Demirtaş ve Yüksekdağ'ın tutukluluğunun 10’uncu yılında DEM Parti cezaevleri önünden tepki gösterdi. Sürece dair kendi taraflarından adımlar atıldığını ancak Demirtaş ve Yüksekdağ'ın tutukluluğunun hala devam etmesinin 'sürece' uygun olmadığını savunan Bakırhan ‘Yeni bir sayfa eski hukuksuzlukların üzerine yeni adaletsizlikler ekleyerek açılamaz’ dedi.
Demirtaş Ve Yüksekdağ 10 Yıldır Tutuklu... DEM Parti'den 'Süreç' Tepkisi: 'Yeni Sayfa Eski Hukuksuzlukların Üzerine Açılamaz'

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, tutuklanmalarının 10'uncu yılında Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ı ziyaret etti. Cezaevi önünde yapılan açıklamada Demirtaş ve Yüksekdağ'ın tutukluluklarının 10 yıldır devam etmesinin siyasi olduğu ve derhal serbest bırakılmaları gerektiği belirtildi.
CEZAEVLERİ ÖNÜNDEN SESLENDİLER
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları iken tutuklanan Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da aralarında bulunduğu siyasetçilerin tutuklanmasının 10. yılında, DEM Partili yöneticileri cezaevleri önünde açıklama yaptı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, saat 13.00'te Selahattin Demirtaş'ın 10 yıldır tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi önünde konuştu.
Hatimoğulları, açıklama öncesinde Demirtaş'ı ziyaret etti.
"HER YERDE BİZE YÜKSEKDAĞ VE DEMİRTAŞ'I SORUYORLAR"
Daha sonra cezaevi çıkışında açıklama yapan Hatimoğulları, "Bütün halk toplantılarında bize Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ı soruyorlar. Siyasi rehine olarak içeride tutulan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır" diye konuştu.
"ARKADAŞLARIMIZIN İÇERİDE YATTIĞI HER GÜN İKTİDARIN SUÇ İŞLEMESİDİR"
AİHM'in iki isim hakkında verdiği hak ihlali kararlarını da hatırlatan Hatimoğulları, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin, AİHM'in kararlarını uygulama sorumluluğu vardır. Biz arkadaşlarımızın hapishanede kalmasını kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımızın içeride yattığı her gün iktidarın suç işlemesidir. Yasadışı şekilde arkadaşlarımız cezaevinde tutulmaktadır. Muhalif olan herkesi susturmak için kayyum rejimi devreye girdi. HDP yönetimi üzerinde uygulanan bu yöntem daha sonra bütün muhalifler üzerinde uygulandı. Şu anda İstanbul'un seçilmiş belediye başkanı sayın Ekrem İmamoğlu ve diğer seçilmişler hapishanede yatmaktadır. Kayyum rejimini, 4 Kasım siyasi darbesini kabul etmiyoruz. Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş derhal serbest bırakılmalıdır."
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise saat 14.00'te Kandıra Cezaevi'nde tutulan Figen Yüksekdağ'ı ziyaret etti.
"ÖNÜMÜZDE İKİ YOL VAR"
Bakırhan çıkışta şöyle konuştu:
"4 Kasım'da bir siyasi darbe yapıldı. Eş Genel Başkanlarımızın da içinde olduğu 12 milletvekili gözaltına alındı. Bu Türkiye siyasi tarihinde gedik açtı. O yara 10 yılda giderek büyüdü ve Türkiye'nin her tarafını sardı. Bugün sadece DEM Parti'den, HDP'den değil; cezaevlerinde muhalefet eden seçilmiş, eleştiren, düşüncesini ifade eden toplumun bütün kesimlerinden insanlar var. 4 Kasım 10 yıldır devam etti. Hukuk gittikçe Türkiye'de kuraklaşan bir iklim haline geldi. Önümüzde iki yol var. Ya geçmişin korkularını 'hukuk' diye devam ettireceğiz ya da geçmişin yaralarını demokratik hukuk ile kapatacağız. Biz geçmişin yaralarını tedavi edecek bir barış istiyoruz.”
Sürece dair de konuşan Bakırhan, “10 yıl sonra çatışmalı dönemi bitirmeye çalışıyoruz. Bu konuda çok önemli adımlar atıldı. PKK kendisini feshetti, Türkiye sınırları içerisinde tek bir militanları kalmadı. Türkiye sınırlarında tehdit oluşturabilecek tek bir kamp kalmadı. Tek taraflı çok önemli, çok tarihi adımlar atıldı. Şimdi bu atılan adımların artık karşılığını bulması gerekiyor.”
"KUTUPLAŞMANIN BİTMESİ İÇİN YENİ BİR SAYFANIN AÇILMASI GEREKİR"
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi kutuplaşmanın sona ermesine yönelik sözlerini hatırlatan Bakırhan, "Evet, biz bunu önemsiyoruz. Siyasi kutuplaşma artık bitmelidir. Kutuplaşmanın bitmesi için yeni bir sayfanın açılması gerekir. Yeni bir sayfa da eski adaletsizliklerin, eski hukuksuzlukların üzerine yeni adaletsizlikler ekleyerek açılamaz. Bu kutuplaşmayı bitirmenin yolu siyasetin hakkını korumaktan geçer. Gerilimleri ve kutuplaştırmayı önleyebiliriz. Bunun için de önce cezaevlerinden başlamalıyız. Bu kutuplaşmayı önce cezaevlerinde bulunan binlerce siyaset yapan seçilmişleri serbest bırakarak, dışarıdan yargılamalarını sağlayarak başlayabiliriz. Türkiye'nin buna ihtiyacı var, bizim hepimizin buna ihtiyacı var" diye konuştu.



