İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında yeni ayrıntılara ulaşıldı. Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı olduğu öne sürülen organizasyona ilişkin incelemelerde, 53 şüphelinin faaliyetleri mercek altına alındı.
Donör Soruşturmasında 2,6 Milyon Liralık Para Trafiği Ortaya Çıktı

İhlas Haber Ajansı'nın (İHA) aktardığı soruşturma dosyasındaki bilgilere göre, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) kayıtlarında milyonlarca liralık hesap hareketi tespit edildi. Şüphelilerin donör adaylarını fotoğraflarına ve fiziksel özelliklerine göre belirlediği, bazı adayların yaş bilgilerinin değiştirildiği ve ilaç kullanım süreçlerinin görüntülü olarak takip edildiği iddia edildi.
İKİ ŞÜPHELİ ARASINDA 2,6 MİLYON LİRALIK TRANSFER
MASAK tarafından incelenen hesap hareketlerinde, organizasyonun lideri olduğu değerlendirilen Hacer T. ile Muharrem Ş. arasında yüksek tutarlı para transferleri belirlendi. 4 Eylül 2024 ile 26 Temmuz 2026 tarihleri arasında Muharrem Ş.'den Hacer T.'ye 1 milyon 347 bin 341 lira 53 kuruş gönderildiği, Hacer T.'nin ise Muharrem Ş.'ye 1 milyon 253 bin 650 lira aktardığı tespit edildi.
Böylece iki şüpheli arasındaki karşılıklı para transferlerinin toplamı 2 milyon 600 bin 991 lira 53 kuruşa ulaştı. Hacer T.'nin hesabında listelenen tüm giriş ve çıkış hareketlerinin toplam hacmi ise 2 milyon 768 bin 251 lira 53 kuruş olarak kayıtlara geçti.
Hesap hareketlerinde ilaç, muayene, ulaşım giderleri ve borç ödemelerine ilişkin açıklamaların da bulunduğu, bu nedenle söz konusu tutarların doğrudan suçtan elde edilen kazanç olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi.
DONÖRLÜKTEN ORGANİZASYONUN MERKEZİNE
Soruşturmada örgüt lideri olduğu değerlendirilen 31 yaşındaki Hacer T., ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini söyledi. İki çocuk annesi olan şüpheli, ilk olarak Emine Ç.'nin yönlendirmesiyle donörlük yapmaya başladığını ve Kıbrıs'taki işlemler karşılığında 15 ila 20 bin lira aldığını anlattı.
Daha sonra Serap M. ile çalıştığını belirten Hacer T., bir işlemden 30 bin lira kazanmasına rağmen kendisine yeterli ödeme yapılmadığını düşündüğü için farklı aracılarla bağlantı kurduğunu ifade etti.
Soruşturma dosyasında, Hacer T.'nin zamanla başka kadınları donörlük için bulmaya, kliniklerle iletişim kurmaya ve işlemleri organize etmeye başladığı öne sürüldü. Şüpheli, bazı işlemlerde 100 ila 150 avro aracılık ücreti aldığını kabul ederken, örgüt kurma ve örgüte üyelik suçlamalarını reddetti.
53 ŞÜPHELİ ARASINDA GÖREV DAĞILIMI
Dosyadaki değerlendirmelerde Hacer T.'nin lider, Muharrem Ş., Ahucan A., Enis K., Hayat İ. ve Özlem T.'nin ise yönetici konumunda bulunduğu iddia edildi. Organizasyonda bazı kişilerin donör adaylarını bulduğu, bazılarının kliniklerle görüştüğü, diğerlerinin ise ilaç temini, muayene, uçak bileti ve ödeme işlemleriyle ilgilendiği öne sürüldü.
Telefon kayıtları ve mesajlaşmalarda, daha önce donörlük yapan bazı kadınların başka kişileri de sisteme dahil ederek komisyon almaya çalıştıklarına ilişkin bulgulara ulaşıldı.
DONÖRLER FOTOĞRAFLARINA GÖRE SEÇİLMİŞ
Soruşturma dosyasına giren yazışmalarda, donör adaylarının fiziksel özelliklerinin ayrıntılı şekilde kayıt altına alındığı belirlendi. Adayların yaş, boy, kilo, kan grubu, saç ve göz rengi gibi bilgilerinin toplandığı, beş veya altı fotoğraflarının istenerek yurt dışındaki kliniklere gönderildiği iddia edildi.
Kliniklerin taleplerine uygun bulunan kadınların daha sonra muayene, ilaç kullanımı ve seyahat süreçlerinin planlandığı öne sürüldü.
Yazışmalarda, Hacer T.'nin bir kadının doğum yılına ilişkin görüşmede "Ben küçülttüm" ifadesini kullandığı ortaya çıktı. Şüphelinin, yaş bilgisinin sorulması durumunda yanlış gönderildiğinin söylenmesini istediği iddia edildi.
İLAÇ KULLANIMI VİDEOLARLA KONTROL EDİLDİ
Soruşturmanın dikkat çeken bir diğer bölümünü, donör adaylarına verilen hormon ilaçlarının temini ve kullanımının takip edilmesi oluşturdu. Dosyadaki mesajlarda, kadınlardan ilaç kutularının fotoğraflarının, iğne uygulamalarına ilişkin görüntülerin ve ultrason videolarının istendiği öne sürüldü.
Hacer T.'nin bazı kadınların kullandığı ilaç dozlarını ve ellerinde kalan ilaç miktarlarını kontrol ettiği belirtildi. Şüpheli, Gonal-F, Puregon ve Menopur gibi ilaçların yumurtalıkların uyarılması amacıyla kullanıldığını anlattı.
İlaçların Antalya ve Ankara'daki bağlantılar aracılığıyla temin edilerek kadınlara gönderildiğini söyleyen Hacer T.'nin, reçetesiz ilaç tedarikine ilişkin görüşmelerinin de dosyaya girdiği öğrenildi. Bir donör ise ilaçların kendisine kargo veya otobüs yoluyla ulaştırıldığını belirterek organizasyonu Hacer T.'nin yönettiğini öne sürdü.
TÜRKİYE'DE MUAYENE, YURT DIŞINDA İŞLEM
Soruşturmada, bazı kadınların yurt dışına gönderilmeden önce İstanbul'da sağlık kontrolünden geçirildiği belirlendi. Bir donör, Hacer T.'nin kendisini iki kadınla birlikte Pendik'teki bir doktora götürdüğünü ve muayene ücretini nakit ödediğini anlattı.
Mesajlaşmalarda bazı muayenelerin kayıt oluşturulmadan yapılmasının istendiği, doktorlara elden ödeme yapılmasının konuşulduğu iddia edildi.
Hazırlık işlemlerinin Türkiye'de tamamlanmasının ardından kadınların KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'daki kliniklere yönlendirildiği öne sürüldü. Bazı kadınların yurt dışına tek başına gittiği, bazılarının ise havalimanlarında şoförler tarafından karşılandığı ifade edildi.
3 YILDA 30 KEZ YURT DIŞINA ÇIKTI
Soruşturma kapsamında incelenen seyahat kayıtlarında Merve Ş.'nin 2023-2026 yılları arasında 30 farklı tarihte yurt dışına çıktığı belirlendi. Seyahatlerin büyük bölümünün Kıbrıs'a, birinin ise Arnavutluk'a gerçekleştirildiği tespit edildi.
Bazı yolculukların yaklaşık 20 günlük aralıklarla tekrarlanması ve uçak biletlerinin üçüncü kişiler tarafından alınması incelemeye konu oldu. Savcılık dosyasındaki değerlendirmelerde, bu seyahatlerin üreme hücresi elde edilmesine yönelik işlemlerle bağlantılı olabileceği belirtildi. Ancak uçuş kayıtlarının tek başına yolculukların amacını kanıtlamadığı vurgulandı.
BİR İŞLEMDEN 10 BİN AVRO GELİR İDDİASI
Şüpheliler arasındaki yazışmalarda donör ücretleri ve aracılık komisyonlarına ilişkin pazarlıklar da yer aldı. Bazı ifadelerde bir işlemden 8 ila 10 bin avro gelir elde edildiği, donörlere ise 800 ila 1.000 avro arasında ödeme yapıldığı öne sürüldü.
Hacer T.'nin bir klinik yetkilisiyle yaptığı görüşmede donöre 1.300 avro, kendisine ise 150 ila 200 avro verilmesinin konuşulduğu belirtildi. Bazı işlemlerde aracıların 500'er avro komisyon aldığı, elde edilen yumurta sayısına göre ödemelerin değiştiği iddia edildi.
Hacer T.'nin bir yazışmada "90 M2 çıkaran kızım var benim" ifadesini kullandığı kaydedildi. Dosyada bu ifadenin olgunlaşmış yumurta hücrelerini tanımlayan MII aşamasıyla bağlantılı olduğu değerlendirildi.
YENİ DONÖR BULANLARA KOMİSYON
Soruşturma dosyasında, daha önce donörlük yapan kadınların arkadaşlarını da aynı işlemlere yönlendirdiğine ilişkin ifadeler yer aldı. Hacer T., kendisini yeni bir adayla tanıştıran kişiye 100 avro ödediğini söyledi.
Bazı kadınların birden fazla kez aynı kliniklere gönderildiği, bir donörün altı kez yönlendirildiği belirtildi.
Dosyada ayrıca kadınlarla aracılar arasında ücret, uçak bileti ve konaklama masrafları nedeniyle anlaşmazlıklar yaşandığına ilişkin mesajlaşmalar bulunduğu kaydedildi.
MESAJLARIN SİLİNMESİNİ İSTEDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ
Soruşturma dosyasına giren bazı yazışmalarda Hacer T.'nin donörlerden mesajlarını silmelerini istediği iddia edildi. Şüphelinin, kendilerine soru sorulması halinde yurt dışına bireysel olarak gittiklerini söylemelerini istediği öne sürüldü.
Bazı kadınların aracılarla çalışmayı bırakarak kliniklerle doğrudan bağlantı kurmaya çalıştığı, bunun da komisyon anlaşmazlıklarına neden olduğu belirtildi.
Dosyada, bir ücret anlaşmazlığı sırasında donörlerden birine ait mahrem görüntünün üçüncü bir kişiye gönderildiğine ilişkin yazışmalar da yer aldı. Görüntünün sahibi olan kadının, başka kişilerin eline geçmesinden endişe ederek silinmesini istediği kaydedildi.
EKONOMİK SIKINTILAR İFADELERE YANSIDI
İfadeleri alınan bazı kadınlar, donörlük yapmalarının nedenini borçlar, işsizlik ve geçim sıkıntısı olarak açıkladı. Şüphelilerden Ahucan A., maddi sorunları nedeniyle bu faaliyetlere başladığını söyledi.
Bir başka kadın ise eşinin silahlı saldırıda hayatını kaybetmesinin ardından çocuklarının bakımını üstlendiğini, çalışma hayatıyla birlikte seyahatlerini de bu sorumluluklara göre planlamak zorunda kaldığını anlattı.
Dosyada bazı kadınların işlemler nedeniyle karın şişliği ve kasık ağrısı yaşadıklarını belirttikleri de aktarıldı. Ancak bu kişiler hakkında kesinleşmiş bir tıbbi komplikasyon tanısına yer verilmedi.
TEKRARLANAN İŞLEMLERİN SAĞLIK RİSKLERİ
Soruşturma kapsamında, aynı kadınların farklı ülkelerde birden fazla kez yumurta toplama işlemine yönlendirilmesinin sağlık açısından oluşturabileceği riskler de gündeme geldi.
Yumurtalıkların hormon ilaçlarıyla uyarılması ve yumurta toplama işlemleri, yumurtalıkların aşırı uyarılması sendromu, kanama, enfeksiyon ve yumurtalık dönmesi gibi komplikasyonlara neden olabiliyor.
Ayrıca aynı donörden elde edilen üreme hücrelerinin farklı ailelerde kullanılması, kayıtların yeterince tutulmaması durumunda genetik akrabalıkların izlenmesini güçleştirebiliyor.
Bununla birlikte soruşturma dosyasında, bu kapsamda gerçekleşmiş bir genetik akrabalık sorunu veya doğan çocukların toplam sayısına ilişkin kesin bir tespit bulunmadığı belirtildi.
SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, 53 şüphelinin telefon görüşmeleri, mesajlaşmaları, mali hareketleri ve yurt dışı seyahat kayıtları birlikte inceleniyor.
Şüphelilerin eylemleri, 2238 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri ile Türk Ceza Kanunu'nun 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilirken, örgütlü suç iddiaları yönünden TCK'nin 220'nci maddesi de soruşturma dosyasında yer alıyor.
Şüphelilerin organizasyondaki rollerinin ve para transferlerinin niteliğinin belirlenmesine yönelik incelemeler sürüyor.



