ABD ara seçimlerinde senatoda ve temsilciler meclisinde ağır bir yenilgiyle kongredeki çoğunluğu Demokratlara kaptıran Cumhuriyetçiler suçlu arayışında.
Cumhuriyetçiler Ağır Yenilginin Ardından Yanıt Arıyor: Suçlu Kim?

3 Kasım’daki seçimlerde yasama yetkisinin toplandığı temsilciler meclisindeki 435 sandalyenin tamamı ve senatodaki 100 sandalyenin 35’i yenilendi.
ABD Başkanı Trump için referandum niteliği taşıyan seçimlerde, Demokratlar iyimser beklentilerin bile üzerinde performans sergiledi.
Teksas, Kansas ve Güney Carolina gibi ‘Cumhuriyetçilerin kalesi’ sayılan eyaletlerde onlarca yıl sonra Demokrat senatörler kazandı. Michigan eyaletinde ABD’nin İsrail’le ilişkisini yerden yere vuran Demokrat Abdul El-Sayed, açık ara farkla kazanarak ABD’nin ilk Müslüman senatörü oldu.
Gazze soykırımının Amerikan halkının vergileriyle işlendiğini vurgulayan El-Sayed, başka eyaletlerdeki ve seçim bölgelerindeki birçok Demokrat aday gibi yaşam pahalılığını İsrail’e verilen desteğe ve İran savaşına bağlıyordu.
Turmp ara seçimlerdeki hezimeti kabul etse de bir hayli öfkeliydi: ”Oy pusulasında ben yoktum, olsaydım açık ara farkla kazanırdık.”
Savaş, ekonomi, kötü aday tercihleri…
New York Times’ın haberine göre Cumhuriyetçiler tarihi yenilginin ardından suçlu arıyor. Ve görünen o ki şimdilik tüm parmaklar Trump’ın başının altından çıkan politikaları ve İran savaşını işaret ediyor.
Suçlu listesi kabarık: Başkanın başka ülkelere gözdağı vermek için kullandığı Gümrük vergileri, hayat pahalılığını azdıran İran savaşı ve tabii Trump’ın ara seçimlerde zayıf Cumuriyetçi adayları desteklemeye iten siyasi içgüdüleri.
Michigan’daki Cumhuriyetçi stratejist Jason Roe, ”Trump, Amerikalılara adeta ‘Bana karşı oy verin de görelim’ diye meydan okudu.” dedi.
Roe bir de Trump’a isim taktı: ”Cumhuriyetçi çöküşün mimarı.”
Çarşamba sabahı suratına soğuk su çarparak uyanan Trump’ın başkan yardımcısı JD Vance de suçlu arayışındaydı, belki de durum tespiti yapmaya uğraşıyordu.
”Kaybetmemizin asıl sebebi savaşlar” dedi Vance. ”Neden kaybettiğimizi herkes çok iyi biliyor. Meseleyi tartışmaya buradan başlamamız gerekiyor.”
Hayat pahalılığıyla boğuşan Amerikalı seçmenin ara seçimlerdeki başlıca gündemi yakıt, gıda, konut ve sağlık hizmetlerindeki fiyat artışlarıydı.
Nitekim Demokrat adaylar kampanya boyunca ekonomik sıkıntılardan Trump’ı ve bu yıl başlattığı İran savaşını sorumlu tutmuştu. Ayrıca İsrail’e koşulsuz desteğin ekonomiye maliyetini defaatle vurgulamışlardı. Cumhuriyetçi adaylarsa Demokrat rakiplerini sosyal meselelerde ve ekonomide ‘aşırılıkçı’ ve ‘komünist’ diye yaftalamaya çalışmıştı.
Gelgelelim Amerikalı seçmenler ‘Cumhuriyetçilerin kalesi’ sayılan eyaletlerde bile Demokrat adaylarla hizalandı.
Trump topu basitçe Cumhuriyetçi adayların zayıflığına atıyordu.
Colorado eyaletinden Cumhuriyetçi siyasi danışman Dick Wadhams, Trump’ın teşhisini ‘ironik’ diye niteledi. Wadhams’a göre muhafazakar eyaletlerde kritik senato yarışlarını kaybeden adayların çoğunu bizzat Trump aday göstermişti ya da desteklemişti.
Wadhams, bu eyaletlerdeki seçmenlerin Trump’a bir mesaj verdiğini söyledi: ”Bu oylar Demokratlardan yana değil, Trump’a karşı verildi.”
Cumhuriyetçilerin Kaliforniya teşkilatının eski yöneticisi Jon Fleischman da hemfikir. Trump’ın bir anlamda oy pusulasında yer aldığını söyleyen Fleischman’a göre Amerikalı seçmenler Trump dönemindeki ekonomiye öfkeliydi ve İran savaşından bıkıp usanmıştı: ”Doğrudan başkana gösteremedikleri öfkeyi, başkanın partisine yansıttılar.”





