Son yıllarda özellikle demokratik dünyada otokratların güç kazanmasıyla birlikte demokratik değerler için tehlike çanları çalmaya başlamıştı. Trump’ın ikinci kez seçilmesinin ardından tehlike, küresel ölçekte bir boyut kazanmış ve dünyanın farklı coğrafyalarında yeni otokrat taslakları racon kesmeye başlamıştı.
Bir Kirli Otokratın Daha Gidiş Bileti Kesilir Mi?

- yüzyılda Hitler, Mussolini ve Stalin gibi faşist ve komünist diktatörlerin insanlığa yaşattığı acılar hafızalardan henüz silinmemişken, 21. yüzyılda zuhur eden otokratların demokrasiyi zehirlemesi, doğrusu hepimize kâbuslar yaşattı.
Çünkü demokratik dünyada otokratların güç kazanması, dünyanın başka coğrafyalarındaki faşist ve despotik liderleri adeta teşvik eden bir nitelik taşıyor.
Ve nihayet otokratların da rüzgarı tersten esmeye başladı. Önce, demokratik değerlere meydan okuyan, hukuku siyasi hırslarına kurban etmekten çekinmeyen, yolsuzlukları ayyuka çıkan Viktor Orban’ın 16 yıllık saltanatı sona erdi.
Doğal olarak Orban’la birlikte, Trump-Netanyahu-Putin üçlü savaş çetesi de kaybetti. Kısacası Macaristan halkı Orban’a yardım eden üç otokratı aynı sepetin içine koyarak kirli yüzlerini bütün dünyaya göstermiş oldu.
Macaristan halkı, bebek katili Netanyahu ve patronu Trump’ın desteğini görünce bir bakıma aydınlanma yaşamış ve 16 yıldır demokrasiye şeytan muamelesi yapan Orban’ın biletini kesmekte tereddüt etmemişti.
Otokratlarda yaprak dökümü devam ediyor. 25 Ekim’de de Sırbistan’ın hukuk tanımaz lideri Aleksandar Vučić’in bileti kesildi. 14 yıldır iktidarda bulunan Sırp İlerleme Partisi (SNS) seçimleri kaybetti. 25 Ekim’de yapılan erken parlamento seçimlerinde, yaklaşık iki yıldır yolsuzluklara, kamu yönetimindeki usulsüzlük iddialarına ve otoriterleşmeye karşı gösteriler düzenleyen öğrencilerin kurduğu Öğrenci Listesi (Studentska lista) sandıktan zaferle çıktı ve bir otokratın defteri daha böylece kapanmış oldu.
İşte şimdi Amerika’da, dünyanın bütün otokratlarına, soykırım suçlusu Netanyahu’ya güç veren ve Gazze’de bebeklerin katledilmesiyle övünen Trump’ın kaderini belirleyecek seçim zamanı. Amerika’da yarın Temsilciler Meclisi’ndeki 435 sandalyenin tamamı ile Senato’daki 100 sandalyeden 35’i için seçim yapılacak.
Anketlere göre, demokratlar hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senatoda avantajlı görünüyor. Demokratların Kongre’nin iki kanadından birinde çoğunluğu elde etmesi halinde bile Trump’ın politikalarının daha yakından denetlenmesini sağlayabilecek.
Geçtiğimiz günlerde Arap Araştırma ve Politika Çalışmaları Merkezi, ABD’de 3 Kasım’da (yarın) yapılacak ara seçimlere ilişkin dikkat çekici bir rapor yayımladı. Merkezin analizinde, Demokratların Kongre’nin her iki kanadında da çoğunluğu ele geçirme ihtimali değerlendirilirken, seçim tahmincisi Nate Silver’ın modelinde Temsilciler Meclisi için yüzde 94, Senato için yüzde 75 olasılık hesaplandığı aktarıldı. Eğer böyle bir tablo ortaya çıkarsa Trump için yeniden azil sürecinin başlatılabileceği belirtildi.
New York Times’ın 16 mevcut ve eski yönetim yetkilisi ile Trump’a yakın isimlere dayandırdığı kapsamlı habere göre, Cumhuriyetçilerin Kongre’nin iki kanadında da çoğunluğu kaybetme ihtimali, Trump’ın yakın çevresinde endişeye ve karamsarlığa yol açtığı belirtiliyor.
Kuşkusuz güzel haberler bunlar. Çünkü bu deli, bütün dünyada öylesine bir korku atmosferi yarattı ki, farklı coğrafyalarda yaşayan insanlar her sabah, ABD başkanının hangi ülkeye saldıracağı, kime ne haydutluk yapacağı endişesiyle uyanıyor artık.
Normal zamanlarda bir Amerikan seçimi yapılıyor olsa herhalde kimsenin pek umurunda olmazdı. Ama kabul etmek gerekiyor ki normal zamanlarda yaşamıyoruz. Çünkü halen Amerika’nın tepesinde Epstein pisliği ile birlikte anılan, akıl sağlığı konusunda ciddi iddialar bulunan Trump gibi şaibeli bir isim var.
Çünkü bu adam sadece haydutluk yapmıyor, dünyanın bütün haydutlarını da kanatları altına alarak insanlığa korku salıyor. Hiçbir insanlık değerine inanmıyor, demokrasinin altını oyarak dünyayı adeta haydutlar cehennemine çevirmek için her türlü şeytani planı devreye sokmaktan çekinmiyor.
İşte tam da bu yüzden şimdi bütün dünyanın gözü, yarın yapılacak Amerikan seçimlerine çevrilmiş durumda.
Umarız Trump, bu seçimlerden ağır yaralı olarak çıkar ve insanlık böyle bir delinin yarattığı kabustan kurtularak yeni sabahlara demokrasi umuduyla uyanır.


