Işıkhan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçelerine ilişkin sunum yaptı.
Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 Yılı Bütçesi TBMM Plan Ve Bütçe Komisyonunda

Bugünün AK Parti iktidarının 24. yıl dönümü olduğunu anımsatan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin her alanda büyük reformlara ve köklü dönüşümlere sahne olduğunu belirtti.
Bu dönüşümün önemli bir parçasını çalışma hayatı, istihdam ve sosyal güvenlik alanlarında atılan adımların oluşturduğunu vurgulayan Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyada çalışma hayatı, dijitalleşme ve yapay zekadan yeşil dönüşüme, yeni çalışma modellerinden iş gücü hareketliliğine kadar köklü bir değişimden geçmektedir. Demografik dönüşüm, belki de bu sürecin en önemli boyutunu oluşturmaktadır. Bir yanda yaşlanan nüfusun üretim ve sosyal güvenlik üzerindeki etkileri, diğer yanda gençlerin eğitimden istihdama geçişi, ülkelerin önceliklerini belirlemektedir. Bakanlık olarak hedefimiz, bu dönüşümü insanımız için fırsata çevirmek, nitelikli ve güvenceli istihdamı artırırken emek ile üretim arasında adil dengeyi sağlamak, sosyal korumayı güçlendirmek ve çalışanlarımızı, geleceğin becerileriyle buluşturmaktır."
Çalışma hayatına ilişkin politikalarını büyümeyi ve üretimi destekleyen, çalışan haklarını koruyan ve işgücü piyasasının değişen ihtiyaçlarına cevap veren bir anlayışla yürüttüklerini ifade eden Işıkhan, bu amaçla hazırladıkları 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisinin 1 Şubat 2025'te yürürlüğe girdiğini hatırlattı.
Yeşil ve dijital dönüşümün çalışma hayatına etkilerini bütüncül biçimde ele alan Ulusal Adil Geçiş Stratejisi'ni yıl sonuna kadar yayımlamayı hedeflediklerini bildiren Işıkhan, şunları söyledi:
"Sosyal diyalog, çalışma hayatımızın vazgeçilmez bir unsurudur. Üçlü Danışma Kurulu, 14. Çalışma Meclisi ve Kamu Personeli Danışma Kurulu aracılığıyla tarafları bir araya getirdik. İşçilerde sendikalaşma oranı 2013'te yüzde 9,2 iken 2026'da yüzde 13,8'e, kamu görevlilerinde ise sendikalaşma oranı 2002'de yüzde 47,94 iken 2026'da yüzde 77,96'ya yükseldi. İşgücü piyasasında dengeyi sağlamaya çalışırken, çalışanlarımızın gelirlerinin korunması için de çaba sarf ediyoruz. 2026 yılı için net asgari ücret 28 bin 75 lira olarak belirlenmiştir. 2002 yılından bu yana asgari ücrette reel olarak yüzde 207 artış sağlandı. 2027 yılı asgari ücretini belirlemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu kamu, işçi ve işveren temsilcilerinin katılımıyla aralık ayında toplanacaktır. Asgari Ücret Desteğini 2026'da 1270 liraya çıkardık, yaklaşık 1,5 milyon işyerine 48,4 milyar lira destek verdik."
Memur ve memur emeklilerinin aylıklarında 2026'da toplu sözleşme kazanımlarıyla birlikte kümülatif yüzde 34,63 artış gerçekleştirdiklerini anımsatan Işıkhan, "En düşük devlet memuru maaşı temmuz ayında 70 bin 224 liraya yükseldi. Ayrıca, memurlarımızın taban aylıklarını, emekli aylıklarına da yansıyacak şekilde, 1000 lira artırdık. Yürürlükteki 2026-2027 dönemine ilişkin toplu sözleşme kapsamında, memur ve memur emeklilerimiz için 2027 yılında yüzde 5 ve yüzde 4 oranındaki artışlar ile olası enflasyon farkı da aylıklara yansıtılacaktır. 2025-2026 dönemi Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü ile kamu işçilerimizin ücret ve sosyal haklarında da iyileştirmeler sağladık. Bu kapsamda, taban ücret ve seyyanen artış düzenlemeleriyle farklı ücret seviyelerindeki çalışanlarımızın gelirlerini destekledik. Ücret politikalarımızda, çalışanlarımızın alım gücünü ve refahını, sosyal taraflarımızla birlikte gözetmeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.
Işıkhan, İş Sağlığı ve Güvenliğinde (İSG) temel yaklaşımlarının kazaları meydana gelmeden önlemek, olası riskleri ortadan kaldırmak ve bütün işyerlerinde koruyucu ve önleyici kültürü yerleştirmek olduğunu belirterek, "Sekiz yıl aradan sonra Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyimizi topladık. 2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi'ni hazırlayarak Konseyimizde kabul ettik. Özellikle esnaf ve sanatkarlarımızın iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini daha kolay yerine getirebilmeleri için eğitim ve belgelendirme imkanlarını geliştirdik. 284 bin 709 işveren veya işveren vekiline, e-sertifika düzenledik." diye konuştu.
Son 3 yılda İSG hizmeti alan işyeri sayısını 166 binden 793 bine çıkardıklarını vurgulayan Işıkhan, İSG hizmeti alan çalışan sayısının da söz konusu dönemde 6,4 milyondan, 12,1 milyona yükseltildiğini aktardı.
Çalışma hayatında etkin denetimin yalnızca ihlali tespit etmek olmadığını belirten Işıkhan, ihlal olmasının önüne geçmek ve çalışanların ruh ve beden sağlığının korunmasını da önemli olduğunu dile getirdi.
Uyguladıkları rehberlik temelli yaklaşım sayesinde tespit edilen uygunsuzlukların yaklaşık yüzde 90'ının teftiş sırasında düzeltildiğini hatırlatan Işıkhan, "2026 yılı ekim ayına kadar, 11 bin 39 işyerine, 76 bin 362 teftiş ziyareti gerçekleştirerek yaklaşık 1,2 milyon çalışana ulaştık. Bu çalışmalarla yaklaşık 890 milyon liralık işçilik alacağının işçilerimize ödenmesini, ayrıca yaklaşık 338 milyon liranın da vergi ve sigorta primi olarak kamuya aktarılmasını sağladık. Hayati tehlike belirlenen 190 işyerinde ise işin durdurulmasına karar verdik." bilgisini paylaştı.
Bakan Işıkhan, yerel seçimlerin ardından belediyeler ve iştirakleri hakkında sendikal ayrımcılık, işten çıkarma ve mobbing konularında yapılan incelemeler sonucunda yaklaşık 1 milyar lira işçi alacağının ödenmesini sağladıklarını vurgulayarak, "Yaklaşık 110 milyon lira idari para cezası uyguladık. İş müfettişi yardımcısı alımlarıyla teftiş kapasitemizi geliştirmeye devam ediyoruz." dedi.
Yurt dışında yaşayan vatandaşlara 33 ülkede 62 ihtisas birimi aracılığıyla hizmet verdiklerini ifade eden Işıkhan, "Yaklaşık 9 milyon vatandaşımızın sosyal güvenlik haklarını ve hizmetlere erişimini güçlendirmek için işlemleri elektronik ortama taşıyoruz. Bugüne kadar, vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı 37 ülkeyle sosyal güvenlik, 13 iş gücü ve 52 işbirliği anlaşması imzaladık." diye konuştu.
OECD Beceriler Zirvesi'ne ev sahipliği yaptıklarını anımsatan Işıkhan, "Türk Devletleri Teşkilatının çalışma, istihdam ve sosyal korumadan sorumlu bakanlarının ikinci toplantısını bu ay Ankara'da gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu temaslar yoluyla mesleki beceriler, sosyal koruma ve çalışma hayatının dönüşümüne ilişkin deneyimlerimizi ortaklarımızla paylaşıyoruz. Uluslararası platformlarda çalışanlarımızın haklarını korumayı ve işbirliklerini geliştirmeyi sürdüreceğiz." sözlerini sarf etti.
"Üç yılda yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam hedefliyoruz"
İstihdam politikalarının merkezinde daha fazla vatandaşın üretime ve çalışma hayatına katılmasının yer aldığını vurgulayan Işıkhan, şu bilgileri verdi:
"Orta Vadeli Program ve Ulusal İstihdam Stratejisi hedefleri doğrultusunda istihdamı artırmaya, işsizliği azaltmaya ve iş gücümüzün niteliğini yükseltmeye odaklanıyoruz. Eylül 2026 verilerine göre, iş gücümüz 35,4 milyon, istihdamımız 32,4 milyon, işsiz sayısı 2,9 milyon ve işsizlik oranımız ise yüzde 8,4 olmuştur. İşsizlik oranımız 41 aydır tek hanelerde seyretmektedir. 15-24 yaş aralığındaki genç işsizlik oranı yüzde 14,8, ne eğitimde ne istihdamda (NEET) olanların oranı ise 2026'nın ikinci çeyreğinde yüzde 22,2 olmuştur. Önümüzdeki üç yılda yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturmayı hedefliyoruz."
Işıkhan, İŞKUR aracılığıyla 2026 yılında 1 milyon 75 bin 474 kişinin özel sektörde istihdamına aracılık ettiklerini belirterek, "2002'den bu yana 6 milyon kadının, 600 bin engelli vatandaşımızın ve yaklaşık 5,9 milyon gencimizin işe yerleşmesini sağladık. Mesleki Eğitim Kursları ve İşbaşı Eğitim Programlarıyla milyonlarca vatandaşımızın mesleki beceri kazanmasına destek verdik. İlave istihdam sağlayan işverenlerimize, sigortalı başına, 65 bin liraya kadar prim desteği sunuyoruz. İşsizlik Sigortası Fonu'nun varlığı da 900 milyar liranın üzerine çıkmıştır. Mezun oldukları alanlarda çalışan meslek lisesi mezunlarının İşbaşı Eğitim Programlarına katılımında, cep harçlığını yüzde 30 artırdık." dedi.
"Aktif işgücü programlarımızda dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, yapay zeka, geleceğin meslekleri ve meslek lisesi mezunlarının kendi alanında çalışması durumunda, cep harçlıklarını yüzde 50'ye kadar artırımlı ödeme imkanı getiriyoruz. 2027 yılından itibaren uygulanacak bu düzenlemenin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" ifadesini kullanan Işıkhan, şunları kaydetti:
"Kadınların iş gücüne katılımını artırmak için İş Pozitif Programımızla 2,7 milyondan fazla kadının işe yerleşmesine aracılık ettik. Her Meslekte Kadın Eli Projesi ile kadınların farklı mesleklere yönelmesini destekliyoruz. İşgücü Uyum Programından 2024'ten bu yana 720 bin 224 vatandaşımız yararlandı, bu programımızdaki katılımcıların yüzde 80'i kadınlardan oluşmuştur. Engelli vatandaşlarımız için Engelsiz İŞKUR Platformu'nu geliştirdik, kendi işlerini kurmalarını kolaylaştırdık. Otizmli ve down sendromlu bireyler başta olmak üzere özel politika gerektiren gruplar için Destekli İstihdam Projeleriyle ücret desteği sağlıyoruz. Engelsiz İşgücü Uyum Programlarından 5 binden fazla vatandaşımız yararlanıyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılı için okullarımızda temizlik ve hijyen koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlamak amacıyla Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında, 80 bin kişilik kontenjan tahsis ettik. Ayrıca, okul bahçeleri ve giriş çıkışlarında gözetim ve düzenin desteklenmesi için 81 ilde ek 31 bin TYP kontenjanı ayırdık. Böylece hem kamu hizmetlerinin belirli ihtiyaçlarına cevap veriyor hem de iş arayan vatandaşlarımıza geçici çalışma imkanı sunuyoruz."
"Üç yılda 750 bin gencimizi istihdama kazandırmayı hedefliyoruz"
Bakan Işıkhan, gençler için en büyük hedeflerinin, eğitimden iş hayatına geçişini kolaylaştırmak ve ilk iş deneyimine erişimini artırmak olduğunu dile getirerek, bu kapsamda üç yılda 3 milyondan fazla gence ulaşmayı hedefledikleri Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı'na toplam 472,3 milyar lira kaynak ayırdıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, mesleki eğitimden staja, NEET gençlerden ilk işe uzanan beş programı GÜÇ çatısı altında bir araya getirdiklerini vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti:
"Bu kapsamda birinci program 2026 itibarıyla İŞKUR'a devredilen Ulusal Staj Programı'dır. Staj ile gençlerimizi, çalışma hayatıyla erken tanıştırmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda kamu ve özel sektörde 144 bin öğrencimize staj imkanı sağladık. Üç yıl sonunda 800 bin öğrencimize staj kapasitesi oluşturmayı hedefliyoruz. İkinci program ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimize yönelik özel iş gücü uyum programımızdır. Bugüne kadar İşgücü Uyum Programlarından 61 bin 616 NEET gencimiz yararlandı. Önümüzdeki üç yılda 450 bin gencimizi de eğitim ve istihdama kazandırmayı hedefliyoruz. Üçüncü program devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilerimizin çalışma alışkanlığını, disiplinini güçlendiren ve becerilerini geliştiren İŞKUR Gençlik Programı'dır. Bu kapsamda, iki eğitim öğretim yılında toplam 250 bin öğrencimize kontenjan sağladık. 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon öğrencimize ulaşmayı amaçlıyoruz. Dördüncü program meslek lisesi ve meslek yüksekokulu öğrencilerimizin iş hayatına geçişini destekleyen ve onları kendi mesleklerine yönlendirmeyi amaçlayan Geleceğim Meslekte Programı'dır. Bugüne kadar 191 bin 145 öğrencimize bireysel danışmanlık hizmeti sunduk, üç yılda 750 bin öğrencimize ulaşmayı hedefliyoruz. Beşinci ve son program ise özel sektör işbirliğiyle hazırladığımız İşe İlk Adım Programı'dır. Bu programda, ilk kez sigortalı olacak 18-25 yaş arasındaki gençlerin ilk kez iş deneyimine kavuşmasını, ücret ve sigorta primi desteğiyle kolaylaştıracağız. Üç yılda 750 bin gencimizi istihdama kazandırmayı hedefliyoruz."



