Diken
Haber akışına dön

Burak Arzova: Türkiye'nin Yetişmiş İnsan Kaynağını Koruma Sorunu

Burak Arzova: Türkiye'nin Yetişmiş İnsan Kaynağını Koruma Sorunu

Beyin göçü, özellikle doktorlar, hemşireler, öğretmenler ve araştırmacılar gibi yoğun bilgi, beceri ve üstün nitelik gerektiren ve sosyal getirilerin yüksek olduğu sektörlerde, dışa göçün yaşandığı ülke açısından ciddi eksikliklere neden olabilir.

Yetenekli ve becerikliler dışarıya gittikçe, içeride bunların yarattığı boşluğu doldurmak ya daha niteliksizlerle ya da başka göç veren ülke vatandaşlarıyla gerçekleştiğinden, beyin göçü veren ülkenin genel seviyesi de düşüp vasata doğru yol alıyor. Her kesimden verilen göçle vasatlaşan ülke, bilim üretmekten, girişimcilikten, yeni teknolojileri benimseyip kullanabilmekten de geri kalıyor. Toplumun geneline vasatlık yavaş yavaş hâkim olmaya başladıkça, bu sefer beyin göçü daha da fazla artıyor.

Beyin göçünün yüksek olduğu ülkelerde yöneticiler, eğer oluşan bu vasatlıktan rahatsız olmuyor ve vasatlık işlerine geliyorsa, dışa göçü tersine döndürmek için herhangi bir girişimde bulunmuyorlar. Bence bir ülkeyi bekleyen en büyük tehlike ya yöneticilerin konunun ciddiyetinin farkında olmaması ya da yaşanan vasatlıktan memnun olması.

Beyin göçü, sosyoekonomik dinamiklerin ve ülkenin yetişmiş insan kaynağı vizyonunun en somut göstergelerinden biri. Toplumsal tartışmalarda sıklıkla soyut iddialar üzerinden ele alınan bu olgu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) tarafından her yıl “Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistikleri” ile net, somut ve analitik bir zeminde tartışmaya imkân tanıyan veriler açıklanıyor.

Burak Arzova’nın yazısı

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
diken.com.tr