BirGün
Haber akışına dön

Brezilya, İsrail Ve ABD’de Peş Peşe Seçimler: Dünyanın Kaderini Belirleyecek Üç Viraj

Brezilya, İsrail Ve ABD’de Peş Peşe Seçimler: Dünyanın Kaderini Belirleyecek Üç Viraj

Umut Can FIRTINA

Brezilya, İsrail ve ABD’de peş peşe gerçekleşecek seçimler, küresel sistemin geleceği açısından tarihi kavşaklar olarak karşımızda duruyor.

Küresel kapitalizmin derinleşen krizi, derinleşen gelir eşitsizliği ve gelecek kaygısı yaratarak dünya genelinde devasa bir toplumsal öfke dalgasını tetiklerken sermaye çevreleri ile otoriter-muhafazakâr güçlerin kurduğu ittifak, küresel bir "sağ kuşatma" ile sistemik krizi aşmayı hedefliyor.

Brezilya’da yarın gerçekleşecek ikinci tur devlet başkanlığı seçimi, ABD’nin Latin Amerika’daki “arka bahçe” politikası ve çok kutupluluğun geleceği için kritik bir dönüm noktası olacak.

LATİN AMERİKA'NIN KADER SEÇİMİ

ABD Başkanı Donald Trump’ın açık desteğini alan Flavio Bolsonaro, bölgenin en önde gelen solcu liderlerinden Lula da Silva’yı devirirse, İsrail yanlısı sağcı liderler Meksika, Guatemala, Nikaragua, Küba ve Uruguay hariç Latin Amerika’daki tüm ülkelerde görev başında olacak. Lula, ABD’nin başını çektiği ve tekno-oligarkların da katıldığı emperyalist sağ kuşatmaya karşı egemenlik ve sosyal politikaların devamını vaat ediyor. Bolsonaro’nun ise bölgede birbiri ardına gelen Washington uydusu sağcı liderlere benzer şekilde katı güvenlik politikaları, kamu harcamalarının kısılması ve ekonomide devleti küçültme gibi vaatleri var.

160 milyon kayıtlı seçmenin olduğu ülkede 4 Ekim’de yapılan ilk turda Bolsonaro, oyların yüzde 47,03’ünü, Lula ise 45,16’sını almıştı. Son anketler iki lider arasında başa baş bir mücadeleye işaret ederken seçim, ilk turda sandığa gitmeyen yaklaşık 30 milyonun elinde.

İSRAİL'DE HANGİ SAĞ?

Siyasi bir kördüğümün içindeki İsrail ise yedi yılda altıncı kez seçime gidiyor. 27 Ekim’deki seçime günler kala Trump’ın açık desteğini alan Başbakan Binyamin Netanyahu iktidarını korumaya çalışırken anketler, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un Yashar partisini önde gösteriyor.

7 Ekim 2023 saldırılarındaki istihbarat zafiyetinin hesabını sorma talepleri ve sonrasındaki uzun soluklu askeri operasyonlar, fırlayan yaşam maliyetleri ve Haredi Yahudilerinin askerlik muafiyeti, siyasi tartışmaların odağında.

Gazze işgali ile Lübnan ve İran’la girilen savaşın ardından yapılacak ilk genel seçimde sandıktan hangi sonuç çıkarsa çıksın İsrail yayılmacılığının farklı dinamiklerini öne çıkaran kutupların baskın olması nedeniyle ufukta Ortadoğu’da barış gözükmüyor.

TRUMP REFERANDUMU

Bu iki virajın hemen ardından gözler, Amerikan dış politikasını ve küresel müdahalecilik stratejisini doğrudan etkileyecek olan ABD Kongre ara seçimlerine çevrilecek.

Kongre'nin her iki kanadında da şu an Cumhuriyetçiler zayıf bir çoğunluğa sahip. Temsilciler Meclisi’ndeki 435 sandalyenin tamamı ile Senato’daki 100 sandalyenin 35 koltuğu için yapılacak yarış, ikinci başkanlık dönemini sürdüren Donald Trump’ın iç ve dış politikaları için bir referandum niteliğinde. Senato’da Cumhuriyetçilerin çoğunluğunu koruma ihtimali daha yüksek görülürken Temsilciler Meclisi’nde Demokratlar daha avantajlı gözüküyor.

Artan hayat pahalılığı, ara seçimler öncesi en öne çıkan gündem maddesi. Başta İran olmak üzere uzun süreli askeri çatışmalar ve bunlarla bağlantılı artan başta akaryakıt olmak üzere yaşam maliyetleri, Trump’a yönelik desteği dibe çekti. Trump yönetiminin sert göç politikaları da seçmen arasındaki kutuplaşmayı derinleştiren bir diğer başlık. Demokratlar içinde güçlenen “Demokratik Sosyalist” kanattan Michigan adayı Abdul El-Sayed gibi isimler ise Amerikan halkındaki “başka bir siyaset” arayışının en somut göstergelerinden.

Ancak Cumhuriyetçilerin Kongre’de kontrolü tamamen ele geçirmesi halinde Trump’ın dış politikadaki kurumsal kısıtlamaları tamamen ortadan kalkacak.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
birgun.net