İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: Türkiye'nin şafak vakti yaşadığı yeni bir rezalet 19 Mart 2025 tarihini 150 yılı aşan demokrasi tarihimizin kara bir gününe çevirdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması akılla, hukukla, vicdanla açıklanabilecek bir iş değildir. Aslında Türkiye'nin huzuru hedef alınmaktadır. Türk milletinin iradesi ayaklar altına alınmaktadır. Günlerdir uyarıyorum. Milletimize, ülkemize bu kötülüğü yapmayın diyorum. Ülkemizi kaosa sürükleyecek adımları atmaktan uzak durun diyorum. Ancak görünen o ki iktidarın gözünü maalesef hırs bürümüş. Hiçbir demokratik ülkede yaşanmayacak, hiçbir demokrasinin kaldıramayacağı ne varsa hemen hepsini Recep Tayyip Erdoğan iktidarı ülkemize yaşatıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Egemenlik de kayıtsız şartsız milletindir. 102 yıllık Cumhuriyet tarihimizde benzeri ancak darbe günlerinde yaşanmış gelişmelere tanıklık ediyoruz. Biz konuşan Türkiye dedikçe iktidar ağzını açan herkesi gözaltına alıyor, tutukluyor, demir parmaklıkların ardına gönderiyor. Artık anlaşılıyor ki konuşulacak çok fazla şey kalmamıştır. Türkiye'de demokrasi ve hukuk askıya alınmış, seçim ve siyaset yapılamaz hale gelmiştir. Siyasi rakiplerin tasfiyesi için her türlü güç kullanımı meşrulaştırılmıştır. Büyük Türk Milleti, aylardır devam eden ve bugün şafak vakti artık tahammül sınırlarını aşan zorbalığın hedefi aslında senin şaşmaz iradendir. Dün ve kararın asıl sahibi aziz milletimiz iken onun seçtiği insanlara reva görülen bu hukuksuzluk, bu zulüm artık tarihimizin en kara lekelerinden biridir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisine rakip olma iddiasını ortaya koyan bir siyasetçiye zincirleme davalar açmak, diplomasını iptal etmek ve sabahın ilk ışıklarıyla evine polis gönderip gözaltına almak zulümdür, zorbalıktır ve ancak diktatörlüklerde yaşanabilecek bir saçmalıktır. Türkiye'de bugün itibariyle seçme ve seçilme hakkı, hürriyet, demokrasi, hukuk ve anayasal haklar askıya alınmıştır. Tarih aynılarını yapan darbecileri nasıl yazdıysa bugün bu işe imza atanları da o şekilde yazacaktır. Şu bilinmelidir ki, gözü dönmüş bu iktidarın ve makam hırsına yenilmiş Recep Tayyip Erdoğan'ın İstiklal Marşı "Korkma!" diye başlayan bir milleti susturmaya asla ve kata gücü yetmeyecektir. Ve herkes emin olmalıdır ki Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir. İktidar sahipleri medeni dünyanın bir parçası olan cennet vatanımızı bir cehenneme çevirmeye tevessül ediyor olabilirler. Ancak Türk Milleti buna izin ve yol vermeyecektir. Recep Tayyip Erdoğan iktidarının bugün yaptığı işin adı anayasal düzeni ortadan kaldırma teşebbüsüdür. Bu tam manasıyla bir sivil darbedir. Bu korkunç adım Recep Tayyip Erdoğan marifetiyle işlenen bir anayasal suçtur. Buradan Cumhuriyetin şerefli savcılarına suç duyurusunda bulunuyor, bu zorbalığı aziz milletime de şikayet ediyorum.
Siyaset·
Dervişoğlu: İmamoğlu'nun gözaltına alınması diktatörlüktür
Kaynak:


Okumaya devam et




