Tam Boyutta Gör
Güneş enerjisi, son yıllarda yenilenebilir enerji yatırımlarının en hızlı büyüyen alanlarından biri hâline geldi. Özellikle Çin'in öncülük ettiği bu büyümede, güneş panellerinin yaygınlaşması ve üretim maliyetlerinin düşmesi önemli rol oynadı. Ancak BloombergNEF tarafından yayımlanan yeni tahminler, 2026'nın bu büyümenin durduğu yıl olacağını gösteriyor.
Enerji piyasalarını yakından takip eden BloombergNEF, bu yıl dünya genelinde kurulacak yeni güneş enerjisi kapasitesine ilişkin beklentisini 584 GW'a düşürdü. Bu, 2025'te kurulan 655 GW'lık kapasiteye kıyasla yüzde 10,8'lik bir gerileme anlamına geliyor. Tahminlerdeki aşağı yönlü revizyonda Çin'deki büyümenin yavaşlaması oldukça etkili oldu. Çin dışındaki ülkelerde güneş enerjisi yatırımları artmaya devam ediyor olsa da yıllardır bu alanda büyümeye öncülük eden Çin'in bir anda yavaşlaması yüzde 10'lük düşüş beklentisini beraberinde getirdi.
BloombergNEF, güneş enerjisi kurulumlarına ilişkin beklentilerini son aylarda birkaç kez aşağı yönlü güncelledi. Şirket, 2025'in ilk çeyreğinde yayınladığı raporda 2026 yılında dünya genelinde 753 GW'lık yeni güneş enerjisi kapasitesi kurulacağını öngörüyordu. Aralık 2025'te bu tahmin 649 GW'a düşürüldü. Ekim 2026 itibarıyla açıklanan 584 GW'lık son tahmin ise yılın başındaki beklentinin yaklaşık yüzde 22,4 altında bulunuyor.
Çin'deki Güneş Enerjisi Kurulumları Yüzde 29 Düşebilir
BloombergNEF, Çin'in 2025 yılında yaklaşık 383 GW'lık yeni güneş enerjisi kapasitesi kurduğunu tahmin ediyor. 2026 yılında ise için kurulumun 271 GW'a gerilemesi bekleniyor. Bu da bir yıl içinde yüzde 29'luk düşüş yaşanabileceği anlamına geliyor. Oysa BloombergNEF'in 2025'in son çeyreğinde yaptığı tahminde, Çin'in 2026'da 341 GW'lık kapasite kuracağı öngörülüyordu.
Yeni raporda dikkat çekilen bu yavaşlamanın boyutu yılın ilk yarısında açıklanan verilerde de görülüyor. Çin, 2026'nın ilk altı ayında yaklaşık 71,8 GW'lık yeni güneş enerjisi kapasitesi kurdu. Geçen yılın aynı döneminde ise bu 212,2 GW seviyesindeydi. Böylece yeni kurulumlarda yıllık bazda yaklaşık yüzde 66'lık bir düşüş yaşandı.
BloombergNEF Temiz Teknolojiler Analisti Jenny Chase'e göre bu yavaşlamanın arkasındaki temel etken, Çin pazarının doygunluğa yaklaşması. Chase, daha önce Çin'deki büyümenin tarihsel olarak görülen olağanüstü hızını sonsuza kadar koruyamayacağını belirtmişti.
Çin'deki değişimde ülkenin enerji politikalarının da etkisi bulunuyor. Yeni beş yıllık plan kapsamında enerji depolama sistemlerine daha fazla önem verilmesi, yalnızca kurulan güneş enerjisi kapasitesine odaklanan yaklaşımın geri plana düşmesine neden oluyor. Bu durum, güneş enerjisi yatırımlarının tamamen durduğu anlamına gelmese de önceki yıllardaki olağanüstü büyüme hızının sürdürülemeyeceğine işaret ediyor.
Çin Dışındaki Güneş Enerjisi Pazarları ise Büyümeye Devam Ediyor
Çin'in aksine dünyanın geri kalanında güneş enerjisi kurulumlarının artması bekleniyor. BloombergNEF, Çin dışındaki ülkelerde 2025'te kurulan 272 GW'lık yeni kapasitenin 2026'da 313 GW'a ulaşacağını öngörüyor. Bu da yaklaşık yüzde 15,1'lik bir büyüme anlamına geliyor. Şirketin önceki tahmininde bu sayı 308 GW seviyesindeydi. Dolayısıyla Çin dışındaki pazarlar, beklentilerin bir miktar üzerinde performans gösteriyor.
Hindistan, Filipinler, Nijerya ve Malezya, bu büyümeye katkı sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Filipinler ve Nijerya'da kurulumların önemli bir bölümünü konutlara ve ticari işletmelere yönelik güneş enerjisi sistemleri oluşturuyor. Bu sistemler, büyük ölçekli enerji santrallerinden farklı olarak evlerin, iş yerlerinin ve diğer işletmelerin kendi elektrik ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı oluyor. Çatılara kurulan paneller ve işletmelerin kendi elektriklerini üretmesini sağlayan sistemler, Çin dışındaki pazarlarda giderek daha önemli bir rol üstleniyor.
Genel tabloya bakıldığında, 2026'daki düşüş, sektörün dünya genelinde gerilediği anlamına gelmiyor. Aksine, Çin'deki keskin düşüş diğer ülkelerdeki büyümeyi gölgeliyor. BloombergNEF'in son tahminleri, güneş enerjisi sektörünün geleceğinde tek bir ülkenin belirleyici rolünün azalabileceğine ve konutlarla ticari işletmelerin oluşturduğu pazarların daha fazla önem kazanabileceğine işaret ediyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı
kullanarak görüntüleyin:





