BirGün/EGE
Batıçim'e Yargı Freni

İzmir'in Aliağa ilçesine bağlı Horozgediği Mahallesi'nde Batı Anadolu Çimento Sanayi AŞ (BATIÇİM) tarafından yapılması planlanan klinker öğütme ve paketleme tesisine yargı freni geldi. İzmir 5. İdare Mahkemesi, tesis için verilen “çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” kararını iptal etti. Mahkeme, projenin çevresel etkilerinin yeterince değerlendirilmediğini belirledi. Kararda, sahanın özelliklerine ilişkin incelemelerin yetersiz kaldığına dikkat çekildi. Olası çevresel etkiler ve alınması gereken önlemlerin de yeterince ortaya konulmadığı vurgulandı.
Mahkeme kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda, tesis için 65 bin metrekarelik alanın betonla kaplanacağı belirtildi. Beton kaplamanın yüzeydeki su akışını ve akış miktarını değiştireceğine dikkat çekildi. Mahkeme, proje tanıtım dosyasında sahanın özelliklerinin yeterince açıklanmadığını belirledi. Yeraltı ve yüzey sularına ilişkin değerlendirmelerin eksik kaldığı, olası çevresel etkiler karşısında alınması gereken önlemlerin de yeterince belirtilmediği vurgulandı.
Mahkeme kararında şu değerlendirmeye yer verildi: “Proje dosyasındaki raporunda sahanın jeolojik ve hidrojeolojik özellikleri ile olası çevresel etkileri yeterince açıklanmadığı, hidrojeolojik ve hidrolojik değerlendirme raporu hazırlanmadığı, özellikle ruhsat alanı yakın çevresindeki kaya birimlerinin jeolojik, hidrojeolojik ve mühendislik özellikleri ile ilgili açıklananlar sahanın özelliklerini açıklamakta yetersizdir.”
TARIM VE HAYVANCILIK TEHDİT ALTINDA
Kararın ardından yazılı açıklama yapan Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu, Bakırçay Havzası'nın sanayi kaynaklı kirlilik baskısı altında olduğunu belirtti. Mahkeme kararını olumlu karşıladıklarını bildiren platform, projenin bölgedeki tarım ve hayvancılık faaliyetlerini tehdit ettiğini savundu. Platform açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Proje alanı olarak belirlenen alanda tarım ve hayvancılık faaliyeti tehlikeye girecekti. Kültür Varlıkları Kurulu, verdiği görüşte sondaj yapılmadığını açıkça belirtmiştir. Dolayısıyla, arkeolojik risk olup olmadığı bilinmemektedir. Bu belirsizlik giderilmeden projeye izin verilmesi arkeolojik açıdan da sorun teşkil etmektedir.”
Platform, arkeolojik risklerin de yeterince araştırılmadığını belirterek proje alanındaki belirsizliklere dikkat çekti.
KİRLİLİK YÜKÜ HESAPLANMADI
EGEÇEP de mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada Aliağa'nın mevcut çevre sorunlarına dikkat çekti. Dernek, bölgenin hava kirliliği açısından taşıma kapasitesinin dolduğunu savundu. Bilirkişi raporundaki değerlendirmelere işaret eden EGEÇEP, tesisin çevresel etkilerine ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda, bölgenin hava kirliliği açısından taşıma kapasitesinin dolduğu, tesisin yaratacağı ilave kirlilik yükünün yeterince hesaplanmadığı, zeytinlikler ve tarım alanları üzerindeki etkilerin göz ardı edildiği, su kaynakları ve doğal yaşam üzerindeki risklerin bilimsel olarak yeterince incelenmediği tespit edildi.”




