Diken
Haber akışına dön

Burak Sarı: Metrodaki Faciaya Dair Sakat Örgütleri Ve Birkaç Duyarlı Basın Kuruluşu Hariç Ağzını Açan Yok

Burak Sarı: Metrodaki Faciaya Dair Sakat Örgütleri Ve Birkaç Duyarlı Basın Kuruluşu Hariç Ağzını Açan Yok

Metroda raylara düşen arkadaşımıza dair haberler duymak, bir tepki, bir çözüm önerisi görmek umuduyla; “dikkatimi çaldırmayacağım” ilkemi çiğneyerek dolaşıyorum sitelerde.

Algoritma unuttuğum şeyi dolaylı olarak hatırlatıyor bana. Metrodaki göz göre göre gelen faciaya dair sakat örgütleri ve birkaç duyarlı basın kuruluşu hariç ağzını açan yok. Bu durum kronikleşene utanç verici bir şekilde alışma yönelimimizi, bir başka deyişle içinde bulunduğumuz yabancılaşmayı yeniden hatırlatıyor bana. Sonra konuya dolaylı şekilde odaklanmama neden olan iki içerik düşüyor önüme.

Gece vakti İstanbul’da su satan bir körün bütün sularını satın alan bir kişi var ilk içerikte. Damgalanmaya karşı hiç hak etmediği bir mahcubiyet yaşayan kişi “üstüm başım kirli beni çekme diyor” diğeri de “olur mu yüzünde nur var diyor.”

Bu gerçeklik metroda yaşanan kazadan kat kat daha çok yer alıyor gündemde. Medyanın çok sevdiği bir hikaye var çünkü. “Mağduriyet, yüce gönüllülük” falan.

Bugün yaşanan duyarsızlığın, neoliberalizm koşullarında tüm ihtiyaçlarımızın maliyet görülüp yok sayılmasının, “merhamet” odaklılığın toplumla engelliler arasında realist bir ilişkilenmeyi gölgelemesinin, eşit yurttaş olmanın önündeki sağlamcı bakış açısının tek çözümü o eşit ilişkilenme.

Önyargısız, “merhamet” odaklı olmayan, gerçek çözümler üreten bir toplumsal yapı o şekilde kurulur.

Burak Sarı’nın yazısı

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
diken.com.tr