BirGün
Haber akışına dön

Dönüşüm Değil Mülksüzleştirme

Dönüşüm Değil Mülksüzleştirme

Sakarya'nın Adapazarı ilçesindeki Tığcılar Mahallesi'nde kentsel dönüşüm adı altında başlatılan yıkımlar, mülkiyet hakkı ve yerinde dönüşüm tartışmalarını beraberinde getirdi.

Rezerv yapı alanı ilan edilen mahallede evlerini kaybetme endişesi yaşayan yurttaşlar, kendilerine sunulan konut ve ödeme koşullarına tepki gösterdi. Deprem korkusuyla yıllardır müstakil ve az katlı evlerde yaşamayı tercih eden mahalle sakinleri, evlerinin yıkılarak 6-7 katlı apartmanlara dönüştürülmesine karşı çıktıklarını vurgulayarak "Biz kentsel dönüşüme değil, rantsal dönüşüme karşıyız. Bunun adı dönüşüm değil" dedi.

AKP’li Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde duyurduğu Tığcılar kentsel dönüşüm projesinin ilk etabında, 109 yapı ve 718 bağımsız bölüm için eylülde yıkım ihalesi yapıldı. İhaleyi kazanan şirketin açıklanmadığını belirten mahalle sakinleri, bazı AKP’li siyasetçilerin de süreçte etkili olduğunu öne sürdü.

'DÖRT DAİRE SATMIŞTIM'

Mahalle sakinlerinden İnci Turnuk, 1999 depreminin ardından apartmanda yaşamamak için bahçeli, müstakil bir ev yaptırdıklarını anlattı. Yaklaşık 250 metrekarelik bahçe içinde bulunan ve 282 metrekare kullanım alanına sahip evlerinin yıkım kapsamına alınmasına tepki gösteren Turnuk, dönüşüme değil, mülklerinin karşılığını alamadıkları bir uygulamaya karşı olduklarını söyledi. Biz kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız. Yerinde dönüşüm isterdik. Maddi, manevi, psikolojik olarak yıkım yaşadık" diyen Turnuk, yürütmenin durdurulması istemiyle dava açtıklarını anlattı. Turnuk, "Dört daire satıp müstakil evimizi yaptırdık. İsteseydik apartmanda otururduk. Şimdi müstakil evimize karşılık çatı dubleksi verileceği söyleniyor. Biz neden apartmana tıkılalım?" diye sordu. Sunulan teklifin ayrıntılarının ve yeni konutların nerede olacağının belirsiz olduğunu vurgulayan Turnuk, "Karşılıklı imzalanmış bir sözleşme yok. Müstakil evlerin karşılığında müstakil ev verilmesi lazım" dedi.

BEN KİME GİDEYİM?

Mahallede dönüşüme itiraz edenlerden 71 yaşındaki emekli öğretmen Hasbiye Aytekin de yıllarca çalışarak edindiği mülkünü kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Aytekin, 247 metrekarelik mülkünde üç daire ve bir dükkân bulunduğunu, kendisine 70 ila 95 metrekare arasında değişen üç daire ile 55 metrekarelik bir dükkân önerildiğini, bu teklif kapsamında ayrıca 3 milyon 548 bin lira borç çıkarıldığını söyledi. Öneriyi kabul etmediğini ve hukuki mücadele başlattığını belirten Aytekin "Yemedim, içmedim, eşimle birlikte çalıştım, müstakil ev aldım. Benim evimi alıp küçücük eve tıkacaklar. 5 bin 500 liraya kira yardımı yapıyorlar, ben o paraya ev bulamadım. O kadar mücadele verdim ki hâlâ veriyorum. İmza atmadım, kabul etmiyorum. Bu bir kentsel dönüşüm değil, rantsal dönüşüm" diyerek yapılanlara tepki gösterdi. Evlerinin sağlam olduğunu düşündüklerini ve deprem sonrasında yapılan bazı yapıların da yıkım kapsamına alındığını savunan Aytekin, yetkililere yaptığı başvurulardan sonuç alamadığını ifade etti. "Daha yıkamazsınız, kapının önünde oturma hakkımız var diye itiraz ettim. Suyumu kestiler, arkasından doğalgaz ve elektrikle ilgili sorunlar yaşadım” diyen Aytekin, şöyle devam etti: "Belediyeye gidiyoruz, dinlemiyorlar. Polise gidiyorum, ‘Bir şey yapamayız’ diyorlar. Ben kime gideyim? Kimse bu dönüşümden mutlu değil. Biz yerinde dönüşüm istiyoruz."


‘EVLERİMİZ AFET KANUNU KILIFIYLA YAĞMALANIYOR’

Annesinin mülkü nedeniyle süreci takip eden Kemal Bitirim de rezerv yapı alanı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava açtıklarını, dosyanın henüz sonuçlanmadığını söyledi. Bitirim, kararın ve uygulamanın hangi kurum tarafından yürütüldüğüne ilişkin belirsizlikler yaşandığını, görüşmeler sırasında mülk sahiplerinin taleplerinin karşılanmadığını savundu. Mahallede iki-üç yıl önce yapılmış binaların yanı sıra tek katlı evlerin de yıkım kapsamına alındığını belirten Bitirim, farklı özelliklere sahip yapıların aynı yöntemle ele alınmasına da tepki gösterdi. Mülk sahiplerine tek taraflı muvafakatname imzalatıldığını öne süren Bitirim, teklif edilen bedellerin yetersiz, yeni konutların yapım takviminin ise belirsiz olduğunu dile getirdi. Tüm etaplarla birlikte bin 500 bağımsız bölümün yıkılmış olacağını söyleyen Bitirim, projede mevcut konutların yerine daha fazla bağımsız bölüm üretileceğini öne sürdü. "Deprem bölgesinde tek katlı evleri ya da iki yıl önce yapılmış binaları yıkıp yerlerine altı katlı yapılar inşa ediyorsunuz. Şehrin kalbi, devletin afet kanunu kılıf edilerek buranın sakinlerine rağmen yağmalanıp ele geçirilmeye çalışılıyor. Burada mülksüzleştirme de var, soylulaştırma da var" dedi.

DEPREM KORKUSUYLA APARTMANA GİRMEDİLER

Mahalle sakinlerinden Hülya Yurteri de ailesinin geçmiş depremler nedeniyle yıllardır bahçeli, müstakil evde yaşadığını anlattı. Babasının deprem kaygısıyla evlerini müteahhide vererek apartman yaptırmayı kabul etmediğini belirten Yurteri, "Her­kes bahçeli evini müteahhide verip apartman yaptırırken biz yaptırmadık. Babam, 'Burası deprem bölgesi, ben apartmana vermem' dedi. Biz kendi deprem önlemimizi aldık. Yıllardır tek katlı, bahçeli evimizde oturuyoruz" diye konuştu. Yurteri, yaklaşık 300 metrekarelik arsaları ve müstakil evleri karşılığında bir apartman dairesi önerildiğini, ancak yeni konutun aynı yerde olup olmayacağının net olmadığını belirten Yurteri, "Biz depremden korktuğumuz için apartmanda oturmadık. Şimdi tek katlı evimizi yıkıp altı katlı apartmana sokmak istiyorlar. Neden evim altı katlı apartmana dönüştürülüp başkalarına verilsin?" diye sordu. Yurteri, dönüşüm sürecinde yurttaşların deprem kaygılarının, mülkiyet haklarının ve yaşam tercihlerinin dikkate alınmasını istedi.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
birgun.net