Yeniçağ
Haber akışına dön

Doyuramadık: Ne Zenginin Gözünü...

Doyuramadık: Ne Zenginin Gözünü...

Binlerce yıllık tarihinde komşusuna ekmek uzatan, savaşta kendi karnını doyurmadan askerine et veren, “adalet” dediği zaman dünyanın önünde eğildiği bu milletin alnına, kendinizi kendi ellerinizle “aç bırakan, soyan, yoksullaştıran” damgasını vurdunuz. Hem de milletin gözünün içine baka baka.

2018’den beri uyguladığınız o “faiz sebep, enflasyon sonuç” iddiasıyla Türk Lirası’nı değersizleştirdiniz. Rezervleri erittiniz, kuru serbest bırakıp sonra “düşman” ilan ettiniz. “Dış güçler” dediniz. Market raflarında etin gramajı hesaplanan, sütü çocuğuna yetiştiremeyen, ekmeği bile dilimleyip paylaşan annelerin ahını aldınız. Çiftçi tarlasına gübre atamaz hale geldi, ürünü maliyetinin altında satıp borçlandı. İşçi, emekli, memur; hepsi aynı sofranın etrafında oturup “Bu ay da et yok” diye konuşur oldu. Siz ise “Ekonomi uçuyor, sabredin” dediniz.

Kim izin verdi bu politikalara?

Kim, milletin sofrasını boşaltırken “bir süre daha sabredin” diye nutuk attı?

Kim, çocuğu et göremeyen annenin gözyaşını “siyasi” diye geçiştirdi?

Nas vardı! Faiz helal mi oldu?

Bir zamanlar “Faiz sebep, enflasyon sonuç” dediniz. “Nas” dediniz, faiz haramdır dediniz, Merkez Bankası’na müdahale ettiniz, faizleri indirdiniz, milleti “sabır” diye uyuttunuz. Şimdi 2027 bütçesine bakın:

Faiz ödemeleri -3 trilyon 975 milyar TL.

Temel eğitim, ortaöğretim ve yükseköğretim toplamı -2 trilyon 910 milyar TL.

Sosyal güvenlik programı -2 trilyon 887 milyar TL.

Tedavi edici ve koruyucu sağlık programları -2 trilyon 130 milyar TL.

Yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlaşma -833 milyar TL.

Faiz, eğitimin, sağlığın, sosyal güvenliğin önüne geçmiş. Faiz ile sosyal güvenlik arasındaki fark 1 trilyon lirayı aşıyor. 2024’te 166 milyar olan fark, 2025’te 514 milyar, 2026 bütçesinde 870 milyar, 2027 teklifinde -1 trilyon 88 milyar TL olmuş. Bütçe “faiz”e çalışacak deniyor. “Sosyal devletten faiz devletine” deniyor. “Bütçe kimin refahı için?” diye soruluyor.

2027’de vatandaştan -19,9 trilyon TL, vergi toplanacak. Bunun 5,7 trilyonu KDV’den, 3,3 trilyonu ÖTV’den, 5,5 trilyonu gelir vergisinden gelecek. Yük yine vatandaşın sırtında. Çocuğuna et alamayan anne, market kuyruğunda bekleyen emekli, tarlasına gübre atamayan çiftçi bu faizi ödeyecek.

Milletin sofrasını boşaltırken “haram” dediğiniz faiz, şimdi bütçenin en büyük kara deliği olmuş. Kim bu faizi ödüyor? Kim bu borcu biriktirdi? Kim bu politikayı savunurken “Nas” diye milleti uyuttu, şimdi faiz ödemelerini milletin sırtına yükledi?

Kimse “Ben sorumluyum” demedi. Kimse “Hesap vereceğim” demedi. Türk milleti market önünde et fiyatına bakıp dönüyorken, bazı çevreler lüks konutlarda, yatlarda, yurtdışı yatırımlarında “zenginleşti”. Bu zenginlik nereden geldi? Kamu ihalelerinden mi? Yap-işlet-devret projelerinin milletin sırtına yüklenen garanti ödemelerinden mi? Tarım arazilerinin, maden ruhsatlarının, enerji ihalelerinin paylaştırılmasından mı? Cevap yok. Hesap yok. Yargı yok.

Depremde yıkılan binalar, imar affıyla “affedilen” kaçak yapılar, enkaz altında kalan canlar… 2023’te binlerce insan gitti. “Allah’ın takdiri” denildi. Sorumlular “yargı önüne çıkar” denildi. Ne oldu? Dosyaların çoğu kapandı, bazıları unutuldu. O binaları yapanlar, denetlemeyenler, imar affını çıkaranlar bugün hâlâ siyasetin içinde veya işlerinin başında. Türk milleti enkazın altında komşusunu ararken, siz “güçlü Türkiye” nutukları attınız. O nutuklar, enkazın tozunu silmedi.

Tarımda çiftçiyi bitirdiniz. Mazot alamaz, gübre bulamaz, ürününü satamaz hale getirdiniz. İthalat kapılarını açıp yerli üretimi çökerttiniz. Köylü toprağını terk etti. Gençler “burada gelecek yok” diyerek başka ülkelere gitti. Siz “yerli ve milli tarım” dediniz. Yerli ve milli olan, sofrası boşalan, çocuğuna et yediremeyen millet oldu.

Sağlıkta, eğitimde, ulaşımda kamu hizmetini paralı hale getirdiniz. Vatandaş hastanede sıra beklerken, çocuğunu özel okula gönderemeyen aileler kalitesiz eğitime mahkûm edildi. Bu sırada bazı ailelerin çocukları yurtdışında okudu, lüks araçlarla gezdi. Türk milletinin çocuğu “keşke doğmasaydım” diyecek kadar umutsuzluğa düşerken, siz “her şey güllük gülistanlık” dediniz.

Deniz Feneri’nde ne olduysa, Halkbank-Reza Zarrab davasında ne olduysa, Türk Telekom satışında ne olduysa, kamu ihalelerinde ve yap-işlet-devret projelerinde ne olduysa … aynı şey oldu. Kimse yargılanmadı. Kimse hesap vermedi. Kimse “Türk milletine açıklama yapıyorum” demedi. Dosyalar kapandı, “siyasi” denildi, unutturuldu.

Fon vurgununda da aynı şey oldu. Foncuların isimleri açıklanmadı. Kimler bu vurgunu yaptı, kimlerin cebine gitti o paralar, kimler korudu onları? Açıklanmadı. Yine susuldu, yine örtüldü, yine “siyasi” denilip geçildi. Millet sofrasında et ararken, foncuların kim olduğu bile söylenmedi.

Şimdi soruyorum:

Soframızı boşaltanlar, et yiyemeyen çocuğun annesini “sabret” diye avuturken, kendi sofralarını dolduranlar neden yargılanmıyor? Foncuların isimleri neden açıklanmadı? “Nas” diyerek faizi haram ilan edip sonra bütçenin en büyük kalemini faiz yapanlar neden hesap vermiyor? Kim koruyor onları?

Bu milletin dedesi Kurtuluş Savaşı’nda ekmeğini paylaşırken, torunu market önünde et fiyatına bakıp dönüyor. Bu millet, komşusuna ekmek veren, misafirine sofrasını açan millettir. Siz o sofrayı boşalttınız. O onuru zedelediniz. O ahı aldınız.

Türk Devleti hırsız yatağına çevrilmedi. Türk milleti hırsızlığa boyun eğmedi. Ama siz, milletin sabrını, onurunu, çocuğunun karnını sınadınız. Bam teli burasıdır: Bu millet aç bırakılırken, “zengin” olanların, foncuların, faiz politikasını millete yıkanların hesabı sorulmadıkça, isimleri açıklanmadıkça, Türk Devletinin alnındaki leke silinmez.

Ne bekliyorsunuz? Yine “bir şey olmaz” mı? Yine dosyalar kapanır mı? Yine isimler gizlenir mi? Yine “siyasi” denilir mi?

Türk milleti unutmaz.

Sofrasını boşaltanı, çocuğunu etsiz bırakanı, onurunu zedeleyeni, foncuları gizleyeni, “Nas” deyip sonra faizi milletin sırtına yükleyeni unutmaz.

Osmanlı Devleti'ni batıran Düyûn-ı Umûmiye'yi…

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ÜN ekonomi ve kalkınma programından hiç mi ders çıkarmadınız?

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
yenicaggazetesi.com