Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yarın ABD’nin Küba’ya karşı uyguladığı ablukanın kaldırılması için sunulan karar tasarısı oylanacak. Küba Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ise Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’ne sunulmak üzere hazırladığı kapsamlı raporunda, ABD tarafından ülkeye uygulanan ekonomik, ticari ve finansal ablukanın bir yıllık bilançosunu kamuoyuna açıkladı.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Küba’nın Ablukasının Kaldırılması İçin Oylama Yapılacak

KÜMÜLATİF ZARAR 3 TRİLYONU GEÇKİN
Raporun verilerine göre, 1 Mart 2025 ile 28 Şubat 2026 tarihleri arasındaki dönemde Küba’nın uğradığı toplam zarar 8 milyar 83 milyon 300 bin Amerikan dolarına ulaşarak rekor bir düzeye çıktı. Ablukanın yürürlüğe girdiği ilk günden bu yana biriken toplam zararın ise cari fiyatlarla 178 milyar 700 milyon 500 bin doları bulduğu, altının dolara karşı yükselişi dikkate alındığında bu değerin 3 trilyon 896 milyar 505 milyon dolara denk geldiği bildirildi. Raporda, söz konusu kısıtlamaların olmaması durumunda Küba’nın 2025 yılındaki genel yurt içi hasılasının tahmin edilen değerden yüzde 10,8 daha yüksek gerçekleşeceği hesaplandı.
KONUTLARDA GÜNLÜK 20 SAATİ AŞAN ELEKTRİK KESİNTİSİ
ABD yönetiminin 2026 yılının başında uygulamaya koyduğu enerji kuşatması, adadaki günlük yaşamı ve kamu hizmetlerini doğrudan etkiledi. 29 Ocak 2026 tarihli ve 143 bin 880 numaralı başkanlık kararnamesiyle, Küba’ya petrol sağlayan ülkelere yönelik ek vergi yaptırımları getirildi. Her ne kadar ABD Yüksek Mahkemesi bu uygulamayı daha sonra hukuki dayanaktan yoksun bularak iptal etmiş olsa da, uluslararası taşımacılık ve finans sektöründe oluşan çekinceler adaya yakıt girişini büyük ölçüde engelledi. Yaşanan yakıt eksikliği nedeniyle ulusal elektrik sisteminde ciddi aksaklıklar meydana gelirken, konutlara sağlanan elektrikte günlük ortalama 20 saati aşan kesintiler kaydedildi. Enerji alanındaki bu yetersizlik; içme suyu dağıtım düzenini, katı atık toplama işlerini, şehir içi ulaşımı ve tarımsal üretimi durma noktasına getirdi. Tarımsal sulama makinelerinin günlük çalışma süresi 16 saatten ortalama 2 saate gerilerken, bu durum 2025 yılı pirinç üretiminde hektar başına verimin 1,9 tonda kalmasına yol açtı.
ÇOCUKLARDA ÖLÜM ORANI ARTTI
Ablukanın yol açtığı kaynak yetersizliği; sağlık, eğitim ve sosyal yardım alanlarında da derin aksamalara neden oldu. Küba’nın temel ilaç listesinde yer alan 395 ilacın 300’ü, ham madde ve eczacılık girdilerinin temin edilememesi yüzünden üretilemedi. Hastanelerdeki elektrik kesintileri doğum ve cerrahi operasyonların cep telefonu ışıkları altında yapılmasına neden olurken; yenidoğan yoğun bakım üniteleri, kuvözler ve kanser tedavi cihazları istikrarsız elektrik kaynaklarına bağlı olarak çalıştırılabildi. Ülkede 2018’de canlı doğan her bin bebekte dört olan ölüm oranı, 2025’te bin bebekte 9,9’a yükseldi. Okullarda ve üniversitelerde yakıt krizi yüzünden uzaktan eğitim modeline geçildi.
YAPTIRIMLAR NEDENİYLE 34 ULUSLARARASI BANKA ÇEKİLDİ
Uluslararası alanda genişletilen ikincil yaptırımlar, adanın dış dünya ile olan ticari ve finansal bağlarını büyük ölçüde kopardı. 1 Mayıs’ta yürürlüğe giren 144 bin 404 sayılı kararname ile Küba’nın enerji, madencilik ve finans gibi stratejik sektörleriyle iş birliği yapan yabancı kişi ve kurumların varlıklarının dondurulmasının önü açıldı. Küba’nın tek taraflı olarak terörü destekleyen ülkeler listesinde tutulmaya devam edilmesi sebebiyle, 34 uluslararası banka yaptırım çekincesiyle adayla olan işlemlerini durdurdu; gıda ve ilaç alımı için kullanılan hesapları kapattı. Bu finansal yalıtılmışlık sonucunda ülkede uluslararası kredi kartları geçersiz kalırken, Plus Ultra ve Hapag-Lloyd gibi önde gelen hava ve deniz taşımacılığı şirketleri Küba operasyonlarını askıya aldı. Finansal baskılar turizm sektörünü de etkiledi; haziran iki bin yirmi altı başında birçok uluslararası otel zinciri adadaki yönetim sözleşmelerinden çekilmek durumunda kaldı.
EN BÜYÜK KAYIP 2 MİLYAR DOLARLA TURİZM SEKTÖRÜNDE
Küba’nın resmi raporunda yer alan verilere göre, bir yıllık süreçte sektörlerin uğradığı zararların dağılımında en yüksek kayıp 2 milyar 93 milyon 914 bin dolar ile turizm alanında gerçekleşti. Bunu, 848 milyon 88 bin dolar ile tarım ve gıda sektörü, 802 milyon 352 bin 780 dolar ile elektrik sektörü izledi. Kültür sektörü 435 milyon 523 bin 400 dolar, sağlık sektörü 367 milyon 303 bin dolar zarar görürken; ulaşım alanında 202 milyon 10 bin dolar, telekomünikasyonda 135 milyon 427 bin dolar kayıp rapor edildi. Biyoteknoloji ve ilaç endüstrisi 134 milyon 378 bin dolar zarara uğrarken, eğitim sektörü 98 milyon 6 bin dolar, spor alanı ise 36 milyon 271 bin dolar kayıpla dönemi kapattı.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'DE 165 ÜLKEDEN TAM DESTEK
Yaşanan bu ağır ekonomik ve sosyal kısıtlamalara karşın, uluslararası toplum Küba’ya yönelik ablukanın kaldırılması yönündeki talebini güçlü bir biçimde yineledi. 165 üye ülke 29 Ekim 2025’te BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamada ablukanın sonlandırılması yönünde oy kullanarak Küba’ya destek verdi. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri ve Afrika Birliği gibi uluslararası kurumların yanı sıra Meksika, Brezilya, Kolombiya, Chino ve Rusya Federasyonu gibi pek çok devletin en üst düzey yöneticileri, ablukanın uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı olduğunu belirterek tek taraflı yaptırımların durdurulması çağrısında bulundu.


