Türkiye sert bir fırtınanın ortasında. Halkın yaşadığı geçim krizine, ağır siyasi baskılar eşlik ediyor. Operasyonların, gözaltıların ve tutuklamaların ardı arkası kesilmiyor.
Bugün Önemli Bir Gün

Muhalif cumhurbaşkanı adayı ve onlarca seçilmiş belediye başkanı cezaevinde. 2 yıl önceki yerel seçim sonuçları yargı üzerinden yapılan müdahalelerle fiilen geçersiz kılınıyor. Belediyeler kayyumlarla ve halkın seçmediği kişilerce yönetiliyor.
Demokrasi askıda. Son seçimi kazanan ana muhalefet partisinin yönetimi, yine bir yargı kararıyla kontrollü muhalefete verildi. Cumhuriyet’i kuran 103 yıllık CHP’nin kapısı polislerce kırıldı, parti binası operasyonla zapt edildi.
İktidar, karşısında kim duruyorsa olanca gücüyle hücum ediyor. Demokrasinin ayrılmaz parçası olan hakların kullanılması keyfi şekilde engelleniyor. Özgürlükler yok sayılıyor. Yurdun dört bir yanında korku iklimi hâkim kılınmaya çalışılıyor.
Elbette böyle bir ortamda gazetecilik de baskılardan payına düşeni alıyor. Ülke seçimsiz/muhalefetsiz bir düzene doğru sürüklenmek istenirken medyanın da bundan azade olmasını bekleyemezdik!
TELE1’e kayyum atanmasının üzerinden bir yıl geçmeden Türkiye’nin en fazla izlenen haber kanalı Halk TV’ye de el konuldu. T24 gibi önemli internet haber sitelerinin yanı sıra kişisel ve kurumsal sosyal medya hesapları da sansür dalgasıyla karartılıyor.
Cezaevindeki gazetecilerin arasına hemen her gün yeni bir isim katılıyor. Merdan Yanardağ 1 yıldır hapis yatıyor. Murat Ağırel, Tuğba Tekerek, Fatih Ergin, Selahattin Günday, Mustafa Balcı ve Derya Okatan da tutuklu.
Çalışma arkadaşımız, kardeşimiz İsmail Arı da kendi ayağıyla ifade vermeye gitmesine rağmen bir gün gözaltında tutulduktan sonra 21 Ekim günü tutuklandı! Üstelik İsmail, dört ay önce 75 gün kaldığı cezaevinden tahliye edilmişti.
7 ayda ikinci kez İsmail’i cezaevine gönderdiler. Türkiye’nin en dürüst, en güvenilir, en çalışkan ve en iyi muhabirlerinden biri, sırf “makbul” bulunmadığı için bir kez daha demir parmaklıklar ardında… Kabul etmek, sindirmek, “olur böyle şeyler” dememiz beklenmesin!
Asla kabul etmiyoruz! Asla sindirmiyoruz! Asla normalleştirmiyoruz! Çünkü bu hukuki değil, çünkü bu adil değil, çünkü bu akla ve vicdana uygun değil!
İsmail, Murat, Merdan abi ve diğer meslektaşlarımız… Hiçbiri fondan vurgun yapıp milyarlarca lirayı cebe indirmedi. Hiçbiri kamu gücünü kullanıp şahsi menfaat elde etmedi. Hiçbiri kendi ikbali için halka yalan söylemedi. Hiçbirinin hesabını veremeyecekleri bir kuruş kazançları bile yok.
Yaşadıklarımız tarihsel bir kırılma döneminin sonuçları. Rejim daha da otoriterleşerek kurumsallaşırken, kendi varlığını tehdit edebilecek hiçbir itiraz dinamiğinin canlı kalmasını istemiyor. Siyasete, medyaya ve topluma yönelik kuşatmanın sebebi bu.
Bugün İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Diyarbakır ve daha birçok kent, önemli eylemlere ev sahipliği yapacak. Mesleklerine, meslektaşlarına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkan gazeteciler, yurttaşlarla birlikte, omuz omuza yürüyecek. Sansüre ve baskılara karşı özgür gazetecilik, demokrasi ve adalet için seslerini yükseltecek.
Bu fırtınayı ancak toplumun sinmeyen, teslim olmayan ve geri adım atmayan iradesi durdurabilir. Gazetecilik, yalanın iktidarı karşısında ancak okurunun desteği ve dayanışmasıyla ayakta durabilir. Yurttaşlara düşen, halkın gerçekleri bilmesi için onca riski göze alarak mücadele eden gazetecilere ve haber alma hakkına sahip çıkmaktır.
Bugünkü eylemlerin buluşma yerleri ve saatleri:
İstanbul: Kadıköy Boğa Heykeli’nden meydana yürüyüş – 13.00 | Ankara: Kolej Kavşağı’ndan Sakarya Caddesi’ne yürüyüş – 14.00 | İzmir: Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden limana yürüyüş – 14.00 | Adana: Sanatçılar Parkı, Basın Anıtı önü – 13.00 | Diyarbakır: Adliye önünden BTK önüne yürüyüş – 14.00 | Antalya: Attalos Heykeli önünden Cumhuriyet Meydanı’na yürüyüş – 14.00 | Bursa: Osmangazi, Şehreküstü Meydanı – 14.00 | Eskişehir: Köprübaşı – 14.00 | Kocaeli: İzmit, Uğur Mumcu Parkı – 14.00 | Van: Sanat Sokağı’ndan Kent Meydanı’na yürüyüş – 14.00


