Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığı Eğitim Programı'nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, hem iç politikaya hem de küresel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi.

Ekonomideki küresel baskılara dikkat çeken Erdoğan, hayat pahalılığıyla mücadelede kararlılık mesajı verirken, kira fiyatlarının düşürülmesi ve dar gelirliye destek için devlet eliyle yürütülecek yeni konut projesinin detaylarını paylaştı. Erdoğan ayrıca Gazze’deki ateşkesin önemine değinerek Türkiye’nin süreci yakından izleyeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

  • Değerli kardeşlerim; milletle inatlaşma olmaz, milletin rızası hilafına iş yapılmaz. Bugüne kadar ne yaptıysak hep bu hassasiyetle yaptık. Her kademede istişare eden, farklı fikirleri can kulağıyla dinleyen bir yaklaşımla yaptık.

  • Küresel ekonomi koronavirüs şokunu atlatamadı. Dünyada bir ara son 60-70 yılın zirvelerini gören enflasyon ile üretim ve istihdam meselesi birçok ülkenin başını ağrıtmaya devam ediyor. Enflasyonun endişe kaynağı olmaktan çıktığını söyleyemeyiz. Bunun işaretlerini yapılan açıklamalarda görüyoruz.

  • Gazze için güçlü bir irade ortaya koyduk. Dün bölgemizin kanayan en büyük yarası olan Gazze soykırımını durdurma noktasında önemli bir adım attık. Liderler olarak güçlü bir irade ortaya koyduk. İmzaladığımız dörtlü deklarasyonun bölgemizde kalıcı barışa giden yolda yeni bir kilometre taşı olmasını ümit ediyorum.

  • 500 bin sosyal konut inşa edeceğiz. Halen yüksek seyreden kiralar ve konut fiyatlarıyla ilgili çok önemli bir projeyi hayata geçiriyoruz. Bundan böyle kira konusunda işin planlamasını devlet yapacak. Yani vatandaş gelsin kendisi kiraya versin ve yüksek kiralarla orada vatandaşı sömürsün, bunlara fırsat vermeyip, devlet bu sosyal konutları kendisi kiraya verip, inşallah samimi olarak ucuz kiralama sürecini biz başlatacağız.

  • CHP siyasi parti kimliğini giderek kaybediyor. Yolsuzluk operasyonları başlayınca beytülmale çöreklenmiş yankesicileri yargıdan kurtarmak için boykot diye bir şey uydurdular. Mitinglerinde markaları yuhalatmaktan, hedef göstermeye kadar her şeyi yaptılar. Fakat ne yaptılarsa muvaffak olamadılar.