Hürriyet
Haber akışına dön

Bin TL’lik Cacık

Bin TL’lik Cacık

ANKARA Çankaya’da 4 porsiyon cacık için bin TL ödeme yapılması üzerine CİMER’e yapılan şikâyet, Ticaret Bakanlığı ekiplerinin yaptığı denetimle sonuçlandı.

İşletmenin girişindeki fiziki liste ile QR mönü arasında 34 üründe fiyat uyuşmazlığı tespit edilerek 135 bin 82 TL idari para cezası kesildi.Günlük hayatın içinde sık sık karşılaştığımız, sosyal medyada patlayan ve refleks olarak CİMER tuşuna basılmasıyla sonuçlanan ‘fahiş hesap’ tartışmaları, yüzeysel bir öfkenin çok ötesinde; serbest piyasa ekonomisinin, işletme maliyetlerinin ve tüketici bilincinin nerede kesiştiğini gösteren çarpıcı bir aynadır.Ankara’da yaşanan vaka da bu aynaya yakından bakmamızı gerektiriyor.Bir tabağa konan yoğurt, salatalık, biraz nane ve suyun (yani saf malzemesinin) bakkaldaki maliyeti üzerinden hesap yaparak bir restorandaki fiyatı yargılamak temel bir iktisadi yanılgıdır.Masaya gelen bir porsiyon cacık…* Kira ve gayrimenkul bedeli: Özellikle Çankaya gibi merkezi lokasyonlarda gayrimenkul maliyetleri katlanarak artmaktadır.* Personel giderleri: Aşçısından komisine, garsonundan bulaşıkçısına kadar her çalışanın maaşı, sigortası ve yemek masrafı tabaktaki her lokmaya paylaştırılır.* Genel giderler: Elektrik, doğalgaz, su, havalandırma, hijyen malzemeleri, nakliye ve belediye ruhsat ile vergileri işletmenin ayakta kalabilmesi için tüm ürünlerin üzerine dağıtılır.Dolayısıyla müşteri sadece bir kâse yoğurt satın almaz; o mekânın atmosferini, klimasını, temizliğini, servisini ve o masada oturma hakkını satın alır. Klasik bir esnaf lokantası ile lüks veya orta-üst segment bir restoranı aynı teraziye koymak, elma ile armudu kıyaslamak gibidir.Her işletme kendi hedef kitlesini, konseptini ve buna bağlı fiyat politikasını serbestçe belirleme hakkına sahiptir.Lüks tüketimden yararlanmak isteyen birey bedelini öder, bütçesi veya tercihi uymayan ise gitmeme özgürlüğüne sahiptir.Ancak burada madalyonun diğer yüzü denetim ve şeffaflıktır.Ticaret Bakanlığı ekiplerinin yaptığı denetimde cezanın doğrudan cacığın 250 TL olmasından değil, kapı girişindeki fiziksel fiyat listesi ile masadaki QR kodlu dijital mönü arasında 34 üründe fiyat farkı bulunmasından kaynaklandığı açıklanmıştır.Serbest piyasa dilediğin fiyatı koyma serbestliği verir ama o fiyatı müşteriye en başta ve tutarlı biçimde gösterme zorunluluğu getirir.Tüketiciyi yanıltan ikili fiyat politikaları mevzuata aykırıdır ve bu noktada denetim mercilerinin devreye girmesi hakkaniyetin gereğidir.Öte yandan, her şeyi devletin müdahalesine havale eden, mönüye bakmadan veya fiyatını sormadan sipariş verip sonra ‘ağlama duvarı’ oluşturan tüketici refleksi de tartışılmalıdır. Gitmek istemeyen gitmez, beğenmeyen tercih etmez.Ancak, işletmecinin de kurallara, fiyat etiketine ve şeffaflık ilkelerine harfiyen uyması gerekir.Sonuç olarak; ne her yüksek fiyatı ‘fırsatçılık’ ilan edip işletmeleri karalamak doğru bir haktır ne de kurallara uymayan, listelerinde tutarsızlık barındıran mekânların denetimden muaf tutulması beklenebilir.Sağlıklı bir piyasa, kurallarına uyan şeffaf işletmeler ile bilinçli ve sorumluluk sahibi tüketicilerle mümkündür.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
hurriyet.com.tr