Stratejist Cüneyt Paksoy, altın fiyatlarında ana yükseliş trendinin sürdüğünü belirterek, kritik seviyenin aşılması halinde hareketin hızlanabileceğini ve ons altında 5 bin dolara uzanan yeni bir yükseliş yaşanabileceğini söyledi.
Cüneyt Paksoy'dan Altın Tahmini: Bu Seviye Aşılırsa Yükseliş Hızlanabilir

Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan sert dalgalanmalar ve ons başına 4 bin dolar çevresindeki seyir, yatırımcıların odağında yer alıyor. CNBC-e'de yayımlanan Piyasa Analizi programına katılan stratejist Cüneyt Paksoy dolar, yüksek petrol fiyatları ve ABD tahvil faizlerinin altın üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Altında kısa vadeli baskının devam edebileceğini ancak uzun vadeli yükseliş eğiliminin korunduğunu belirten Paksoy, ons altında 3 bin 800-4 bin 200 dolar bandının önemine dikkati çekti. Paksoy, 4 bin 200-4 bin 300 dolar seviyelerinin aşılmasının ise yeni bir yükseliş hareketinin önünü açabileceğini ifade etti.
"Altının ana trendi yukarıdır"
Güçlü dolar ve yüksek tahvil faizlerinin altın fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Paksoy, mevcut piyasa koşullarının kısa vadede değerli metalin performansını sınırladığını söyledi.
Paksoy, "Yani güçlü dolar, güçlü petrol, yüksek tahvil faizi altındaki beklentileri ve getirileri etkiler. Yukarı yönlü bir altın hareketinden ziyade aşağı yönlü bir altın hareketi anlamına gelir" ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte altının uzun vadeli görünümünün yalnızca dolar ve faiz hareketleriyle değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Paksoy, küresel borçluluk ve finansal risklerin değerli metali desteklemeye devam ettiğini belirtti.
Paksoy, "Çünkü hikayenin bir tarafı dediğin gibi baskı üzerine ve korelasyonlar üzerine, ama diğer tarafı ana hikaye dediğimiz bölümde buradaki problemlerin eninde sonunda altına yaradığı bir hikaye" değerlendirmesinde bulundu.
Altında 3 bin 800-4 bin 200 dolar bandına dikkat çekti
Ons altında daha önce 5 bin 600 dolar seviyelerine kadar yaşanan yükselişin ardından güçlü bir düzeltme hareketi görüldüğünü hatırlatan Paksoy, geri çekilmenin önemli ölçüde kâr satışlarından kaynaklandığını anlattı.
Altının mevcut fiyat aralığında güç topladığını belirten Paksoy, "Ana trend yukarıdır. Bu düzeltme kalıbı eninde sonunda bir seviyede netleşecek. 3.800-4.200 bandı, 4.000 pivotun çevresinde bir altın fiyatlaması normal bir fiyatlama" dedi.
Bu bölgenin korunmasının yükseliş eğiliminin devamı açısından önemli olduğunu vurgulayan Paksoy, "Bu bölgenin altına gelmedikçe trend zaten burada güç toplama, burada bir konsolidasyon süreci olarak okunur" ifadelerini kullandı.
"4 bin 300 doların üzerinde hareket sertleşebilir"
Altında yeni yükseliş hareketinin başlayabileceği seviyeleri de paylaşan Paksoy, 4 bin 200-4 bin 300 dolar aralığını kritik eşik olarak gösterdi.
Paksoy, "Hareketin başlayacağı seviye de altın için 4.200-4.300 seviyesidir. Oranın üzerinde bir ons altın daha sert, daha hızlı momentumlu hareketler anlamına gelir" dedi.
Söz konusu seviyelerin aşılması halinde altının önce 4 bin 500 dolara, ardından 5 bin dolara yönelebileceğini belirten Paksoy, "Tekrar 4.500, devamında da 5.000'lere doğru bir hareket potansiyeli bu yıl sonu ve 2027'nin ilk çeyreği, ikinci çeyreği için potansiyel senaryodur" ifadelerini kullandı.
"2008 krizi öncesine benzer bir hikaye var"
Altının mevcut görünümünü 2008 küresel finans krizi öncesindeki fiyat hareketleriyle karşılaştıran Paksoy, o dönemde de yüksek faiz ve güçlü dolar nedeniyle ilk aşamada geri çekilme yaşandığını hatırlattı.
Ancak finansal risklerin artması ve merkez bankalarının genişleyici para politikalarına yönelmesiyle altının daha sonra güçlü bir yükseliş kaydettiğini belirten Paksoy, benzer dinamiklerin günümüzde de etkili olabileceğini söyledi.
Paksoy, "Ben 2008 krizi öncesi altının önce bir gevşediğini, geri çekildiğini, oradaki yüksek faiz, yüksek dolar sebebiyle, hatta yüksek petrol sebebiyle önce bir geri çekilme yaşadığını bu korelasyonlarla, daha sonrasında da sert bir hareket gördüğümüzü, ciddi de bir yükseliş getirdiğini izlemiştik" ifadelerini kullandı.
Söz konusu dönemde altının hem güvenli liman özelliğinden hem de merkez bankalarının bilanço genişletmesinden destek aldığını anlatan Paksoy, "Şimdi buna benzer bir hikaye var" değerlendirmesinde bulundu.
Merkez bankalarının altın alımlarına işaret etti
Küresel borçluluk seviyelerinin altının uzun vadeli görünümünde belirleyici unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Paksoy, merkez bankaları ve büyük kurumsal yatırımcıların fiziki altın alımlarının devam ettiğini belirtti.
Paksoy, "Çünkü fiziksel alım devam ediyor merkez bankaları tarafında ve büyük kurumsallar tarafında" diyerek altına yönelik talebin yalnızca jeopolitik risklerden kaynaklanmadığına dikkati çekti.
Küresel borçluluğun ulaştığı seviyelerin finansal piyasalarda önemli riskler oluşturduğunu ifade eden Paksoy, altının bu nedenle yatırım portföylerinde koruma amacıyla da tercih edildiğini söyledi.
Paksoy, "Altının ana trendi yukarıdır ve sadece getiri odaklı değil, tüm portföyleri hani belli bir riske karşı dengeleme odaklı da bütün piyasa, merkez bankaları kendi rezervleri dahil bunu bu şekilde kullanıyor, stratejilerini de bu yönde belirliyor" ifadelerini kullandı.



