SpaceX'in ABD'de 80 bin baz istasyonu sahasına erişmek için görüşmelere başladığı ortaya çıktı. Elon Musk'ın mobil operatör planı telekom devlerinin hisselerini düşürürken altyapı şirketlerine alım getirdi. Yeni ağın maliyeti milyarlarca doları bulabilir.
Elon Musk 80 Bin Baz İstasyonu İçin Masada

Elon Musk'ın uzay ve uydu iletişim şirketi SpaceX'in mobil telefon pazarındaki büyüme planı yeni bir aşamaya geçti. Şirketin ABD genelinde en az 80 bin baz istasyonu sahasına erişim sağlamak amacıyla telekomünikasyon altyapısı işletmecileriyle görüşmeler yürüttüğü bildirildi. Henüz anlaşmaya dönüşmeyen girişim, mevcut mobil operatörler üzerindeki rekabet baskısını artırırken Wall Street'te telekom hisselerinde sert satışlara yol açtı.
SpaceX'in hedefi, Starlink üzerinden sağladığı uydu bağlantısını karasal mobil iletişim altyapısıyla birleştirerek ABD çapında faaliyet gösterebilecek yeni bir operatör oluşturmak. Bu planın gerçekleşmesi halinde şirket, AT&T, Verizon ve T-Mobile'ın hâkim olduğu pazarda doğrudan abonelik hizmeti sunabilecek. Ancak 80 bin sahaya ilişkin görüşmelerin başlaması, şirketin bu istasyonları satın aldığı veya kiraladığı anlamına gelmiyor.
80 bin istasyon hedefi ABD'deki kulelerin yarısına yaklaşıyor
SpaceX'in erişmek istediği 80 bin saha, ABD'de geçen yıl faaliyette bulunan yaklaşık 158 bin 500 özel amaçlı mobil iletişim kulesinin yarısından biraz fazlasına karşılık geliyor. Şirketin görüşme yürüttüğü altyapı işletmecileri arasında yaklaşık 40 bin kuleye sahip Crown Castle da bulunuyor. Amerikan Tower yaklaşık 42 bin, Vertical Bridge ise yaklaşık 18 bin sahalık altyapı işletiyor.
Crown Castle Üst Yöneticisi Chris Hillabrant, 21 Ekim'deki finansal sonuç toplantısında SpaceX ve Amazon gibi şirketlerle olası kiralama anlaşmaları konusunda yöneltilen soruya, bütün taraflarla görüştüklerini belirterek yanıt verdi. Bununla birlikte belirli bir müşteriyle yürütülen müzakereleri doğrulamadı. SpaceX'in hangi işletmecilerle, kaç sahaya erişim sağlayacağı ve anlaşmaların mali büyüklüğü henüz açıklanmadı.
Mobil operatörler, kapsama alanlarını genişletmek için baz istasyonlarını her zaman kendileri inşa etmiyor. Altyapı şirketlerinin işlettiği kulelerde anten ve ekipman konumlandırmak üzere uzun vadeli kiralama anlaşmaları da yapılıyor. SpaceX'in mevcut kulelere erişim arayışı, sıfırdan kurulacak bir şebekenin gerektirdiği zaman ve maliyeti azaltabilecek seçeneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Telekom devleri düştü, kule şirketleri yükseldi
Yeni görüşmelerin duyulmasının ardından 23 Ekim Cuma günü ABD borsalarında telekomünikasyon şirketlerinin hisseleri geriledi. AT&T yüzde 5,6 değer kaybederek üç ayı aşkın sürenin en düşük seviyesine inerken T-Mobile hisseleri yüzde 5 düştü. Verizon'daki kayıp yüzde 1,6 olurken T-Mobile'ın çoğunluk hissesine sahip Deutsche Telekom da yüzde 3,2 geriledi.
Buna karşılık SpaceX'in gelecekte kiralama yapabileceği altyapı işletmecilerinin hisselerinde güçlü yükselişler yaşandı. Crown Castle yüzde 11,6, American Tower yüzde 4,9 ve SBA Communications yüzde 4,6 değer kazandı. Böylece aynı gelişme mevcut mobil operatörler için rekabet endişesi yaratırken kule işletmecileri açısından yeni gelir beklentisini güçlendirdi.
Piyasadaki bu farklılaşmanın temelinde, SpaceX'in yeni şebekesini kurarken mevcut altyapıdan yararlanma ihtimali bulunuyor. Telekom operatörleri yeni bir rakibin fiyat ve abone rekabetini artırabileceğini hesaplarken altyapı şirketleri uzun vadeli kiralama anlaşmalarından gelir elde edebilir. Ancak olası anlaşmaların kapsamı ve koşulları henüz kesinleşmediği için borsadaki hareketler beklentileri yansıtıyor.
Yeni şebekenin maliyeti 80 milyar doları aşabilir
SpaceX, mobil operatör hedefini desteklemek amacıyla yalnızca baz istasyonu görüşmeleri yürütmüyor. Şirket, kısa süre önce ABD genelinde kullanılabilecek 800 MHz frekans lisanslarını satın almak üzere yaklaşık 8 milyar dolarlık anlaşmaya vardı. ABD Federal İletişim Komisyonu da doğrudan cep telefonlarına bağlantı sağlayacak 15 bin yeni nesil uydu için izin verdi.
Düşük frekanslı iletişim kapasitesi, sinyallerin daha geniş alanlara ulaşması ve bina içi bağlantının güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. Ancak uydu kapasitesinin artması tek başına mevcut mobil operatörlere rakip olacak ülke çapında bir şebeke kurulması için yeterli değil. SpaceX'in karasal baz istasyonları, iletim altyapısı ve diğer teknik sistemler için de büyük yatırımlar yapması gerekiyor.
TD Cowen'ın tahminine göre ABD genelinde kapsamlı bir karasal mobil iletişim ağı oluşturmanın maliyeti 80 milyar doları aşabilir. Üstelik yatırımın tamamlanması yıllar sürebilir. Bu rakam SpaceX'in açıkladığı kesin bir yatırım bütçesi değil, olası şebeke kurulumunun büyüklüğünü gösteren analist tahmini.
Bernstein analistleri de yeni rakibin piyasa üzerindeki gerçek etkisinin ortaya çıkmasının yıllar alabileceğine dikkat çekiyor. Buna karşılık SpaceX'in frekans ve altyapı yatırımlarına ilişkin her yeni gelişme, mevcut operatörlerin gelecekteki pazar payları konusunda yatırımcıların beklentilerini değiştirebilir. Nitekim 23 Ekim'deki satışlar, henüz sonuçlanmamış görüşmelerin bile sektörün piyasa değerleri üzerinde etkili olabildiğini gösterdi.
Starlink hâlihazırda özellikle kırsal bölgelerde ve karasal altyapının sınırlı olduğu alanlarda internet bağlantısı sağlıyor. Şirketin hedeflediği yeni model ise bu hizmeti doğrudan mobil abonelik pazarına taşımak. Bunun gerçekleşmesi halinde uydu ve baz istasyonu altyapısının birlikte kullanılacağı bir iletişim ağı ortaya çıkabilir.
Türkiye açısından gelişmenin doğrudan bir frekans tahsisi veya mobil operatör lisansı sonucu bulunmuyor. Ancak uydu ile karasal mobil şebekelerin bütünleşmesi yönündeki yatırımlar, uzun vadede telekomünikasyon sektöründeki altyapı rekabeti ve hizmet modelleri açısından önem taşıyor. SpaceX'in ABD'deki görüşmelerinin sonucu, bu modelin ticari olarak ne ölçüde uygulanabileceğini gösterecek.


