Ekim enflasyonu açıklandı.
Büyük Maaş Kandırmacası

Aylık enflasyon yüzde 2,58.
Yıllık enflasyon yüzde 29,77.
Şimdi bütün gözler ocak ayında yapılacak maaş zamlarında.
Emekliye ne verilecek?
Memur ne alacak?
Asgari ücret kaç lira olacak?
Her şey çok normalmiş gibi yüzde 10’lar, yüzde 20’ler, yüzde 30’lar havalarda uçuşuyor.
Oysa asıl soru şu;
“Konuşulan zamlar insanları, hadi bırak yoksulluğu, açlık sınırının üzerine çıkaracak mı?”
Cevabı artık hepimiz gayet iyi biliyoruz.
Tabii ki “hayır”…
TÜRK-İŞ’in ekim hesabına göre dört kişilik ailenin açlık sınırı 38 bin 24 lira oldu bile.
Yoksulluk sınırı 123 bin 857 lira.
Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 49 bin 124 lira.
Bugünkü 28 bin 75 liralık asgari ücrete yüzde 25 zam yapsanız bile;
Ancak 35 bin 100 lira oluyor.
Yani bugünkü açlık sınırının bile altında kalıyor.
Yüzde 30 zam yapsanız;
36 bin 500 lira ile yine açlık sınırının altında.
Şaka değil;
yüzde 30 zam bile bugünkü açlık sınırına yetişemiyor.
Bu arada zamlı maaşların şubatta elimize geçeceğini unutmayın.
Yani açlık sınırı o zamana kadar yeni zamlar ve düzenlemelerle çoktan 45 bin lira sınırına dayanmış olacak.
Yani bırakın yüzde 30’u, asgari ücrete bugün yüzde 60 zam yapsanız bile,
O gün yine açlık sınırının altında kalacaksınız.
Şimdi gelelim bir de emekliye.
En düşük emekli aylığı bugün 23 bin 552 lira.
Konuşulan zam ne?
Yüzde 10 - 12 …
Yüzde 10 zam yapsanız;
maaş 25 bin 907 lira oluyor.
Yüzde 12 zam yapsanız;
26 bin 378 lira.
Bugünkü açlık sınırının 11 bin 600 lira altında.
Hadi yüzde 15 yaptık diyelim.
Maaş yaklaşık 27 bin 85 lira.
Yine açlık sınırının 11 bin lira altında.
Şubat’ta açlık sınırının 45 bin lira olduğunu düşünürsek iş daha da çirkinleşiyor.
Çünkü o zaman açlık sınırının neredeyse 20 bin lira altında kalan maaştan bahsediyoruz.
Neymiş efendim;
“emekliyi enflasyona ezdirmeyeceklermiş.”
Enflasyona ezilmemiş adamın maaşı açlık sınırının 20 bin lira altında olur mu?
Hesabı yoksulluk sınırı üzerinden yaparsak ise durum rezaletin dik alası.
Yoksulluk sınırı bugün itibarıyla 123 bin 857 lira.
Muhtemelen Şubat’ta 140 bini zorlayacak.
Yüzde 30 zamlı asgari ücret 36 bin 500 lira.
Yüzde 12 zamlı en düşük emekli aylığı 26 bin 378 lira.
Şubat açlık sınırı 140 bin lira.
Aradaki uçuruma bakar mısınız?
4 asgari ücretli veya 6 emekli bir yoksulluk sınırı etmiyor neredeyse.
Ama biz tartışmaya devam edelim.
Müjdeler verelim.
Günlerce;
“Emekliye yüzde 10 mu?”
“Yüzde 12 mi?”
“Asgari ücrete yüzde 25 mi?”
“Yüzde 30 mu?”
tahminleri yapalım.
Sonuç değişmeyecek…
Yaşam standartlarına uygun olmayan maaşlarla milletin içinden geçmeye devam edecekler.
O zaman soralım kendilerine;
niye oynuyorsunuz bizimle,
Neden dalga geçer gibi açıklamalar yapıyorsunuz.
“Zam mam yok kardeşim.” deyip, geçin de hepimiz rahatlayalım.
Çünkü belli ki;
Zam olsa da olmasa da açlığa bile yetişemeyeceğiz.
Yoksulluğun ise hayalini bile kuramayacağız.
Velhasıl;
Yüzde konuşunca her şey güllük gülistanlık gibi görünebilir ama,
işi rakama dökünce makyaj dökülüyor,
gerçek ortaya çıkıveriyor.
İşte onun için;
“Yüzdeye değil, ortaya çıkan maaşa bakın” derim.
Bu maaşla;
kira ödeyebiliyor musunuz?
Markette pazarda sepeti doldura biliyor musunuz?
Elektrik, doğalgaz, su faturasını ödeyebiliyor musunuz?
Çocukları rahat rahat okuta biliyor musunuz?
Haftada bir eşinizi alıp dışarı çıkabiliyor musunuz?
Yılda bir kez olsun tatile gidebiliyor musunuz?
Kitabınızı, gazetenizi okuyabiliyor musunuz?
Torun tosunun cebine en azından bayramda harçlık koyabiliyor musunuz?
bunlara bakın derim…
Eğer cevap “evet” ise sorun yok.
O zaman hadi hep birlikte oranları konuşalım.
Ama cevap “hayır” ise;
ister yüzde 10,
ister yüzde 30 zam olsun,
ister “refah payı”,
ister “gönlümden koptu payı” olsun,
sonuç değişmiyor.
Çünkü aslında hepimiz oran ve rakamlarla kandırılıyoruz.




