Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) eski görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında, Adli Tıp Kurumunca, Kozinoğlu'nun mezarından alınan örneklerde yapılan incelemede, ölümünün kalp hastalığı sonucu meydana geldiği belirlendi.
Eski Mit Görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun Ölümüne İlişkin Adli Tıp Raporu Çıktı

ATK 1. İhtisas Kurulu tarafından yapılan değerlendirme neticesinde hazırlanan raporda, 12 Kasım 2011'de Silivri 1 Nolu Ceza İnfaz Kurumu'ndan Silivri Devlet Hastanesi'ne nakledildiğinde ölü olduğu bildirilen Kaşif Kozinoğlu'na, 13 Kasım 2011'de Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince skopi, ölü muayene ve otopsi işlemleri yapıldığı belirtilerek, otopside toksikolojik ile histopatolojik inceleme için örnekler alındığı belirtildi.
Otopsi işleminde kalpte ağırlık artışı, kalp boşluklarında hafif dilatasyon, aortta yer yer ülsere aterom plakları, kalbi besleyen damarlarda yer yer sertleşmiş ve ülsere lümeni hafif derecede daraltan aterom plakları, kalp kesitlerinde hafif solukluk ile yer yer hiperemik alacalı görünüm olduğunun tespit edildiği kaydedilen raporda, Dairenin, 10 Şubat 2012'de Kozinoğlu'nun ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildiren raporu, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği bildirildi.
Raporda, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 2 Eylül'de, Kozinoğlu'nun ölümünün doğal nedenlerle meydana gelip gelmediği, üçüncü kişilerin müdahalesi sonucu gerçekleşip gerçekleşmediği, kesin ölüm sebebi ve ölüm saatinin tespiti amacıyla, fethi kabir işleminin yapılıp yapılmayacağını sorduğu kaydedildi.
Bunun üzerine ölü muayene tutanağı, ölü muayenesinde çekilen fotoğraflar, olay yeri inceleme fotoğrafları, olayla ilgili Ceza İnfaz Kurumu kamera görüntüleri, 112 acil ambulans servis kayıt formu ile Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de götürüldüğü Silivri Devlet Hastanesi'ndeki tıbbi kayıtları ve grafilerinin talep edildiği aktarılan raporda, 12 Eylül'de fethi kabir işlemi yapıldığı belirtildi.
Raporda, Kimya İhtisas Dairesince yapılan incelemede, materyallerde molibden, kadmiyum, antimon, kurşun, kobalt, nikel, arsenik ve vanadyum ağır metalleri tespit edildiği, sistematikteki uyuşturucu veya uyarıcı maddeler, ilaç etken maddeleri ile insektisit ve rodentisitler tespit edilmediği bildirildi.
"Kemiklerde belirgin travmatik ve patolojik bulgu tespit edilmedi"
Fizik İhtisas Dairesince fethi kabir işleminde elde edilen materyaller üzerinde yapılan alfa ve beta radyoaktif madde incelemesinde, materyallerde doğal radyasyon düzeyinin üzerinde radyoaktivite bulgularına rastlanmadığı belirtildi.
Mezardan elde edilebilen kemiklerde yapılan incelemede ise postmortem (ölümünden sonra meydana gelen) aşınma, yumuşama, doku kayıpları ve kırıklar, yeniden canlandırma işlemi neticesinde meydana gelen sternum ve kaburga kırıkları ile otopsi işlemi nedeniyle oluşturulan kesilerin tespit edildiği, bunların haricinde kemiklerde belirgin travmatik ve patolojik bulgu tespit edilmediği ifade edildi.
Raporda, ATK 1. İhtisas Kurulu tarafından yapılan değerlendirme neticesinde, otopsisinde tespit edilen sternum ve kaburga kırıklarının lokalizasyonu ile özellikleri dikkate alındığında, yeniden canlandırma işlemi sırasında husullerinin mümkün olduğu ve mevcut verilerle kişinin travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı kaydedildi.
Göz sıvısında araştırılan ve tespit edilen potasyumun ölüm zamanı tespiti açısından alınmış olduğu belirtilen raporda, "Ölüm ile otopsi arasında geçen süre itibarıyla normal düzeyde olduğu, fethi kabirden elde edilen tırnak örneğinde, alınan diğer örneklere göre antimon düzeyi yüksek bulunmakla birlikte kişinin uzun süreli olarak antimona maruz kaldığına dair deri bulguları, akciğer hasarı, karaciğer, böbrek ve kalpte histopatolojik olarak doku hasarı bulunmadığı" tespitlerine yer verildi.
Kozinoğlu'nun ölümünden kısa süre önce maruz kalması durumunda, şiddetli mide bulantısı, kusma, ishal, mide ve bağırsaklarda kanama, solunum yollarında alerjik reaksiyon bulguları bulunmadığı aktarılan raporda, aranan diğer ağır metallerin normal düzeyde olduğu, aranan diğer toksik maddelerin de bulunmadığı ifade edildi.
Raporda, ölümün meydana geliş şekli dikkate alındığında, "Mevcut verilerle kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, mevcut verilerle kişinin ölümünün kalp hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu, kişiye, göğüs ağrısı başlaması üzerine verilen isosorbid dinitrat etken maddeli ilacın ölüm olayında etkisi ve katkısı bulunmadığı mütalaa edilmiştir." ifadelerine yer verildi.
Kozinoğlu'na yapılan radyolojik inceleme (skopi), ölü muayenesi, otopsi, fethi kabir, radyoaktif inceleme ve alınan örneklerin incelemeleri ile yapılan değerlendirme neticesinde, "Mevcut verilerle kişinin travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, mevcut verilerle kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı ve mevcut verilerle kişinin ölümünün kalp hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu"na dair tespit raporda yer aldı.




