Ülkede yaşanan sel ve depremler başta olmak üzere pek çok afet yaşanırken, alınmayan dersler ve rant uğruna göz yumulan riskler bir kez daha gözler önüne serildi. Aydın Kuşadası’nda, doğrudan sel ve taşkın tehlikesi barındıran bir dere yatağının mevcut imar planında “konut ve yol” alanı olarak bırakıldığı ortaya çıktı.
Dere Yatağında Konut Planı

CHP'den AKP'ye geçen Özlem Çerçioğlu yönetimindeki Aydın Büyükşehir belediyesi Ekim ayı meclis toplantısında alınan kararlar kentte inşaat ve imar politikalarının hangi boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Kuşadası Soğucak Mahallesi 700 ada 1 parsel ile 701 ada 1 parselde dere yatağı bulunmasına rağmen, alanın mevcut imar planında konut ve yol alanı olarak kalmaya devam ettiği tescillendi.
HARİTALAR UYUŞMUYOR
Kuşadası Belediyesi’nin 6 Temmuz 2026’da kabul edip Büyükşehir Meclisi’ne gönderdiği 1/1000 ölçekli imar planı değişikliği önerisinde, Devlet Su İşleri (DSİ) 21. Bölge Müdürlüğü’nün "Çatalarmut Deresi" tespitine yer verildi. Komisyon, 5 metrelik dere kesiti ve 6 metrelik yol ile toplam 11 metrelik bir hattın planlara dere alanı olarak işlenmesini istedi.
Ancak hazırlanan imar planı teklifindeki dere güzergâhı ile Büyükşehir Belediyesi’nin elindeki mevcut onaylı haritalardaki dere güzergâhı birbiriyle tutarsız çıktı. İki haritanın örtüşmemesi üzerine dosya yeniden DSİ’ye gönderildi.
MEVCUT PLANDAN DEVAM
Kararın en dikkat çekici bölümü ise DSİ’den henüz yanıt gelmemiş olmasına rağmen alınan ara karar oldu. Büyükşehir Belediye Meclisi, dere yatağının tam nerede başladığı ve nerede bittiği belirsizliğini korurken "mevcut imar planı koşullarının devamına" oy birliğiyle karar verdi.
YAPILAŞMA BASKISINA İZİN VERİLMEMELİ
Kentteki şehir plancıları dere yataklarının imara açılmaması gerektiğini ifade etti. Şehir plancıları tarafından yapılan açıklamada “şehir planlamasında boş görünen her alan yapılaşma alanı değildir. Doğal eşikler, afet riskleri ve ekolojik dengeler planlama kararlarının temel unsurları olmalıdır. Dere yatakları yapılaşma baskısı altında bırakılmak yerine; yeşil koridor, açık alan ve taşkın yönetim alanı olarak değerlendirilmelidir. Çünkü iyi planlama, yalnızca bugünün yapılaşma ihtiyacını değil, yarının afet riskini de düşünür. Dere yataklarını korumak çevrecilik kadar, şehircilik ve kamu güvenliği sorumluluğudur” denildi.






