Muş merkezdeki Salih-Muhlise Çağlayan Camii’nde görev yapan imam Mustafa İlci’nin vaazının videosu sosyal medyada paylaşıldı. İlci bu vaazda devlet yönetiminde adalet, istişare, liyakat ve emanet ilkelerini anlattı. Konuşma, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklandığı fon soruşturmasının gündemde olduğu günlere denk gelmesiyle dikkat çekti. İlci, konuşmasında herhangi bir kişi, parti ya da olayın adını anmadı.
Cami İmamından “Benim Adamım” Uyarısı: “Hırsızı, Yolsuzu Örtbas Ederlerse Devlet Ölür”

Kürsüden bu yönde gelen ilk ses bu değildi. Birkaç gün önce Adana’da bir imamın fon vurgununa doğrudan değindiği cuma vaazı da sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı.
“Benim adamım” diyerek örtbas eden yönetici uyarısı
İmam, konuşmasına adaletin devlet için önemini vurgulayarak başladı:
“Adalet devletin ruhudur. Adaletsiz bir devlet, ruhsuz bir beden gibidir. Onun için adalet, akrabalık ve yakınlık dinlemez.”
Ardından günümüz yöneticilerine şu sözlerle seslendi:
“Bugün de yöneticiler, ‘benim yakınım’, ‘benim adamım’, ‘benim partimden’, ‘benim yandaşım’ diyerek zalimi, hırsızı, arsızı, yolsuzu örtbas ederlerse, o devlet hastalanır ve ölür.”
“İstişaresiz yönetim istibdat doğurur”
İstişarenin devletin aklı olduğunu söyleyen imam, istişare yapılmayan yönetimlerin baskı ve zulme yol açacağını belirtti:
“İstişaresiz bir yönetim istibdat doğurur. İstibdat baskı ve zulümdür. Baskı ve zulüm geldiğinde devlet de, millet de, ümmet de boğulur ve gider.”
“Liyakat devletin direğidir”
Konuşmasında liyakat konusuna da değinen imam, görevlerin ehil olmayanlara verilmesini kıyametin alametleri arasında saydı:
“Akrabalık, dostluk, parti, çıkar; bunlar liyakatin önüne geçmemelidir.”
“Makam yöneticinin malı değildir”
İmam, yöneticiliğin bir emanet olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Yöneticiler, halkın hizmetkarıdır, efendisi değildir. Makam, yöneticinin malı değildir. Allah’ın ve halkın bir emanetidir. Emaneti kötüye kullanan bir yönetici, mahşerde karşısında Allah’ı ve halkı bulacaktır.”
Vatandaşa da sorumluluk hatırlattı
İmam, sorumluluğun yalnızca yöneticilerde olmadığını da söyledi. Adalet bekleyenin kendi hayatında adaleti gözetmesi, kamu malının korunmasını isteyenin de ona zarar vermemesi gerektiğini belirtti. Konuşmasını dört esası sıralayarak tamamladı:
“Bir; adaletten sapmayalım. İki; istişareyi küçümsemeyelim. Üç; liyakati feda etmeyelim. Dördüncüsü; emanete ihanet etmeyelim.”
Adana’da “kravatlı hırsızlar” çıkışı
Bu konuşmadan önce, Adana’nın Yüreğir ilçesindeki Merkez Camii’nde görev yapan imam Mustafa İslam’ın vaazı gündem olmuştu. Mustafa İslam, borsa ve fonlar üzerinden yapılan dolandırıcılıklara değindi ve dini görünümün arkasına saklanarak insanları mağdur edenlere tepki gösterdi.
Vaazın, cemaatin kaydettiği görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla kısa sürede geniş etkileşim aldığı bildirildi.
İmam, adaletin kaybedilmesiyle “kravatlı hırsızlar” ortaya çıktığını söyledi. Vurgunculara “O paraları dürüm yapsalar, sadece para yeseler bir ömür boyu vallahi bitiremezler” sözleriyle tepki gösterdi. Bu kişilerin “artık dağlarda değil, sokaklarda, caddelerde, çarşılarda” olduğunu belirtti.
Vaazın en çok konuşulan bölümü, vurgun iddialarıyla anılan kişilerin dindar görünümüne yönelik sözler oldu. İmam bu kişiler için “Vallahi camideler, vallahi saftalar. Sizinle omuz omuza secdedeler” dedi. “Taktıkları başörtülerle, bıraktıkları sakallarla olmuyor” diyerek de imanın dış görünüşle ölçülemeyeceğini vurguladı.
Mustafa İslam, dar gelirlilerin yaşadığı sıkıntıya da dikkat çekti. Emeklinin 20 bin lirayla geçinmeye çalıştığı, insanların bir koli ya da 2 litre yağ için saatlerce beklediği bir dönemde milyarların götürüldüğünü söyledi.
Vaaz siyasette de karşılık buldu. Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bir imamın vaazını fon vurgununa ayırmasının toplumsal travmanın hızla yayıldığını gösterdiğini yazdı.
Fon soruşturmasında son durum
Fon soruşturması, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin 26 Eylül’de dile getirdiği iddialarla gündeme geldi. Emre, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisselerine toplam yaklaşık 163 milyon lira yatırdığını ve 4-5 ay gibi kısa bir sürede 2 milyar 170 milyon lira çektiğini öne sürdü. Sayan Kaya, iddiaların ardından aynı akşam sosyal medya hesabından istifasını duyurdu. Daha sonra AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Sayan Kaya’nın partiden ihraç edildiğini açıkladı.
Sayan Kaya ve eşi, 7 Ekim’de verdikleri ilk ifadede suçlamaları reddetti. İlyas Kaya, işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve manipülasyon yapmadığını söyledi.
Çift, 5 Kasım Perşembe günü eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ile birlikte ikinci kez ifade verdi. Ardından nöbetçi sulh ceza hakimliği, Sayan Kaya’yı “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlamalarıyla tutukladı. İlyas Kaya ve İbrahim Ömer Gönül ise yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü şeklinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Savcılık, tutuklama talebinin gerekçesi olarak kaçma ve delil karartma şüphesini gösterdi. Bu aşamada adli kontrolün yetersiz kalacağını savundu. Tutuklama kararı, kesinleşmiş bir mahkumiyet anlamına gelmiyor.



