Yeni Şafak
Haber akışına dön

Enflasyonda Psikolojik Sınır Ve Beklentiler

Enflasyonda Psikolojik Sınır Ve Beklentiler

Eylül ayında enflasyonun yüzde 30 psikolojik eşiğin altına düşmesi, enflasyonla mücadelede daha hassas bir aşamaya geçildiğini göstermektedir.

Çünkü enflasyon için hedef rakamlar daha düşük rakamlardır.

Diğer yandan, talebi düşürmek ve baz etkisiyle ilk dönemlerde enflasyonu düşürmek daha kolay olurken, gelinen aşamada enflasyonu düşürmek bir yandan daha zor ve maliyetli olurken diğer yandan gelecek beklentilerine ve güvene bağlı olduğu açıktır.

ENFLASYONDA GELECEK BEKLENTİLERİ ÇOK ÖNEMLİ

Enflasyonda düşüşün devam etmesi ve katılıkların azaltılması geleceğe dönük beklentilerin yönetimine bağlı olduğu açıktır.

Bu nedenle, enflasyon yüzde 30’un altına inmiş olsa da eğer iş dünyası ve bireyler fiyatlama davranışlarını daha yüksek bir enflasyon öngörüsüyle şekillendirmeye devam ederse, enflasyondaki düşüş trendinin yavaşlama riski her zaman vardır.

Dolayısıyla, toplumun tüm kesimlerinde enflasyon beklentilerin düşük olması gerekiyor.

PARA POLİTİKASI ROTASI

Peki, merkez bankasının bundan sonra özellikle faiz konusunda nasıl bir rota izleyecek?

Merkez Bankası’nın geçen hafta politika faiz oranında yaptığı 100 baz puanlık indirim enflasyondaki düşüş ile paralel olarak gerçekleşen olumlu bir adımdır.

Bu adım bir yandan faizlerin düşeceği beklentisi oluştururken diğer yandan borsadaki düşüşün kırılması için de bir destek olarak görmek lazım.

Diğer yandan, enflasyonun ana eğiliminde ve beklentilerinde kalıcı bir iyileşme sağlanana kadar sıkı para politikasının devam edecek olması ve reel faiz dengesi bozulmadan dezenflasyon sürecinin devamı Merkez Bankası için temel amaçlar olarak öne çıkmaktadır.

Dolayısıyla, Merkez Bankası tarafından erken bir gevşemenin beklenmeyeceği mesajı verilmektedir.

GÜVEN VE ÖNGÖRÜLEBİRLİK

2026 yılında olduğu gibi 2027 yılında da dezenflasyon politikası en temel politika olacağı açıktır.

Dezenflasyon sürecinin başarısında ve hedeflenen enflasyon rakamlarına ulaşmada yalnızca para politikasının değil maliye politikasının desteği, kamunun yönettiği/yönlendirdiği fiyatlar ve fiyatlamada katılıkları giderecek yapısal adımlar olmazsa olmazlardan olduğu tartışma götürmeyecektir.

Dezenflasyon sürecinin başarısını belirleyecek olan tabi ki, Merkez Bankasının belirlediği hedeflere toplumun tüm kesimlerinin inanması yani şeffaflık, güven ve öngörülebilirliktir.

Başlıklar :

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
yenisafak.com