ve dizi ihracatına kadar çeşitlenen hizmetler sektörünün Türkiye'ye avantaj sağladığını vurgulayan Şimşek, "Savaşlar bizim çıkarımıza değil. Bölgede istikrardan, barıştan ve refahtan en fazla fayda sağlayan ülkelerden biri Türkiye." değerlendirmesinde bulundu.




