CUMHURİYET'E GİDEN YOLDA GİZLİ PLAN! ADI BİLE ŞİFREYDİCumhuriyet'in ilanına uzanan tarihi sürecin en önemli dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz'un temelleri, sanılandan çok daha önce atıldı. Hüsnü Özlü'nün Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) arşiv belgelerine dayanan araştırmasına göre, Sakarya Zaferi'nin hemen ardından, 15 Ekim 1921'de gizli bir taarruz için hazırlıklara başlandı. Askeri yazışmalarda gizliliği sağlamak amacıyla Osmanlı alfabesindeki "Sad" harfi kullanıldı. Böylece tarihe "Sad Taarruz Planı" olarak geçen harekatın ilk adımları atılmış oldu. Hedef, Yunan ordusuna toparlanma fırsatı vermeden kesin darbeyi indirmekti.
Cumhuriyet'in Gizli Zafer Planı! Atatürk'ün Masasındaki Sır

HERKES KIŞI BEKLERKEN ATATÜRK SALDIRIYA HAZIRLANIYORDU!Araştırmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri, Türk ordusunun ne zaman taarruza geçeceğine ilişkin karşı tarafın yaptığı hesaplar oldu. Yunan ve İngiliz tarafı, yaklaşan kış şartları, ekonomik güçlükler ve Türk ordusunun imkânlarını dikkate alarak geniş çaplı bir saldırı beklemiyordu. Ankara'nın zamanla barış istemek zorunda kalacağı düşünülüyordu. Ancak Mustafa Kemal Paşa ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, düşmanın Sakarya yenilgisinden sonra yeniden güçlenmesini önlemek amacıyla taarruz seçenekleri üzerinde çalışıyordu. Gizli planın merkezinde, Afyon üzerinden yapılacak bir harekatla Yunan ordusunun İzmir bağlantısını kesmek vardı.
100 BİN ASKER İÇİN HAZIRLIKSad Planı'nın uygulanmasının önündeki en büyük engel yalnızca Yunan kuvvetleri değildi. Türk ordusunun cephane, silah, ulaşım ve iaşe ihtiyaçları da ciddi sorun oluşturuyordu. Arşiv belgelerine göre, dönemin 1'inci Ordu Komutanı Ali İhsan Paşa, harekât öncesinde 100 bin insan ve 20 bin hayvan için bir haftalık yiyecek depolanmasını istiyordu. Cepheye ulaştırılması beklenen toplar, demiryollarıyla taşınacak mühimmat ve eksik askerî donanım, taarruzun geleceğini belirliyordu. Bazı komutanlar, hazırlıklar tamamlanmadan yapılacak saldırının ağır kayıplara neden olabileceği uyarısında bulunuyordu. Sonuçta 1921 sonbaharında düşünülen harekât uygulanamadı. Ancak plan rafa kaldırılmadı; sonraki büyük saldırının stratejik temelini oluşturdu.
AKŞEHİR'DEKİ KRİTİK TOPLANTI! Aylar süren askerî hazırlıkların ardından Temmuz 1922'de Akşehir'de yapılan toplantı, Kurtuluş Savaşı'nın kaderini belirleyen gelişmelerden biri oldu. Mustafa Kemal Paşa, 27-28 Temmuz gecesi ordu komutanlarıyla bir araya gelerek Büyük Taarruz planının ayrıntılarını değerlendirdi. 6 Ağustos'ta Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa tarafından ordulara gizli taarruz hazırlık emri verildi. Plana göre Türk kuvvetleri Afyon'un güneyinden düşman savunmasını yaracak, süvari birlikleri Ahır Dağları üzerinden ilerleyerek Yunan ordusunun geri çekilme ve ikmal hatlarını tehdit edecekti. Yaklaşık 10 ay önce hazırlanan Sad Planı'nın temel düşüncesi, artık tarihî bir harekâta dönüşüyordu.
CUMHURİYET'E UZANAN BÜYÜK ZAFER26 Ağustos 1922 sabahı saat 05.30'da Kocatepe'den başlayan topçu ateşi, Büyük Taarruz'un başlangıcı oldu. Türk ordusu, Afyonkarahisar güneyindeki Yunan savunmasını yararak ilerledi. 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, işgal kuvvetlerinin Anadolu'daki ana askerî gücüne ağır bir darbe indirdi. Mustafa Kemal Paşa, 21 Eylül 1922'de gazeteci Falih Rıfkı'ya verdiği demeçte, beş gün süren muharebelerin ardından düşman ordusunun ana kuvvetlerinin savaşma gücünü kaybettiğini anlatıyordu. Büyük Taarruz'un başarısı, 9 Eylül'de İzmir'in kurtuluşuna uzanan süreci hızlandırırken, 29 Ekim 1923'te ilan edilecek Cumhuriyet'in de önünü açtı. Arşiv belgeleri, bu tarihî zaferin yalnızca savaş meydanında değil, aylar boyunca sürdürülen gizli planlama ve büyük fedakârlıklarla kazanıldığını gösteriyor.





